Köşe Yazarları

TL’NİN DEPREM ETKİSİ






Türk lirasının devamlı değer kaybı,Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan insanları derinden etkilemeye başladı.




Kıbrıs’ta hangi insanla karşılaşsanız, ilk konu hayat pahalılığı ve alınan ücretin gittikçe sıfırlanması oluyor.



Güney Kıbrıs’ta para biriminin Euro olması, insanlarda ister istemez bir karşılaştırmayı  günlük hayatın en önüne koyuyor.

Geçmişte, Kuzey Kıbrıs’taki gelirlerle Güney Kıbrıs arasındaki gelirler arasında önemli bir fark yoktu. Şimdi ise 1 Euro yaklaşık olarak 12 TL ye ulaştı.

Güney Kıbrıs’ta çalışmak, birçok insanın beynini kurcalayan ve çıkış yolu olarak ön plana geçen bir akıma dönüşüyor.

Bu akımın ve karşılaştırma psikolojisinin mutlaka siyasal sonuçları olacaktır.

Kuzey Kıbrıs’ta yürürlüğe konmaya çalışılan iki eşit egemen devletin işbirliği, iki ayrı bağımsız devlet politikası, ekonominin çöküş aşamasında, halk kitleleri arasında kesinlikle destek bulmayacaktır.

2022 KKTC bütçesinin daha onaylanmadan, büyük bir açık vereceği, bu açığın kapanması için kitlelerin daha da sıkıştırılacağı şimdiden herkes tarafından rahatlıkla kavranmaktadır.

Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik çöküntü, artık gizlenemez noktaya doğru ilerlemektedir.

Herkes, paranın değer kaybının desteklenmesinde,  piyasadan ,ihtiyaç duyulan dövizlerin acilen sağlanmasına yönelik olduğunu bilmektedir.

Ancak paranın değer kaybı, insanların gelecek kaygısını daha da büyütmektedir.

Kuzey Kıbrıs , ekonomik ve siyasi bakımdan tamamıyla Türkiye ye ve dolayısıyla Türkiye’nin ekonomik performansına bağlıdır.

Türkiye’nin, Kuzey Kıbrıs’a gerekli yardımı yapamaması, Türkiye ve KKTC ilişkilerinin zedelenmesine ve AB kartının gittikçe önem kazanmasına yol açacaktır.

Halkın, Türkiye yerine AB ve çözüme yönelmesi, Kuzey Kıbrıs halkının, NANKÖRLÜKLE suçlanmasını tetikleyecek , Türkiye ile Kuzey Kıbrıs halkı arasındaki gerilim ister istemez artacak ve bu durum, Türkiye’nin iç siyasete daha da karışmasını getirecektir.

Türkiye için doğru politikalar, yeniden Türkiye’de tartışma ortamının ana gündemi haline gelmiştir. Ancak bu açılımlar, nedenler konusunda daha berraklaşmamıştır.

Aşırı milliyetçi çizgi, ülke içerisindeki yatırımların ister istemez savunma ve silah sanayine yönelmesini tetiklemektedir.

Komşularının tümü ile problemleri olan Türkiye’nin, kaynaklarını savunma ve modern silah üretmeye harcamasına yol açmaktadır.

Türkiye, artık DIŞ POLİTİKASINI Atatürk’ün Yurtta Sulh, Cihanda Sulh politikasına döndürmek ve komşularıyla iyi ilişkiler kurmak zorundadır.

Bu yeni dönüşüm ise Kıbrıs Sorununu federasyon temelinde çözecek  politikalara yönelmekten geçer.

KUZEY KIBRIS’ta yaşayan insanların büyük bir kısmı zaten serbest iradeleri dikkate alınırsa, çözüm ve AB politikalarına dönüşü istemektedir.

TL nin erimesi basit bir olay değil, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’ı derinden etkileyecek, deprem etkisi yapacak bir olaydır.

Bu deprem etkisini, hamaset nutuklarıyla durdurmak artık mümkün değildir





Başa dön tuşu