Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
KıbrısManşet

Tüm ifadeler Karagözlü aleyhine

 

 

Duygu ALAN

Girne’deki “yasa dışı kürtaj” davasıyla ilgili tutuklu yargılanmaya başlayan Dr. Mehmet Ali Tunçbilek, Dr. Verda Tunçbilek, Dr. Fahri Karagözlü, Dr. Rasiha Serdaroğlu,  emekli hemşire Taner Okburan ve ebe Ayşegül İşbilen’le ilgili yürütülen duruşma dün yine tanıkların dinlenmesi ile devam etti.

Girne Kaza Mahkemesi’nde Kıdemli Yargıç Banu Soyer,  önünde görüşülen duruşmada Ada Hospital çalışanları F.İ, H.K, N.T, M.S ve H.T iddia makamının tanığı olarak dinletildi.

Duruşma yeni tanıkların dinletilmesi üzerine 22 Temmuz 2016 tarihine ertelendi.

F.İ: Doğum oldu ama bebek görmedim

Ada Hospital çalışanlarından F.İ, Ada Hospital’da kürtaj yapıldığını duyduğunu ancak kendisinin herhangi bir işleme tanık olmadığını kaydetti. F.İ, mahkemede verdiği ifadede, sadece ameliyathane temizliği görevinin kendisinde olduğu gün hastanenin sekreterliğinden arandığını ve ameliyathaneye gittiğinde hastanın odaya alındığını ama bebeği görmediğini, temizliğe başladığı sırada da ameliyathanede kan gördüğü için fenalaştığını ve temizliği bir başka temizlik görevlisinin yaptığını dile getirdi.

 

“Herkes ağlıyordu”

F.İ, ifadesinde ameliyathaneden mutfağa gittiğinde orada herkesin ağladığını gördüğünü, neden ağladıklarını sorduğunda ise bebeğin engelli doğduğu ve öldüğünü söylediklerini ifade etti.

F.İ: “Ben ameliyathanede Aziz Bey’in ve Ayşegül Hanım’ın seslerini duydum ama dönüp bakmadım. Taner Bey’i, Fahri Bey’i gördüm. Anneyi gördüm yanında baba da vardı ancak onlarla hiçbir diyalogum olmadı. Çünkü hastane kurallarınca hastalarla ve hasta yakınları ile diyaloga girmemiz yasaktı” dedi.

“Toplantıda Rasiha Hanım ve Taner Bey yoktu”

F.İ, Ada Hospital’da polis baskınından önce genel bir toplantı yapıldığını ve o toplantıda hastane kuralları hakkında konuşulduğunu da söyledi. F.İ: “Toplantıda bize hastane kurallarından söz edildi, hastalara soru sorulmayacağı, diyalog kurulmayacağı söylendi. Toplantıda Rasiha Hanım ile Taner Bey yoktular” diye konuştu.

 

H.K: Karnı burunda bir kadını gördüm

Mahkemede iddia makamının tanığı olarak dinlenen H.K, ise Ada Hospital’da 1 yıldır çalıştığını söylediğini, gelen ve hastaneyi telefon ile arayan hastalarla Cemaliye Ölmez’in ilgilendiğini söyledi. Ada Hospital’da kürtaj işleminin yapıldığını duyduğunu ancak görmediğini belirten H.T, sadece bir keresinde hastanede karnı burnunda ve en az 6-7 aylık hamile olduğuna inandığı bir kadın gördüğünü, kadının yanında bir de adam olduğunu ve kadını yukarıya Dr. Fahri Karagözlü ile Ayşegül İşbilen’in çıkardığını dile getirdi.

“Toplu istifa etmeyi düşündük”

H.K, hastanede çalışanlar arasında bu kürtaj olayı ile ilgili bir rahatsızlık olduğunu ve bazı çalışanların bu duruma söylendiğini öne sürdü.

H.K, bir ara toplu istifa etmeyi bile düşündüklerini belirtti.

“Ayşegül Hanım’a ‘yapmayın’ dedim”

H.K, kendisinin ise sadece Ayşegül İşbilen’e gidip, “Yarın bir gün siz de anne olacaksınız. Yapmayın” dediğini, Ayşegül İşbilen’in de kendisine “Karışmayın. Biz bir nevi onların hayatını kurtarıyoruz” dediğini iddia etti.

 foto (17) copy

“Toplantı yapıldı, personel uyarıldı”

H.K, Ada Hospital’da genel bir toplantı yapıldığını ve o toplantıda Mehmet Ali Tunçbilek ile Verda Tunçbilek’in personele, ‘Burada olanlar burada kalacak, kimse dışarıda konuşmayacak, kendi aranızda da konuşmayacaksınız, bela okumayacaksınız’ dediğini öne sürdü.

“Verda Hanım’ın kürtaj ameliyatına girdiğini görmedim”

H.K, Verda Tunçbilek’in kürtaj ameliyatlarına girdiğini hiç görmediğini, kürtaj ameliyatlarına Dr. Fahri Karagözlü’nün girdiğini iddia etti.

“Mehmet Ali Bey’in ‘yapmayalım’ dediğini duydum”

H.K, Mehmet Ali Tunçbilek ile Dr. Fahri Karagözlü’nün hastanenin mutfağında yaptığı konuşmaya şahit olduğunu söyledi.

H.K, o konuşmada, Mehmet Ali Tunçbilek’in Karagözlü’ye ‘Abi bu hastanenin buna ihtiyacı yok. Yapmayalım’ dediğini, Dr. Karagözlü’nün ise Tunçbilek’e ‘Karışmayın’ diye cevap verdiğini duyduğunu öne sürdü.

H.K, Dr. Fahri Karagözlü’nün ekibinde ebe Ayşegül İşbilen’in, hemşirenin olduğunu söyledi, “Birkaç defa da Rasiha Hanım ile Taner Bey’i gördüm” dedi.

N.T: Rasiha Hanım’dan ilaç aldım

Mahkemede tanık olarak ifade veren N.T ise Ada Hospital’da Tüp Bebek bölümünde çalıştığını ancak bir defasında Dr. Fahri Karagözlü’nün giriş katında kendisine, Rasiha Serdaroğlu’nun gelip ilaç vereceğini söylediğini ve kendisini o ilacı almak için gönderdiğini kaydetti.

N.T, “Rasiha Hanım hastaneye gelmedi, ilacı bana arabadan verdi” dedi.

“Doğumu yakın bir kadın gördüm”

N.T, Ada Hospital’da tarihini hatırlamadığını ancak giriş katında doğumu yakın bir kadın gördüğünü, kadının yanında bir adam olduğunu ve kadının elinde bir dosya tuttuğunu, daha sonra o dosyayı incelemesi için Dr. Fahri Karagözlü’ye verdiğini, kendisinin de o sırada yukarı görevli olduğu kata çıktığını belirtti.

“Z. hemşirenin ağladığını gördüm”

N.T, iş çıkışı Z. Hemşirenin ağladığını gördüğünü, sonra arkaya, mutfak kısmına geçtiğini söyledi. N.T, “Hastaları Dr. Fahri Karagözlü tedavi ediyordu ve konuşmalardan anladığım kadarı ile kadın bebeğini aldırmıştı. O gün orada Taner Bey vardı. Rasiha Hanım gelmişti. O.A anestezi vardı” dedi.

M.S: Bebeğin hasta olduğu için alındığını duydum

İddia makamının bir diğer tanığı M.S ise Ada Hospital’da stajyer olduğu için poliklinikte görev yaptığını, gündüzleri de okula gittiğinden genellikle ameliyat günlerinin ikinci günü nöbetçi kaldığını söyledi.

M.S, ifadesinde, “Fahri Bey’in bu kürtajları yaptığını duydum. Küçük kürtajlarla birlikte DNC kodlu sonlandırma ameliyatı yapıldığını da duymuştum. DNC, yasal sınırlar dışında hasta bebeklerin alınması demektir. Ancak okulum olduğundan genelde ameliyatların ikinci gününde nöbetçi olurdu. Aralık ayında böyle bir olayla karşılaştım. Stajdan 6-7 gibi geldim, içeri girdiğimde A. Abla ve  Z. Abla ile karşılaştım. Ameliyatın olduğunu orda konuştuklarını duydum. Bebeğin hasta olduğu için alındığını duydum. Onların yanında durmadım. Yukarı hastaların yanına çıktım” diye konuştu.

M.S, “M.S, ifadesinde daha sonra arka tarafa gittiğini orada Ş’nin Dr. Fahri Karagözlü’ye ve anneye bela okuduğunu duyduğunu da sözlerine ekledi.

“Hastayı ameliyathanede Ayşegül İşbilen hazırladı”

“M.S, ifadesinde sonlandırma ameliyatını Dr. Fahri Karagözlü’nün yaptığını, Mart, Haziran ayında sonlandırma ameliyatı için hastayı ameliyathanede ebe Ayşegül İşbilen’in hazırladığını gördüğünü, kaydetti.

M.S, “Rasiha Hanım’ı, Taner Bey’i ve Fahri Bey’i de gördüm” dedi.

“Nöbet defterinde sonlandırma yazılmazdı”

M.S, ameliyatların nöbet defterine sonlandırma diye yazılmadığını bu yüzden ne ameliyatı olduğunu bilmediği için nöbetçi olduğunda nöbet defterine bir gün önce ne yazıldıysa kendisinin de ikinci gün onu yazdığını kaydetti.

M.S, “Ben stajyer olduğum için hastalar Ayşegül hemşirenin sorumluluğu altındaydı. Hastalar sonlandırma işleminden sonra 2 gün hastanede yatarlardı. 2015 Aralık ayıydı ama gün olarak tarihi hatırlamıyorum” dedi.

H.K: Kürtaj ameliyatlarını duydum ama hiç girmedim

İddia makamının mahkemeye dün dinlettiği son tanık H.K ise Ada Hospital’da Tüp Bebek bölümünde çalıştığını, başhekimin Dr. Fahri Karagözlü olduğunu, Aziz Doğgün’ün hastaları havaalanından kliniğe götürüp getirdiğini, otele götürdüğünü ve hastanenin market alışverişlerini yaptığını söyledi.

H.K, kendisinin hiç Dr. Karagözlü’nün ameliyatlarına girmediğini kaydetti.

H.K, “Ben sadece Verda Hanım’ın ameliyatlarına girerdim” dedi.

“24 haftalık sonlandırma mesajını ben attım”

H.K, olaylar yaşanmadan önce Verda Tunçbilek’in kendisine mesaj atarak bir numara verdiğini ve o numarayı aramasını söylediğini kaydetti.

Verda Tunçbilek’in verdiği numarayı aradığında telefonu bir erkeğin açtığını söyleyen H.K, şunları söyledi: “Telefondaki kişi hasta yakını olduğunu ve 24 haftalık bebek aldırmak istediklerini söyledi. Bu erkeğin hamileliğini sonlandırmak isteyen kişinin neyi olduğunu bilmiyorum. Konuştuktan son sonra Verda Hanım’a mesaj attım. 24 haftalık sonlandırma diye”