EkonomiKıbrısKöşe YazarlarıTürkiye

Tehlikenin fırsat olma tehlikesi






Tabiri caizse ‘’ peşinatsız ileri tarihli siyasi hatır çekleri’’ yazarak reform vaadinde bulunup maddi katkı alma dönemi bizim Türkiye’deki irade ile ilişkimizde sona ermiştir.

 



İcraat sorumluluğu olmadığı için konu Türkiye ile ilişkilere geldiğinde burnu yere düşse dönüp bakmayacak kadar tavırlıolan Cumhurbaşkanımız da bunun farkında bana yüz vermezsen komşuya kaçarım havasındadır.

 

Başbakanda Ankara’daki muhataplarına ‘’bana yardımcı olmazsanız olacak olan Akıncı’dır’’ diye buna çanak tutmaktadır.

 

İki hafta önce yaşanan ilaç olayı bu tiyatronun dışa yansıyan sembolik mesajıdır.En tepe noktadaki iki siyasetçimiz toplumu konsolide etmek yerine tepki oylarına oynamakla meşguldür.

 

Bizim dışımızda bizi yakından takip edenlerin ilaç konusunda ortaya çıkantepkiyi ve bölünmeyi görüp fırsat verilirse bunun devamını getireceğini düşünmek kehanet olmasa gerek.

 

Cumhurbaşkanı başvuru yaptık diye altyazı geçtiği açıklamalarına göre AB’den ve/veya Dünya Bankasından UNDP aracılığı ile alınacak olan para yardımı da bunu takip edebilir. Bir öngörüm de budur.

 

İşlerin bizim açımızdan iyice dibe vurması ve Türkiye’nin de bu arada hata yapması durumunda tuhaf olaylar ile karşı karşıya kalabiliriz. Kim bilir belki de Rum tarafındaki sivil toplum örgütleri ve sendikaların bir kısmı bile bize yardım etmeyi önerebilir. Rakam ve yardımın içeriği önemli değildir.

 

Türkiye’nin bizedemokrasinin maliyeti olduğunu hatırlatmak adına yardım konusunda sessiz kaldığı durumda böyle bir adımın toplumda ezber bozan ve fay hattını oynatan karşılığı olur. Toplumun ruh hali ve dinamiği demlenmektedir.

 

Böyle bir gelişme bizi çok tehlikeli bir noktaya çeker.

 

Hedef bambaşkadır. Korona ile mücadele değildir. Hatta alakası yoktur.

 

Karşılıklı belli bir süredir yapılan hatalar zinciri ile bu topluma hala daha eskinin Türkiye’si ile yarının Kıbrıs’ının müzakere edilmemesini gösterme çabasıdır.

 

Ve ne yazık ki böyle bir görüntünün ortaya çıkmasını istemeyenler ve bundan zarar görecek olanlar da buna katkı yapmaktadır.

 

Çince de kriz kelimesini ifade eden iki karakter varmış.

 

Biri tehlike diğeri de fırsat.

 

Bu kriz vesilesiyle kiminbunu fırsat olarak gördüğünüyakındır göreceğiz.

 

Bizde ise kendi siyasi geleceğini büyük bir tehlike altında gören Başbakanınkendini iyi polis,Cumhurbaşkanını da kötü polis diye lanse ederek Ankara’daki muhataplarını tabiri caizse ‘’kafalama’’ oyunu oynamaktan başka planı yoktur.

 

Ankara’daki muhatabı dabu oyunu görüp, tek oyun olduğunu sanıp ‘’zor kapı’’ oyunu oynarken esas olarak arka plandaki büyük oyunu kaçırmaktadır.

 

Birçok dış politika konusunda günlük siyaseti devletin üstüne koyup içine düştüğü durum gibi.

 

Kehanetim odur ki biz 2020 yılını yalnızca bu virüs ile anmayacağız.

 

Hatta bizim için korona virüs, 1. Dünya savaşını başlatan olay olarak anılan Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Veliahdının Saraybosna’da öldürülmesi gibi sonrasında olanların gölgesinde ufak bir anekdot olarak kalacak.

 

Bu da konuyla ilgili bugünlük son kehanetimdir.

 

Anlayacağınız yolun sonuna öyle ya da böyle bir şekilde gelinmiştir.

 

Söylemeye gerek yok artık başkasını beklemeden siyaset üstü bir şekilde birbirimizi bulmamızda fayda vardır.

 

Zaman bir olmak, birlikte var olmak zamanıdır.

 

Her şeyi tekrardan ya yeni liderler ya da halihazırda olan liderlerin ezber bozan yepyeni liderlik örnekleri ile yazmak zamanıdır.

 

Bak bu son cümlehala daha olan bitene bakınca hayal gibi geliyor.







Başa dön tuşu