KıbrısManşet

“Tek çıkış yolu erken seçim”







UBP Genel Başkanı ve başkan adayı , kurultay sürecini değerlendirdi, parti genel başkanlığına getirilmesi halinde hedeflerini anlattı:

 




Duygu ALAN



Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı ve başkan adayı Hüseyin Özgürgün, kurultayın 1’inci turda bitmesinin parti için maddi manevi daha iyi olacağını kaydederek, üyelere, “Bu işi ilk turda bitirin” çağrısı yaptı.

4’lü koalisyon hükümetinin icraat hükümeti olmadığını öne süren Özgürgün, erken seçimin kaçınılmaz olduğuna vurgu yaptı.

UBP kurultayına ilişkin son dönemlerde yapılan anketlere de değinen Hüseyin Özgürgün, kendisinin kurultaya ilişkin herhangi bir kamuoyu yoklaması yaptırmadığını, sadece oy verip vermeme yönünde yapılan anketleri de hoş karşılamadığını ifade etti.

Hüseyin Özgürgün, yeniden başkan seçilmesi durumunda 7 yıllık bir istikrarın sağlanmış olacağını söyleyerek, bu istikrarın devamının sağlanması için 2025 yılından önce Cumhurbaşkanlığına adaylığını koymayacağını açıkladı.

 

“Erken seçim tek alternatif”Hüseyin Özgürgün

UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, siyasette tecrübe olgusuna vurgu yaparak 4’lü koalisyon hükümetinde DP Genel Başkanı Serdar Denktaş dışındaki liderinin yeterli siyasi tecrübeye sahip olmadıklarını ileri sürdü.

Özgürgün, şunları söyledi: “3’lü koalisyonda yaşanan sıkıntıları daha önce kamuoyu ile paylaştım. Şimdi ortada bir 4’lü koalisyon var. Bu daha da sıkıntılı, Maliye Bakanlığı bizim dönemimizdeki gibi değil. Bizim dönemimizde Hazine ve Muhasebe Dairesi, Gümrük ve Rüsumat Dairesi ile Para Kambiyo ve İnkişaf Sandığı İşleri Dairesi, Ekonomi ve Enerji Bakanlığı’na bağlıydı. Bugün tümü Maliye Bakanlığı’nda toplandı ve bana göre Başbakan burada Maliye Bakanlığı ile koordinasyonda sıkıntı çekiyor. Zaten çoklu koalisyon genelde, bakanlar arasında, başbakanın otoritesi anlamında bir koordinasyonsuzluk getirir.  Başbakan bir nevi yetkisi olmayan bir koordinatör gibi. Dolayısıyla 4’lü koalisyonun getirdiği sıkıntı, sorunların çözümünde alınacak tedbirlere, atılacak adımların ciddi şekilde gecikmesine yansıdı. Hükümet ciddi şekilde panikledi. Panik içerisinde kararlar da aldı. Bence burada tecrübesizlik de var. Ben 1998’de milletvekili, 2009’da Dışişleri Bakanı oldum. Bakan olduktan 17 yıl sonra da başbakan oldum, hala daha yeterli görmüyorum. Siyaset tecrübe meselesidir. Çok yetenekli olmak yetmez. Şimdi 4’lü koalisyonda en deneyimli kişi Sayın Denktaş, diğerleri ya yeni milletvekili ya yeni parti başkanı, henüz kabine görevinde bulunmamış kişilerdir. Bir de kriz bastırıp panikleyince işte ortaya böyle bir şey çıktı. Onun için ben erken bir seçimin kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum.”

 

“En son olması gereken ilk başta yapıldı”

Hüseyin Özgürgün 7 Ocak seçimlerindeki tabloya göre, 4 çeşit hükümet modelinin ortaya çıktığını söyleyerek, çıkacak ilk hükümet modelinin milletvekili sayısına göre UBP-CTP koalisyonu olduğunu, ikincisinin UBP-HP koalisyonu olduğunu kaydetti. Tabloya göre sonraki alternatifin ise 3’lü koalisyon olduğunu dile getiren Özgürgün, 4’lü koalisyonun en son alternatif olduğunu belirtti.

Gelinen noktada, UBP-HP veya UBP-CTP koalisyonunun da olamayacağını belirten Özgürgün, “En son alternatif olan 4’lü koalisyon ilk kuruldu. Orda da bir sıkıntı var. Belki 4’lü koalisyon çok zorda kalınırsa geçiş hükümeti olarak kurulabilirdi. Daha önce yapıldığı gibi. Burada bir icraat hükümeti olmadığı belli” dedi.

 

 “Özersay ile asla”

Hüseyin Özgürgün, gelinen noktada UBP-HP koalisyonunun mümkün olmadığını belirtti. Özgürgün, “Hükümet kurma çalışmaları sırasında CTP ‘Buyurun gelin kahve içelim ama cevabımız bellidir’ dedi. Saygı duyarım ama HP, ilk günden ‘gelmeyin, kahve içmeyiz’ dedi. Ben genel başkan olduğum sürece HP ile bir koalisyon olamaz. Bizimle bir kahve bile içmeyen bir parti ile koalisyon mümkün değil. Bu işi erken seçim temizler. Bunun dışında bir alternatif yok” diye konuştu.

 

“Bırakıp gitmek için erken”

UBP Genel Başkanı ve başkan adayı Hüseyin Özgürgün,2025 yılına kadar Cumhurbaşkanlığına aday olmayacağını yineledi. Bunu UBP genel başkan adayları ile de konuştuğunu belirten Özgürgün,

“UBP genel başkan adayı arkadaşların tümü ile konuştum ve hepsine de ‘Ben 2020’den sonra parti başkanlığına da milletvekilliğine de Cumhurbaşkanlığına da aday olmayacağım. Bu kurultaya tek aday gidelim, size söz veriyorum, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra da kurultaya çağıralım’ dedim. Ancak arkadaşlar kabul etmedi, aday oldu” dedi.

Hüseyin Özgürgün, Cumhurbaşkanlığına aday olması halinde partinin dağılacağı şeklinde bir iddiasının olmadığını ancak hafta sonu yapılacak kurultayda yeniden genel başkan seçilmesi halinde 7 yıllık bir istikrarın sağlanmış olacağını, tam da bu dönemde bu istikrarın devamının sağlanması için cumhurbaşkanlığına adaylığını koymayacağını söyledi. Özgürgün henüz bırakıp gitmek için erken” dedi.

 

“Özersay’ı aday gösterme ihtimalimiz sıfır”

Cumhurbaşkanlığı seçiminde sağın ortak bir aday belirlemesi gerektiğini savunan UBP Genel Başkanı ve başkan adayı Özgürgün, “Bu aday Demokrat Parti Başkanı Serdar Denktaş olabilir. Fakat eğer partinin genel başkanı bensem Cumhurbaşkanlığına Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay’ı aday gösterme ihtimali sıfırdır” dedi.

 

“İlk el kaldıran ben olurum”

Hüseyin Özgürgün, dokunulmazlığının kaldırılması konusunda yaptığı açıklamada ise “Temelli, hukuki ve savcılıktan gelen bir talep olur da dokunulmazlığımın kaldırılması için mecliste oylamaya gidilir ben de el kaldırırım” dedi.

 

“Türkiye ile ilişkiler, seçim malzemesi olamamalı”

UBP Genel Başkanı Özgürgün, Türkiye ile mantıklı ve gerçekten düzgün işler yapılmasının Kıbrıs Türk halkının menfaatine olacağını belirterek, “Bugünkü yapı içerisinde, büyük projelerde Türkiye’nin yapacağı yardımlara ihtiyacımız var. Büyük yatırımlara, projelere destek versin, yapalım, ondan sonra kendi yağımız ile kendi ciğerimizi kavuracak ekonomik bir yapıya ulaşalım. Benim düşüncem budur” dedi

“Türkiye ile ilişkileri bozduğumuz zaman, aramızı kötü gösterdiğimizde bunun kime faydası var?” diyen Özgürgün, “Bu bağlamda herkesin Türkiye ile arasının iyi olması Kıbrıs Türk halkının menfaatine olacaktır. Ancak Türkiye ile ilişkiler de seçim malzemesi olmamalıdır ” dedi.

Hüseyin Özgürgün, “Bunun dışında mutlaka iki ülke arasında hassasiyet, dengeler ve başka birçok konuda da görüş alışverişi olur. Ama bir tarafı yönetenler KKTC’de seçilendir. Diğer tarafı yönetenler Türkiye’de seçilenlerdir. Oradan talimat almamız gibi bir şey de hiçbir zaman söz konusu olmadı. ‘Benim aram Türkiye ile daha iyi bana oy verin’ dendiği vakit de büyük tepki alınır. Bana göre, Türkiye ile ilişkileri seçim malzemesi olarak kullanmak çok da akıl işi değildir” diye konuştu.

 

“Ortamı germemeye özen gösteriyorum”

UBP kurultayına ilişkin son dönemlerde yapılan anketlere de değinen Hüseyin Özgürgün, kendisinin kurultaya ilişkin herhangi bir kamuoyu yoklaması yaptırmadığını, sadece oy verip vermeme yönünde yapılan anketleri de hoş karşılamadığını ifade etti.

Özgürgün şunları söyledi: “Parti içi seçimlerde anket yapıldığını ilk defa görüyorum ama anketlerden de rahatsız olmam. Ben herhangi bir anket yaptırmadım. Anketler demokratik ve bilimseldir, evet ama ben ankete bir şekilde yol haritası olarak bakacak derinliği verirse inanırım. Sadece oy verip vermeme yönünde yapılan anketleri çok da hoş bulmuyorum” diye konuştu.

Hüseyin Özgürgün, kurultay sürecinde hep sakin kaldığını, ortamı germemeye ayrıca özen gösterdiğini de sözlerine ekledi.

Özgürgün, “Ben bu süreçte sakin kaldım. Ortalığı germedim. 2015’te böyle yaptım. Ortamı gerçek çok basit. Laf sokuşturursunuz sonra kenara çekilirsiniz, istediğiniz gibi ortamı gerip sıkıntılar yaşanmasına neden olabilirsiniz. Ama ben hep uzak durdum. Divan konusunda sıkıntı var dendi. Bir kez konuştum 5 dakikada çözdük. Ama ben böyle hassas davranırken iki arkadaşın yüksek mahkemeden ‘benim sandıklara sahip çıkın’ talebini de hoş bulmuyorum” dedi.

 

“1. turda işi bitirin” çağrısı

Hüseyin Özgürgün, kurultayın ciddi bir maliyet gerektirdiğine vurgu yaptı, bu anlamda kurultayın 1’inci turda bitmesinin parti için maddi manevi daha iyi olacağını kaydetti.

Üyelere “Bu işi ilk turda bitirin” çağrısı yapan Özgürgün, “Her turun maliyeti 300 bin TL’dir. Dolayısıyla kurultayın ikinci tura kalamaması parti için maddi manevi daha iyi olacak.

Kim kazanacaksa 1’inci turda kazansın. 4 aday da değerlidir. Üyeden ricam ilk turda bu işi bitirsin” dedi.

 

“Kusura bakılmasın”

UBP Genel Başkanı Özgürgün, bugüne kadar partinin birlik, beraberlik ve bütünlüğünün bozulmaması için elinden geleni yaptığını bu tavrını bundan sonra da sürdüreceğini kaydetti.

“Üyelerin gözünden kurultay sonuna ilişkin bir takım şeyler okuyorum. Ben tabloyu çok net görüyorum, üyelerin gözlerinden  ama dile getirmek istemiyorum” diyen Özgürgün, “Çünkü, benim derdim kimin kazanacağı değil UBP’nin kazanmasıdır. Şuana kadar en ufak bir sıkıntı yaşamadık, bu şekilde de kurultay sürecini tamamlayacağımızı düşünüyorum. Geçen defa karşımda aday olan 6 adaydan 2’sine bakanlık verdim, bu defa karşımda 3 aday var. Yeniden başkanlığa getirilirsem yine birlik, beraberliğin bozulmaması, partinin toparlanması adına gereken ne ise yapacağım” dedi.

“As kes vur hepsini temizle” diye bir yapıya asla sahip olmadığını ifade eden Özgürgün, “Ben 2013’ten beri hep birleştirip bütünleştirip birinci parti yapacağım,  yapmazsam istifa edeceğim dedim. Her zaman da dediğimin arkasında durdum. Birinci parti yapınca şimdi kurultayda bana başkan sen çekil diyene de cevabım kusura bakmasın ben çekilmem” diye konuştu.

 

 









Başa dön tuşu