Köşe YazarlarıManşet

Tarikat kıskacında YAĞMALANAN VAKIFLAR!

Paçaları Tutuştu...







Pandoranın kutusu açılır gibi Vakıflar dosyası da açıldı artık.




Ve ortaya saçıldı her şey.



“Paranın dini-imanı yoktur” sözünün ne kadar doğru olduğunu anladık bir kez daha.

Okuyucuya söz vermiştik; “Bu işin peşini bırakmayacağız.”

Evet, bırakmayacağız.

Çünkü bu dosyada, Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kurumlarının da bulaştırıldığı “tarikat” kisvesi altında akçeli işler dönmekte.

Ve sadece din de bulaştırılmadı, sol, sosyalist geçinenler de önemli roller oynamakta.

Deyim yerindeyse bir “saadet zinciri” oluşturuldu.

Herkesin nemalandığı ve birbirini kolladığı inanılmaz bir saadet zinciri.

 

***

 

Bu kısa giriş yorumundan sonra dün yaşanan gelişmeleri özetleyelim;

Havadis’in “Vakıflarda hesap zamanı”  başlıklı manşeti gazetecilik deyimi ile çok konuşuldu.

Ne gariptir ki önemli bir bölümü CTP’lilerdi.

CTP’lilerin Vakıflarla ilgili bu denli “bağırlarının yanık” olduğunu bilmezdim.

CTP’liler Vakıflar konusunda iktidar olma ama muktedir olamama sendromu yaşıyorlar.

Havadis’in gündeme getirdiği konuları söyleyip de bir sonuç elde edememe durumu.

Bu da CTP’nin ne kadar bir hazin durumda olduğunu gösteriyor.

Vakıflar İdaresi Yönetim Kurulu, dün Vakıfların bütçesini görüşmek üzere toplanmış.

Bütçeyi hazırlayan müdür her ne iş ise toplantıya katılmamış.

Toplantıda, CTP’li Yönetim Kurulu üyeleri “ortada bu kadar iddia var. Müdür toplantıda yok. Bu bütçeyi geçirmeyelim, Müdür’den izahat isteyelim” demişler.

Toplantı gerilmiş.

Yönetim Kurulu Başkanı bütçenin onaylanması için canhıraş uğraş vermiş.

Başkana ihaleye çıkılan “Beyaz’ın yeri” binasıyla ilgili hesap sorulmuş.

Çünkü Yönetim Kurulu üyeleri bu binayla ilgili Cumhuriyet Meclisi ile Vakıflar İdaresi arasında protokol imzalandığını Havadis’in yayınından öğrenmişler.

Ortada bir protokol varken nasıl olur da ihaleye çıkılır ve Surlariçi’ndeki o sembol bina geçmişte Vakıflar İdaresi Yönetim Kurulu Başkanı, Yönetim Kurulu üyesi ve Başbakanlık Müsteşarını dövdüren birine verilir.

Yönetim Kurulu Başkanı ağlamaklı bir ses tonuyla “kandırıldım” demiş.

İhaleyi açan Müdür ile Yönetim Kurulu Başkanı, ihaleyi sonuçlandıran da onlar ama kandırılmışlar!!!!

Bütçenin görüşülmesiyle ilgili karşı çıkan Yönetim Kurulu üyeleri CTP Merkezi tarafından aranmışlar.

“Parti olarak tavrımız bütçenin onaylanması yönündedir, yanlış yapıyorsunuz” denilmiş.

Yönetim Kurulu üyeleri de “biz böylesi şaibeli bir bütçeye onay vermeyiz, gerekirse bizi görevden alınız” cevabı vermişler.

Dünün son gelişmesi akşam saatlerinde Yönetim Kurulu’nun tüm üyeleri başbakanlığa toplantıya çağrılmışlar.

O toplantıda neler konuşulduğunu öğreniriz.

 

***

 

Vakıflar İdaresi Genel Müdürü İbrahim Benter Havadis’in yayını üzerine dün iki adet açıklama yaptı.

Birincisi TAK Ajansı’na, ikincisi de Kanal SİM’e.

Her iki açıklamada da “biz Sayıştay denetimine tabiyiz” deyip durdu.

Sanki de “Sayıştay Vakıflara giremiyor, denetim yapamıyor” iddiasında olan var.

Sayım Müdür;

Çok yakından koruyup-kolladığın ve akraban olan bayan görevliyi her ay elçiliğe gönderip çanta çanta para aldın mı?

Bu soruya cevap ver.

Bu görevlinin ismi bizde vardır. Hangi tarihlerde gidip geldiği de.

Eğer almışsan bu paraları nerelerde harcadın?

Recep Günaydın’ın Surlariçinde ihalesiz ve Yönetim Kurulu’ndan habersiz on binlerce sterlin tutarındaki  “tamiratlarla” bu paraların alakası var mıdır?

Veya seçim Türkiye seçimleri döneminde düzenlenen iftar sofralarıyla?

 

***

 

Bizde soru çok.

Yeter ki dürüstçe yanıt verilsin.

Dün, bu köşede yayınlanan yazımla ilgili beni çok sayıda okur aradı.

“Vakıflardan beslenen gazetecileri niye yazmıyorsun” diye sordular.

Bu sorular haksız da değil.

Tekmili birden listesi var.

Hepsini tek tek yazarız.

Ama en enteresanı nedir bilir misiniz?

Yardım Heyeti Başkanı Bilal Kendirici.

Operasyon adamı ya.

Kontrolünde bulundurduğu Haber Kıbrıs Ajans üzerinden yanıt verdi.

Haber Kıbrıs Ajansı’nın ve Haber Kıbrıs isimli internet sitesinin sahibi Dimağ Çağıner’dir.

Zararına bu işleri yapıyor ve elçilikten aldığı turizm teşvik paralarını (ki milyonlarca Euro tutarındadır) cebe atıyor.

Bu teşvik “hortumlamasını” da ayrıca ele alacağız.

Dimağ Çağıner’in sahibi olduğu Haber Kıbrıs Ajansı dün tamamen tetikçi bir haber yaptı ve şu ifadeleri kullandı;

“Sözleşmenin yenilenmemesi halinde otelin peşkeş çekileceği, sosyalist bir parti iktidardayken buna izin verilmemesi gerektiği, yaşanmakta olan süreçte Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu ve dolayısı ile bunun Kıbrıslı Türklere yapılan siyasi bir saldırı gibi algılanması gerektiği yönünde bir halkla ilişkiler kampanyası yürütülüyor.

Bu yöndeki haber ve köşe yazıları ile konunun bir tarafı gibi gösterilen Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği’nin de süreci yakından takip ettiği gelen bilgiler arasında.”

Bu ifadeler tamamen bana ve Havadis’e yöneliktir.

Bilal Kendirici’yi tebrik derim ki “bizim insanlarımız” zannettiklerimizi kullanıp böylesi “operasyonlar” yapabiliyor.

Bunlarla ve CTP’li eski bakan ve eski milletvekilleriyle “ciğer partilerinde” buluşup onları kullanabiliyor.

Benimkisi sade ve saf bir özeleştiridir.

Önce kendimizden başladık.

Sonuç nedir bilir misiniz?

İyi ki direnmişim ve iyi ki Havadisimize sahip çıkmışız.

İtiraf etmeliyim ki Havadis’in değerini ben de böylesi zamanlarda anlıyorum…

VAKIFLARIN PAÇASI TUTUŞTU

 

 









Başa dön tuşu