Köşe Yazarları

TUFAN ERHÜRMAN VE ERSİN TATAR FARKI…


Tufan Erhürman’ın yeni başbakan olduğu zamandı, ziyaretine gidip, “resmi” olarak hayırlısı olsun deyip özelde Havadis’in ve genelde Kıbrıs Türk medyasının sorunlarıyla ilgili görüşmüştük.

Anlattıklarımızı dikkatle dinlemişti.

Sorunları izah etmek için ekstra bir çaba sarf etmemize gerek kalmamıştı çünkü muhalefetteyken kendisi de gazetede yazıları yayınlanan birisi olarak sorunların önemli bir bölümünün farkındaydı.

Uzun uzun konuşmamıştı, sadece beni etkileyen iki kelime söylemişti:

“Adil ve eşit olacağım…”

Haliyle “adil ve eşit” olmasını bekledik.

Çeşitli vesilelerle gazetelere veya gazetecilere yaptığı eleştirilerde “adil” olduğunu gördük.

Destekledik.

Yaptığı eleştiriler doğru ve haklıydı.

Fakat ortada enteresan bir sorun vardı;

Genelde ülkeyi ve özelde medyayı kuşatan “gerçekliğe” hep mesafeli duruyordu.

Kumar baronlarının ve güç odaklarının ülkeyi ve medyayı parsel parsel paylaşmaları gerçeği karşısında pasif kalıyordu.

“İki devlete” nüvelenmiş tarikatvari şebekelerin yaptıklarını da duymazdan ve görmezden geliyordu.

Üstelik kendisine bağlı kurumlarda yapılanlar karşısındaki kayıtsızlığı bende ciddi bir hayal kırıklığı yaşatmıştı.

Kesin bilgi ve belgelerle önüne konulanlara bakmıyordu bile.

Kendine bağlı devlet kurumlarının uyguladığı cezalandırmaya dayalı reklam ambargolarıyla ilgilendirmiyordu.

Yani söz verdiği gibi “adil ve eşit” olamıyordu.

***

Şimdiki Başbakan Ersin Tatar medyanın içinden gelme birisidir.

Türkiye’de Show Tv deneyimi vardır.

Şimdilerde milyon milyon dolar kazanan sunucu veya programcıların tümüne yakını Ersin Tatar’ın elinden geçti.

Ülkesine gelince de Kanal T’yi kurarak medya işini sürdürdü.

Başbakan Ersin Tatar televizyonların, gazetelerin ve diğer medya araçlarının durumunu ve sorunlarını çok iyi biliyor.

Çünkü kendisi de bizden biridir.

Dolayısı ile medyayla ilgili olarak Başbakan Ersin Tatar’dan “adil ve eşit” olmasını beklemek hakkımızdır.

Örneğin, Başbakanı olduğu hükümet kurumlarının bize reklam ambargosu uygulamaya devam edip etmeyeceklerini hep birlikte göreceğiz.

Çıkar ilişkisine dayanan, iki devletin kaynaklarının yağmalandığı,  İslam’ın istismar edildiği, tarikatvari  çeteleşmenin hüküm sürdüğü yapılarla ilişkin tutumunun ne olacağını merakla bekleyeceğiz.

Geçmişle ilgili hayal kırıklığı yaşadık.

Bu devam edecek mi?

Başbakanlık görevi aldığı gün kendisine şöyle demiştim;

“Taç giyen başsın ve artık bu ülkenin tüm sorumluluğu senin omuzlarındadır…”

Sevgili Tufan’a bunu anlatamadık ama sana bilmem anlatabildim mi kardeşim ve dostum sevgili Ersin…




Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı