Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

”TOPAL VE ŞAŞI…”

AHALİ GONNARA TOPLAMAZ…

Eğer ben bu halkı tanırsam, UBP’lileri ve DP’lileri bilirsem, büyük çoğunluğunun sağduyusuna güvenirsem,  son yaşananların faturasının ağır olacağından adım gibi eminim.
Çünkü bir partinin yapısıyla bu kadar oynanmaz.
Bir partinin değil ötesi iki partiyle böylesi dalga geçilemez.
Dünyanın herhangi bir yerinde bırakınız Avrupa’yı, Amerika’yı, standart bir demokratik kuralların olmadığı Afrika ülkelerinde bile bir partinin canına kastedenlerin ödediği bedel en azından politika dışına itilmektir.
Ama bizde değil partilerin memleketin canına ot tıkayanlar,  siyasi ihtirasları nedeniyle ülkeyi kilitleyenler, zaten zor durumda olan ekonominin daha da kötüleşmesine neden olanlar hiçbir şey olmamış gibi partiden partiye geziyorlar.
Ve ne gariptir ki mutlaka gidecek bir parti de buluyorlar.

      ***

İrsen Küçük’ün parti başkanı ve başbakan olduğu dönemi hatırlayın.
Meşhur UBP kurultaylarını.
Birinci kurultayda İrsen Küçük ile Ahmet Kaşif yarıştı.
Derviş Eroğlu, İrsen Küçük’ü destekledi.
İrsen Küçük parti başkanı ve Başbakan oldu.
İkinci kurultayda yine İrsen Küçük ile Ahmet Kaşif yarıştı.
Derviş Eroğlu bu kez Ahmet Kaşif’i destekledi.
Eroğlu ile Kaşif UBP’nin ve dolayısı ile hükümetin paylaşılması noktasında uzlaştılar.
UBP’de  önce “topala oy vermeyin” propagandası yapıldı.
Sonra da “şaşıya oy vermeyin” denildi.
Bu kavgalar içinde gerçekleşen UBP Kurultayı’nda İrsen Küçük az bir farkla önde çıktı.
Ahmet Kaşif kurultaya tüzüksel itirazda bulundu. Kurultayın divan başkanı Hüseyin Özgürgün bu itirazları reddetti ve İrsen Küçük’ü başkan ilan etti.
Kurultay mahkemeye taşındı.
Aylarca memlekette tüm devlet işleri durdu, ekonomi krize sokuldu ve mahkeme sonucu beklendi.
Mahkeme sonucu çıktı bu kez üçüncü kurultaya gidildi.
İrsen Küçük’ün yeniden az farkla kazanması üzerine de Ahmet Kaşif ve arkadaşları UBP’den istifa edip, muhalefet ile bir olup UBP hükümetini düşürdüler, geçici hükümetin kurulmasını sağladılar ve ülke erken genel seçime götürüldü.
Ahmet Kaşif ve arkadaşları da “ulusal güçler” icadıyla Demokrat Parti’ye iltihak ettiler.
Erken seçimde UBP tarihinin en ağır yenilgisini aldı.
Oylarının büyük bölümünü CTP ve DP’ye kaptırdı.
Delegelerini ve üyelerini de öyle.
Bu yenilgiden sonra toparlayamadı. Yerel seçimlerde de elindeki birçok belediyeyi kaybederek hezimete uğradı.
Demokrat Parti “ulusal güçler” ile göreceli bir başarı yakaladı.
Fakat o başarı da Ahmet Kaşif ve arkadaşlarının bakanlık koltuğuna kadarmış.
Bakanlıktan alındıkları gün kirişi kırdılar, istifa ettiler ve büyük zarar verdikleri UBP’ye geri döndüler.
UBP yönetimi de tüm bunlara rağmen onları kabul etti.

      ***

Sadece UBP ve DP’ye değil memlekete de büyük zarar veren bu sürecin mimarı ve senaristti Derviş Eroğlu’dur.
Ve ne ironidir ki her iki partinin yönetimleri  de Derviş Eroğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığına tam destek veriyor.
Üyelerinin ve sempatizanlarının da buna uymasını istiyorlar.
Eğer ben UBP ve DP’lileri tanırsam,  bazıları ağır bedeller ödeyecek.
“Topal veya şaşı” gibi soğuk savaş döneminden kalma propaganda teknikleri çoktan çöktü.
Bu ahali gonnara toplamaz artık…