Atlı arabaları ile Lefkoşa’ya doğru yol alanlar,
Kurak bölgelerin içinden geçer,
Güneş tepelerindeyken,
Birkaç yerde durup dinlenirler,
Uyarsa,
Bir su kuyusundan su alıp içierlerdi…
…
Lefkoşa’ya yaklaşınca büyük bir ilgi ve şaşkınlıkla,
Surlarla çevrilmiş kenti görürlerdi ki,
Birçok gözlemcinin bu tabloya hayran kaldığını defalarca ilgili yazılarımızda belirtmiştik…
…
Osmanlı Yönetiminin hakim olduğu dönemlerde adaya gelenlerin,
Kuşkusuz Lefkoşa kentine bugünkü gözle bakmaları imkansızdı.
Lefkoşa’ya yaklaştıkça,
Surlarla çevrili kale kent, önce askeri gözle değerlendirilirdi.
Bir kale kent ne kadar güvenli olursa, o kadar iyiydi.
Surlar ne kadar sağlam olursa, içinde yaşayanların emniyeti de o kadar iyiydi…
…
Ama başka bir şey daha vardı…
…
Alexander Drummond adlı İngiliz yazar 1700’lü yıllarda adaya gelip,
Lefkoşa’ya ilerlediğinde, kalenin kolayca alınıp alınmaması üzerine görüşünü belirtmekten geri durmaz.
Yazar şöyle bir tespitte bulunur:
“…etrafı surlarla çevrili bir şehir olarak konumu yanlış değerlendirilmiştir. Bir tarafında birkaç tane tepe bulunmaktadır ve bu tepelerden de şehrin içindeki evler çok kolay top ateşi altında tutulabilir.”
…
O başka şey buydu…
…
Yazar doğru söylüyordu.
Drummond adaya gelmezden çok önce Lala Mustafa Paşa bu tespiti yapmış,
O tepeleri kullanarak şehri top ateşine tutmuştu.
Lefkoşa’nın alınmasında,
Surların dışındaki toprak alanların özelliği Osmanlılar tarafından iyi değerlendirilmişti…
…
Günümüzde koşullar değişmiştir.
Zaten Lefkoşa’ya uzaktan bakarken surları seçebilmenin mümkünü yoktur.
Ayasofya’nın minarelerini seçebilmek bile güçleşmiştir…
…
Girne’nin silüeti son zamanlarda hızla bozulurken,
Bu konudaki yakınma ve eleştiriler dikkate alınıp önlemler alınmak istenmektedir.
Zararın neresinden dönülürse kardır derler.
Lefkoşa için bu çok geç.
O güzelim masalımsı kentin silüeti çoktan tarihe karışmıştır…
…
Günümüzde Kıbrıs’ı almak için eski askeri stratejilere hiç gerek yoktur.
Nitekim,
1974’te alınan yerler, o günün koşullarına göre dönemin askeri olanaklarının el verdiği stratejiler eşliğinde alınmıştır…
…
Ama işin en ilginç yanı,
Harekat çoktan tamamlanmış, alınan yerler çoktan alınmış olmasına rağmen,
Savaş kazanılmamış gibi hâlâ alınmak istenmesidir.
Bunun için de akıl almaz, garip stratejilere başvuruluyor.
Tespih gibi…
































