UBP’nin Cumartesi yapılacak ikinci tur oylamada Özgürgün’ün kaybetmesi halinde, yeni başkanın CTP ile ortaklığı yeniden masaya yatırıp yatırmayacağı tartışılıyor.
Ben buna baştan inanmadım. Belki Zorlu Töre’nin kazanması söz konusu olsaydı olabilirdi. Ancak diğerleri için bu bir propaganda malzemesiydi.
Şimdi Tatar’ın kazandığını düşünün, yapabileceği tek şey, ikinci turda kendisine destek veren isimleri, tıpkı CTP’nin yaptığı gibi kabine değişikliği ile ödüllendirmek olabilir. Yani öyle, “Dışişleri Bakanlığı’nı, Maliye Bakanlığı’nı bize vermezseniz hükümet bozulur” gibi taleplerin CTP tarafından kabul görmesi olası değil. Böyle bir maceraya da UBP tabanı tepki koyacaktır, orası kesin. Yani Tatar’ın başkanlığında birileri koltuk görüyorsa, aldanıyor.
Gelelim kurultayın ikinci turunda olabilecek varsayımlara. İlk turda Hüseyin Özgürgün, 6112 üyenin 2722’sinin oyunu alırken, diğer aday Ersin Tatar ise 1437 oy aldı. İki aday arasındaki fark 1285 oy. Diğer 5 adayın toplam oyu ise 1953…
Özgürgün ilk turda aldığı oyla kalsa bile, Tatar’ın, ilk turda diğer adaylara oy veren üyelerden en az 1286’sının oyunu alması ve kendine oy verenlerle birlikte onları sandığa getirmeyi başarması lazım. Diğer 5 adayın tümünün de Ersin Tatar’a destek verdiğini varsayalım, bu destek üyeler arasında nasıl bir karşılık bulacak. İlk turda inanıp güvendiği bir adaya destek veren üye, seçimi kaybeden destekçisi istedi diye, Ersin Tatar için yeniden sandık başına koşar da, emre itaat eder mi sizce..?
Sevgili Başaran’ın benzetmesi gibi, bu üyler birilerinin “KAPAMASI” mı..?
HAVA GAZI…
Nasrettin Hoca tarlada uğraşırken birden alacaklısı gelmiş…
"Nasrettin Hoca, paramı ne zaman ödeyeceksin." demiş. Nasrettin Hoca da "Şu gördüğün bölgeden devamlı koyunlar geçer. Oraya bir tel örgü takacağım, takılan koyun yünlerini de satıp sana borcumu ödeyeceğim" demiş. Adam da haklı olarak gülmüş. Nasrettin Hoca buna karşılık adama "Ne oldu köftehor. Peşin parayı görünce gülersin değil mi" diye yanıt vermiş…
Olası bir anlaşma sonrası mülkiyetle ilgili tazminatların, çıkarılacak doğal gazla karşılanacağı haberini okuyunca, bu fıkra aklıma geldi…
Ortada fol yok yumurta yok. Sadece “şu kadar metreküp doğal gaz olduğu düşünülüyor” deniyor.
Biz de buna bakarak, tuttuğumuz malların bedeli olan 25 milyar Euro’yu cebimizden ödeme endişesinden kurtulacakmışız…
Ha, bir de neden bu detaylar sadece Rum basınında yayınlanır..?
Geçmişte Denktaş’ı en çok bu konuda eleştirenler, şu anda aynı durumdalar.
Anlatılanlar, benim de aklıma geldiği gibi hikaye mi..?
Yoksa gerçekten masada bunlar konuşuluyor mu? Peki o zaman, sızıntılar konusunda Rum tarafını uyarma kabiliyetimiz yok mu?
En azından bunu açıklaslar da bilsek…
YERİN KULAĞI VAR
EROĞLU SAHAYA İNECEK Mİ:
Üçüncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ikinci turda artık sahneye çıkmaya hazırlanıyor. İlk turda bir isim üzerinden propaganda yapmanın diğer adayları gücendireceğini bilen Eroğlu, ikinci tur için artık rahat. Çünkü Özgürgün ile yarışacak aday belli oldu. Önümüzdeki 2-3 günü değerlendirip, Tatar’ın Özgürgün’e karşı galip gelmesi için tüm kanallarını harekete geçirecek. Hatta göreceksiniz, kurultaya katılıp oyunu da kullanacak. Tek sorun UBP’li üyelerin, partinin yeniden Eroğlu’nun vesayetine girip girmeyeceği yönündeki tercihleri olacak…
MAĞUSA VE GİRNE OYLARI BELİRLEYECEK:
Gündem UBP kurultayı ya, ondan devam edelim. Yine iddia o ki, Mağusa ve Girne’de başkan adayı kalmayınca bu iki ilçenin oylarının hangi adaya gideceği şimdiden hesaplanmaya başladı. İlk turda kendi bölgelerindeki başkan adayları ile “papaz” olmak istemeyen bazı vekiller, şimdi bayağı rahatladılar. Kurultay sonucunu da Mağusa ve Girne’deki üyelerin tercihlerinin belirleyeceği konuşulmaya başladı bile…
DELEGE İŞİ KOLAYDI:
Ersin Tatar, “Delege sistemi olsa kazanırdım” diyor. Geçmişte 1500 delegenin yarısını kafa kola alan, koltuktan indirilemiyordu. Oysa demokratik olan da, marifet olan da, 6 bin kişinin oyuyla seçilebilmek. Eski dönemin delege satın alma yöntemleri geride kaldı. Hem demokrat olduğunu söyleyip, hem de eski zihniyet kalktı diye üzülenler var anlaşılan…
SIRA TDP’DE:
Öyle veya böyle UBP kurultayı hafta sonu bitecek. Şimdi sırada TDP var. Mevcut Başkan Cemal Özyiğit 6 Aralık’taki kurultayda yeniden aday olacağını açıkladı. Rakip çıkar mı derseniz, bence bir başka aday daha çıkabilir…TDP’nin ardından kurultay heyecanı 2016 yılının ilk çeyreğinde bu kez de DPUG ve CTP’de yaşanacak…
SİGORTALARDA PARA ÇOK:
Beyaz Kimlik almayı düzenleyen “Daimi İkamet Belgesi” Yasa Tasarısı Meclis’ten geçti. Yeni Yasa’ya göre, beyaz kimlik sahibi bir kişinin işten ayrılması halinde 6 ay işsizlik parası alması da söz konusuymuş. Her ay kendi emeklisini ödemek için bile borç arayan Kurum’un, üzerine binecek bu yeni yükü nasıl karşılayacağı ise henüz bilinmiyor…
İLK KEZ OBJEKTİF:
Avrupa Konseyi Azınlıkları Koruma Komitesi, Güney Kıbrıs’da “ırkçı” şiddet ve nefret suçunun sadece mültecilere değil Kıbrıslı Türkler’e karşı da arttığını duyurdu. Komite, Güney Kıbrıs’ın etnik bölünmelerin üstesinde gelebilmesi için çok dilli ve kapsayıcı, açık bir toplum kurulmasını kolaylaştırması çağrısında bulundu. Bunu Konsey’deki kulis faaliyetlerimize bağlasak mı acaba?
ZİRVEDEKİLER
Kudret Özersay: Ercan’da tadilat başlıyor. Daha da vahimi, dünkü gibi kazalar da muhtemel… Buna rağmen, Özal zamanında milyonlarca lira dökülerek alternatif olsun diye yapılan Geçitkale havalimanı, göre göre yıkılmaya terkedilmiş duruyor. Saçma sapan bir özelleştirme hikayesinden… Özersay bunu hatırlatıyor; “Özelleştirme yapacağım derken elindeki tek alternatif olan Geçitkale havaalanını 25 yıllığına kapatır, üstelik de uçuşları engelleyecek şekilde oraya elektrik direkleri dikersen en küçük bir kazada bile uçuşlar saatlerce durur tabii. Kendi eliyle kendi kendini alternatifsiz bırakmak tam da bu olsa gerek…”.
DİPTEKİLER
Yazık, Hem De Çok Yazık: UBP kurultayı aslında bir gerçeği de gözler önüne serdi. Seçimi kaybeden ve kendi üyesinden bile sadece %5-10 arası kabul gören, yıllarca bakanlık yapmış milletvekilleri, nasıl olup da kendilerini ülkeyi yönetmeye aday görebiliyorlar anlamıyorum. Ama kabahat onlarda değil, bunlara oy verip de her seçim Meclis’e yollayanlarda…
































