Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

“TEDBİRLERLE, PAKETLEERLE” OYNAYA ZIPLAYA!..

Tüm dikkatlerimizi “pandemi” ile aşısına odakladık. Ve gitgide bir gerçeği de anlamaya başladık:                                                      Bundan sonra belki çok uzun yıllar eğer bu virüs geldiği gibi gitmez.. Yada doğduğu gibi ölmezse..  Kaçınılmaz faciadır, sayesinde virüsle birlikte  yaşamak zorunda kalan    insanlar da birlikte ölüp, birlikte toprağa karışacaklar..

…İnsanlık tarihi çok büyük ve ve kitleler halinde ölümlerin yaşandığı  felaketlerle doludur.                                                                Fakat bu çağda, bu akıl ve evrimleşmenin şahikasına çıktığı böylesi bir dönemde insanlığın bir vürüse yenik düşmesi doğrusu sindirilecek  tecelli değildir..

Sonunda Allah’ın hikmet ve takdirinden sual edilmez tevekkülünde kadere boyun eğmiş olsak da her an virüsün gazabına uğrayıp “ölümü beklemek”  de çekilip yaşanası bir hayat olmamalıdır! Tutun ki “işkencelerin” en büyüğü!

Asıl acı yanı zaten çocuklarımıza yetişen nesillere sağlıklı ve huzurlu bir dünya bırakamıyorduk ama şimdi onlara gelecekler  için ancak ölümü vaat edebiliyoruz!

Dolayısıyla her halde artık şarkılar da şiirler de değişecek. Mesela “neylersin ölüm herkesin başında, uyudun uyanamadın olacak…”  Yerine, artık “neylersin covid-19 virüsü herkesin başında. Öldürdü, edecek öldürmeye devam edecek…” Olacak!

***

FAKAT ASIL FACİA “ölmeden oldürmesi olacak! Nitekim KKTC gitgide pençelerine düşmüşlüğün çaresizliğinde kıvranan insanların,  “keşke ölsek de kurtulsak” diyen sesleriyle inlemekte!                                                Çünkü artık sorun “aş, iş, para olmakta!” Çünkü dünyanın sosyoekonomik düzeni “koronavirüse” göre değil, aşa işe paraya ulaşmak üzerine kuruldu.                                  Oysa o ulaşım yolları  virüs tarafından berhava edildi! Yürüyüp aşa işe ulaşmak için artık ölümü göze almak gerekmekte!

Ve işte dünyamızın geldiği  o son nokta!                                      ***

HAYIR! Felaket telalığı yapmıyorum. “Yapanların” kararttığı  kafamın, artık elimde olmayan hezeyanlarını kusuyorum.          Çünkü insanlar virüse bile bulaşamadan “aşın işin paranın” yani yaşam haklarının  haklarını kaybediyorlar..

Esnaf zanaatkârlardan turizmcilere, taşımacılardan lokantacılara hatta düz inşaat ve tarım işçilerine kadar işsizliğin pençelerine düşmüşler!

Medya haberleri artık  bu çaresiz insanların feryatları üzerine hazırlanıyor!

Peki ama her şeye karşın halkına güven ve huzur sağlamak yükümlüğündeki “seçilmişlerden” oluşsan “hükümet” ne yapıyor? Hangi geleceğin müjdesini veriyor? Şimdiki zamanın hangi başarısını müjdeliyor? İşte cevabı:

***

TAHMİN EDİYOR ki virüsün açtığı yaraları kapatmak için bir “paket” daha açar ve işletmelere  100 milyon TL kredi, 20 milyon TL de kira desteği sağlar ve “reel sektörü” ilk yıl ödemesiz olmak üzere 4 yıl vadeli ve yüzde 15 faizle borçlandırırsa, bu iş oldu bitti maşallah iyi olacak inşallah zannediyor!

Tabi tepkileri, uzun vadeli borçlanmaları, Bankaların, “yoksa bizi de mi batıracaklar” telaşını falan geçtim..

Çünkü olay virüsün tahribatını önlemek için devreye sokulan “faizsiz kredilerin” yada “parasal hibelerin” kurtarıcı olup olamayacakları şüphelerini de aşıp şu ironiyi de çakıyor:                                                                 “BU tedbirler alırken eğer virüs çekip gitmezse, yeni tahribatlarını önlemek için onun da faaliyetlerini durduracak yasalar, yasaklar mı getireceksiniz?”

Yoksa virüs yayılıp canlar almaya devam ederken dolayısıyla daha kim bilir  kaç kez “kapanacağımız” gerçeklerde, alınan onca tedbir ve parasal destekler de buhar olup uçarken, yeni toplumsal sorunlarla mı boğulacağız?                                                                                              ***

KALDI Kİ yeri geldi yazalım: Daha dün Türkiye’de virüsün neredeyse başladığı yere dönmesine  karşın uzun vadeli ekonomik reform paketleri devreye girdiydi.

Özetle “yatırım,” “istihdam,” “üretim,” “ticaret” odaklı başlıklar altında uzun vadeli ekonomik yol haritası hazırlandı. Bu yol haritası virüse karşın yürünecek.

Ya KKTC? Bula bula bundan yıllar önce denenip bankaların batmasına neden olan “tedbir” adlı oyuncakla oynuyor!

Ötesi hâlâ ya hey! Yarını bile göremeyecek bilemeyecek hallere düştük!..

Son söz mü? Allah büyüktür. Her halde masum ve günahsız insanların yüzü suyu hürmetine KKTC’i korur!