Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

TATAR MI, ERHÜRMAN MI?

Erdoğan Özbalıkçı

Kıbrıs’ta yaşayanlar,  ayrı bir gezegende yaşıyormuşçasına, dış dünyadaki gelişmeleri hiç dikkate almadan yaşıyor.

Özellikle sağda yer alan politikacıların hiçbir somut dünya tahlili yok.

Trump’ın bölgemizde ve Dünya’da izlediği siyasetten bi haber, kendi iç sorunlarımızdanhareketle , özellikle gençlere konut arsası dağıtarak, seçimlerde avantaş sağlamaya çalışıyorlar.

Sol kanatta da berrak bir dünya tahlili ve Kıbrıs’a yansımaları konusunda 3-5 kişiden fazla ilgilenen yok.

Oysa Trump’ın Gazze üzerindeki planları, İsrail’i her konuda aktif desteklemesi bile çok dikkat çekmeli ve günlerce konuşulmalıydı.

Hade Gazze’yi bırakalım:

Amerika ve Fransa’nın, özellikle Amerika’nın, Güney Kıbrıs’ı her alanda ASKERİ ÜS HALİNE GETİRME ÇABALARI bile ayrıntılı incelenmeliydi.

Doğu Akdeniz’deki GAZ ÇIKARTMA ÇALIŞMALARINDA yine Amerikan Şirketleri belirleyicidir.

İsrail, Mısır ve Kıbrıs gazının AB ülkelerine gönderilebilmesi için, en ucuz ve en kısa Yol TÜRKİYE’DİR.

Bu konu bile Kıbrıs Sorununun acilen bitirilmesini gerektirmektedir.

Amerika’nın Ermenistan, Azerbaycan sorununda aktif olarak devreye girmesiyle, bu sorunda ANTLAŞMAYA VARILDI.

Trump, Putin ile Ukrayna konusunda yapacağı görüşmelerde ilerleme olmazsa, Rusya’nın  sıkıştırılacağını açıkça söylemektedir.

Trump’ın yeni siyasetinin özeti, dünya sorunlarının çözümünde AKTİF OLARAK yer alması ve bu sorunları çözerken ÇIKAR SAĞLAMASIDIR.

Kıbrıs Sorununun çözümünde , BM nin bu kadar aktif  olmasında AMERİKANIN ETKİSİNİN OLMADIĞI DÜŞÜNÜLMEMELİDİR.

BM nin ısrarla  5li toplantıları yapmasındaki ısrarı , taraflarca ciddi şekilde analiz edilememektedir.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, Kıbrıs Cumhuriyeti Cumburbaşkanı NikosHristodulidis’le olan samimiyeti bile bu toplumda tartışılmadı.

Bir Dışişleri Bakanı’nın sözüm ona düşman pozisyonunda olan bir Cumhurbaşkanının kravatını, 40 yıllık dostmuşçasına düzeltmesinin BİR SİYASİ ANLAMI YOK MUDUR?

Türkiye- AB ilişkilerinin düzelme yolunda olmasının, Türkiye tarafından bir karşılığı olmalı.

Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Belediye Başkanını hapse atması karşısında, sözüm ona demokrasiyi savunan AB ülkelerinin sessizliği dikkat çekicidir.

Dış siyaset yolları LABİRENT gibidir. Bu yolların nereye çıkacağını, yolları yapanlar bilir.

Kıbrıs Türk tarafındaki siyasi çekişmelerde amaç, halkın gözünü boyamaktır. Oysa seçimi kazanma stratejisi, Türkiye tarafından kurgulanmaktadır.

Türkiye’nin Dış Politikasındaki çıkarları, TATAR’IN kaybetmesini gerektiriyorsa, Türkiye bunu şimdiden planlamıştır.

Tufan’ın seçilmesi DIŞ POLİTİKADA Türkiye’nin elini rahatlatacaksa, Tufan bu seçimi çok kolay bir şekilde kazanacaktır.

Ülke içerisindeki faaliyetler ve çalışmalar Tatar’ın zayıf bir aday olarak oraya oturtulduğunu ve seçimi kaybetmesinin belirli çevreler tarafından örgütlendiğini göstermektedir.

Türkiye, kendi çıkarları için, Tatar mı, Erhürman mı daha faydalı olabilir analizini çoktan yapmıştır.

Görülene değil, hedeflenene odaklanmayı öğrenmeliyiz.