Kıbrıs sorununun ilelebet çözülmeden , olduğu gibi kalacağını düşünenler olabilir. Ancak Kıbrıs Sorununu çözecek dinamiklerin içten gelmeyeceğini bilmeliyiz.
Trump döneminde DÜNYA YENİDEN ŞEKİLLENİYOR. Amerikanın çıkarları artık ilkeler yerine, GÜCE DAYANAN politikaların uygulanmasını ön plana çıkardı.
Trump, NATO’nun en büyük gücüne sahip Amerika’ının Cumhurbaşkanı olmasına rağmen, NATO üyesi Danimarka’dan GRÖNLAND adasını talep etmekte ve gerekirse, adayı SİLAH ZORUYLA alabilmekten bahsetmektedir.
Trump’ın Kanada ve diğer ülkelerle ilgili istekleri, ULUSLAR ARASI HUKUK dışındadır.
Trump şimdi de Gazze’ için yeni planlar önerdi:
Barış Kurulu (Board of Peace)
Bu, Trump’ın planının en üst ve ana organı olarak düşünülüyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bu oluşumun hedefi:
Gazze ihtilafını sona erdirmek,
Ateşkesin korunmasını denetlemek,
Gazze’de siyasi ve ekonomik yeniden yapılanmayı yönlendirmek,
Üyeler arası koordinasyonu sağlamak.
Trump’ın başkan veya eş-başkan olarak yer alacağı bir yapı öneriliyor.
Üyelik için birçok dünya liderine davet gönderildi;
Davet edilenlerin arasında Tayyip Erdoğan ve Nikos Hristodulidis’in olması hayli dikkat çekicidir.
Gazze sorununda Tayyip ile Hristodulidis’i yan yana getirmeyi hedefleyen Trump’ın, bir müddet sonra bu ikiliye Kıbrıs konusunda bir çözüm empoze etmeye çalışmayacağının bir garantisi var mı?
2017’de İsviçre’nin Crans-Montana kasabasında yapılan konferansta, birkaç temel başlıkta uzlaşma sağlanamadığı için çöktü. En kritik nedenler özetle şunlardı:
1) Güvenlik ve Garantiler
Rum tarafı 1960 garanti sisteminin tamamen kaldırılmasını ve Türk askerinin tamamının adadan çekilmesini istedi.
Amerikan ve Fransız askerlerine üs veren Güney Kıbrıs’ın artık SIFIR ASKER SIFIRN GARANTİ politikasında ısrar edebilecek gücü kalmıyor.
2) Siyasi eşitlik ve yönetim
Türk tarafı, federal devlette kurucu devletlerin siyasi eşitliğini ve Türklerin etkin katılımını (dönüşümlü başkanlık gibi) olmazsa olmaz gördü
Özellikle Türkiye’nin Montana sürecinin çökmesinden sonra savunduğu iki ayrı devlet tezi, federasyondaki iki eşit kurucu devlet formülü ile ortak bir noktaya evrilebilir.
3) Toprak ve mülkiyet
Hangi bölgelerin iade edileceği, geri dönüşler, mülkiyet haklarının nasıl çözüleceği gibi konularda ilerleme yetersiz kalmıştı.
Toprak ayarlamalarıyla güvenlik–garanti paketinin eşzamanlı ve bağlayıcı biçimde ilerlemesi sağlanabilir.
Türk tarafının görüşmelerin başlaması için bir zaman sınırlandırması istemesi, gerek BM gerekse AB tarafından desteklenen bir öneridir.
Sonuç olarak Amerika’nın bölgesel çıkarları ve AMERİKAN ŞİRKETLERİNİN Doğu Akdeniz’deki ENERJİ KAYNAKLARINI Batı’ya pazarlamak için, Kıbrıs Sorununun bitirilmesi Trump’ın dünyaya getirmeye çalıştığı GÜÇ POLİTİKASINA hızmet edecektir.
Amerika’nın bölgedeki en yakın müttefikleri Türkiye ve Yunanistan’a isteklerini kolaylıkla yaptırabileceği unutulmamalıdır.
Bu çerçeve içerisinde Hristodulidis ve Erhürman’ın ÖNLERİNE GETİRİLECEK yeni PLANLARA EVET demekten başka çareleri yoktur.


































