Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Tayyip Erdoğan’a mektup

Sayın Başbakan;
Türkiye içindeki birçok dokunulmaz diye bilinen konuyu, büyük bir cesaretle gündeme getirerek, Türkiye halkını  tartışmaya ve düşünmeye cesaretlendirmeniz biz Kıbrıslılara da ümit veriyor.
Özellikle Kürt sorununda barışçı çözüm için verdiğiniz mücadele, bu mücadelede her iki tarafın yaptığı yanlışları vurgulamanız, tarihi öneme sahiptir ve insan olan herkesin övgüsünü kazanmaktadır.
Türkiye içerisinde, sizden önceki pek az politikacı, acı gerçekleri söyleme cesaretine sahipti.  Özellikle DERSİM OLAYLARI ve son olarak da, ERMENİ SORUNUNDA ezber bozan konuşmalarınız, bölgemizde YENİ BİR DÖNEMİN habercisidir.
Siz bu açılımları yapmakla, ülke içerisindeki birliği sağlamanın yanı sıra, ülke dışında da büyük ilgi görmektesiniz.
Osmanlı İmparatorluğu yöneticilerinin, İttihat ve Terraki Cemiyeti’nin veya daha sonraki Türkiye Cumhuriyeti yöneticilerinin yapmış oldukları temel yanlışları  SAHİPLENMEYİP, ELEŞTİRMEK büyük bir özgüvenden kaynaklanmaktadır. Bu özgüven ise, Türkiye içindeki sivilleşme ve demokratikleşmeye hız vermektedir.
Türkiye Cumhuriyeti yöneticilerinin geçmişte, Kıbrıs konusunda yapmış oldukları hatalara ve çözümsüzlük siyasetine karşı mücadelenizi, ANNAN PLANI sürecinde hep birlikte yaşamıştık.
Sizin, Kıbrıs sorununu bitirme çabalarınızda, Türkiye içindeki DERİN DEVLET VE BÜROKRASİNİN, Kıbrıs’ta ise GANİMETÇİ GRUPLARIN direncini yenmek için yaptığınız uğraşlar  hala aklımızdadır.
Sayın Başbakan.
Siz, Güneydoğu’da kaybolan bir kuzunun,  dünyanın neresinde olursa olsun yetim hakkının, Gazze’de  baskıya uğrayan Filistinlinin, Suriye’de baskı altında çaresiz kalıp Türkiye’ye göç eden sıradan halkın savunucusu olarak, şimdiye kadar Türkiye’de iktidara gelen diğer politikacılardan çok daha farklı bir duruş göstermektesiniz.
Sizin bu farklılığınıza, İNSANİ DURUŞ demek en doğrusu olacak.
Sayın Başbakan.
Bu insani duruşunuzu, Kıbrıs’ta ezilen, bir yerden başka bir yere savrulan, malları ve her şeyleri yağmalanan Kıbrıslı Türk ve Rumlar için de daha aktif bir şekilde göstermenizi istemekteyiz.
1963-1974 dönemlerinde yerlerinden sürülen, kıyıma uğrayan Kıbrıs Türklerinin hak ve taleplerini, ne yazık ki, Kıbrıs Türk yöneticileri ön plana getirmemektedirler. Kıbrıs Türk yöneticileri, bu insanların hak ve taleplerini seslendirmek yerine, Kuzey’de kalan Rum mallarının yağmalanmasını, iki bölgelilik adı altında kendi yandaşlarına yağmalamayı esas alan bir politika izlemektedirler. Bu politika, toplumlararası görüşmelerde, özellikle, mülkiyet konusunda ileri sürdükleri görüşlerle çok bariz bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Bu görüşlerde, göç eden Kıbrıs Türklerinin haklarının korunması yerine,  GLOBAL TAKAS maskesiyle malların yağmalanması yatmaktadır.
Sayın Başbakan.
Son AİHM kararında, Türkiye Cumhuriyeti’nin suçlanmasında, Türkiye Cumhuriyeti  eski yöneticilerinin ve Kuzey Kıbrıs Cumhuriyeti eski yöneticilerinin tarihi hatalarını mutlaka dikkate almamız gerekmektedir. Bu yöneticiler, Kıbrıs Türklerinin haklarını hiçbir uluslararası hukuk alanında savunmamışlar ve bu yola başvurmak isteyen Kıbrıs Türklerini desteklememişlerdir.
Sayın Başbakan.
Olaylara karışan fanatik Rumlar ile sıradan  Rum halkını ayırmayan bir politika dünyanın desteğini alabilir mi?
Yerlerinden yurtlarından  kovulan Kıbrıs Türklerinin haklarını savunur görünürken, yerlerinden yurtlarından sürülen 200 bine yakın Kıbrıs Rumu’nun  hak ve çıkarlarını savunmamak, kesinlikle tutarsızlık değil mi?
Biz Kıbrıs Türklerinin, yönetmede, Rumlarla eşit temsiliyeti talebimizin yerine, yağmalanan Rum mallarının iç edilmesini savunan bir politika doğru olabilir mi?
Sayın Başbakan.
Türkiye içerisindeki PARALEL YAPI’nın, Türkiye Cumhuriyeti’ni ve onun yeni yöneticilerini zora sokmak için ne tür komplolar yaptıklarını açığa çıkartmanız bizi sevindirmektedir.  PARALEL YAPI size sadece Türkiye içinde değil, her alanda tuzaklar kurmakta ve Türkiye’nin dünya ile bütünleşmesini engellemeye çalışmaktadır.
Kürt sorununu bitirme çabalarında, önünüze konan engelleri her gün yaşamaktasınız. Bu engeller, aynı şekilde, her gün, Kıbrıs görüşmelerinde de önünüze konmaktadır.
Sayın Başbakan.
Kıbrıs Sorununda,  sıradan Kıbrıs Türk ve Rumların uğradıkları haksızlıklara karşı mücadele edebilecek ve her iki tarafın mağduriyetini giderecek adalet duygunuza güvenerek, Kıbrıs  sorunu konusunda ezberleri bozmanızı bekliyoruz.