Tarihte ilk kez… - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Salı, Kasım 29, 2022
Köşe Yazarları

Tarihte ilk kez…

Hüseyin Ekmekçi

Türkiye Cumhuriyeti Teknik Heyeti geçtiğimiz hafta Kıbrıs’ta idi.

Dört gün boyunca KKTC hükümetinin Yapısal Dönüşüm Programı ile ilgili performansı değerlendirildi.


Bakanlıklar ziyaret edildi, her bakanlığın sorumlu olduğu faaliyetlere ilişkin çalışmaların ne aşamada olduğu konusunda çalışmalar yürütüldü.

2016 yıl sonu itibariyle durum gerçekten de vahim.

O kadar vahim ki Kıbrıs Türk halkı bedel ödemek zorunda kalıyor.

Tarihte ilk kez Türkiye KKTC’ye sağladığı bütçe açığına katkıyı 2016 yılında kesti.

2016 için protokole göre öngörülen bütçe açığına katkı 200 milyon TL’ydi.

Bu kaynağın önemli bir kısmından KKTC maliyesi yararlanamadı ve yıl sonunda cari harcamaları gerçekleştirmek için borçlanma yoluna gidildi.

Türkiye’nin Ekim 2016’da yazdığı bir “uyarı” yazısı vardı.

Aynı tarihlerde KKTC hükümeti Ankara’yı ziyaret ederek kuraklık için destek talep etmişti.

Ankara bu desteğin Reform Destek Ödeneği’nden sağlanabileceği cevabını verdi.

2016 için kullanabileceğimiz Reform Destek Ödeneği de 200 milyon TL idi.

Ankara dedi ki, “Size 25 milyon TL veriyoruz. Ancak en azından çalışma saatlerini ve burs tüzüğünü halledin. Bunları yaparsanız size 25 milyon TL daha vereceğiz”.

KKTC hükümeti “tamam” dedi.

Tam tersi oldu…

Ancak, “tamam” sözü üzerine, tuhaf bir şey oldu…

Sonra Lefkoşa’da çalışma saatlerini protokole göre düzenlemek yerine yarım saat daha azalttı.

Azalttı… Doğru okudunuz…

Bunun üzerine Ankara gerildi.

“Bizimle dalga geçiliyor” algısı oluştu.

Üstüne bir de protokole aykırı bir biçimde personel harcamalarında yıllık 5 milyon TL ilave mükellefiyet yaratacak yasa değişikliği gündeme gelince, Ankara daha da gerildi.

KTHY çalışanları konusu…

“Şartlı destek” gündemde

Neticede Ankara, “madem bizim şartsız desteğimize ihtiyaç yok biz de desteğimizi bundan böyle şartlı sunarız” psikolojisine büründü.

Türkiye bürokrasisi, artık yeni bir pozisyon aldı…

“Muhatabım bürokratlar değil bakan- başbakan” diyen KKTC hükümeti de bu zemini yitirdi…

2016’nın bütçe açığına katkı kalemindeki 80 milyon TL günün sonunda 2017’nin Reform Destek Ödeneği’ne aktarılmış oldu.

Şimdi öyle bir durum var ki hükümet reform yapabilirse ihya olacak.

540 milyon TL orada…

Rakamlar, kayıtlarda var…

2017’deki Reform Destek Ödeneği tamı tamına 540 milyon TL’yi buldu.

Bunun 440 milyon TL’si kamu sektörü ve reel sektör başlıkları altındaki faaliyetlere ayrıldı.

100 milyon TL ise 5,5 milyar TL’yi aşan iç borcun geri ödemesi için sunuldu.

Finans sektörü başlığı altındaki reformlar tamamlanır ve KKTC borç ödeme planını çıkarabilirse, Türkiye 2017’de KKTC’ye borç faizi ödeyebilmesi için 100 milyon TL sunacak. Böylelikle uzun yıllardan sonra KKTC ilk kez borç faizi ödemiş olacak.

440 milyon TL çok ciddi bir miktar.

Bütçenin neredeyse onda biri kadar bir kaynak orada duruyor.

Hükümetin geciktirdiği pek çok reform var.

Bu reformlar yapıldıkça KKTC maliyesi rahatlayacak.

Neler bekliyor?

Örneğin Kamu Personel Sistemi iyileştirilebilirse 20 milyon TL’nin üzerinde bir kaynak ulaşacak kasaya.

Yükseköğretimde iyi yönetişim sağlanarak hizmet kalitesi artırılabilirse 13 milyon TL kaynak elde edilecek.

Ülkede bütünlüklü bir teşvik sistemi yok. Hükümetin normalde Aralık 2016 itibariyle yeni bir sistem geliştirmesi gerekiyordu.

Yapılmadı.

Şimdi yapılırsa bu da 13 milyon TL ile ödüllendirilecek.


Bu Türkiye o Türkiye değil

Hani hep diyoruz ya “Kuzey Kıbrıs’taki bozuk düzenin müsebbibi Türkiye’dir”.

İşte o Türkiye “eski Türkiye” değil…

Galiba artık Türkiye “uyandı”.

“Reform yap, kaynağa ulaş” diyen bir Türkiye var artık.

Doğrusu da bu…

Çünkü Türkiye elini taşın altına koymadığı sürece ülkede reformlardan söz eden siyasiler linçten kurtulamayacak.

Sabırlı olmak gerekiyor.

Tufan Erhürman da Havadis TV’de bu konudaki sorumuza cevaben “Türkiye stratejik ortağımızdır” şeklinde bir cevap verdi.

CTP’nin durduğu açıyı anlatması bakımından, önemliydi…

Aklın yolu birdir.

“Yeni siyaset” ülkenin kaderini değiştirebilir.

“Türkiye’den ne gelirse imzalarım…”

Ya da…

“Türkiye’den ne gelirse reddederim” siyaseti artık prim yapmayacak.

Türkiye de karşısında, “attığı imzaya sahip çıkan, 80 milyonluk Türkiye ile dalga geçmeyen” siyasetçiler arıyor.

Ya imzalama, ya imzana sahip çık…

Özeti bu…

Bu hükümet mi?

Hükümet sadece zaman değil, itibar da kaybediyor…

Bence 8 ay Ağustos Böceği gibi yan gelip yattılar.

Artık çok geç…

Erken seçim kaçınılmaz görünüyor çünkü “hade” deyince reform yapılamaz.

Önümüzdeki günlerde akaryakıta bir zam daha gelirse şaşmayalım.

Çünkü hükümet cari harcamaları karşılayamıyor ve elini halkın cebine atmış durumda.

Üstelik döviz krizi de cabası.

Ve herkesin söylediği gibi:

Allah acısın bizi bunun içinde…

Tepki göster
Bayıldım
0
Bayıldım
Huzurlu
0
Huzurlu
Hahaha
0
Hahaha
Üzüldüm
0
Üzüldüm
Hayran Kaldım
0
Hayran Kaldım
Facia
0
Facia
Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar