Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Tarihi Zeytinler İlgi Bekliyor

 

KORUMA ALTINA ALINMALI: Girne Karaoğlanoğlu’nda Bizans ve Venedik döneminde dikilen zeytin ağaçları, halen Bizanslılar ve Venedikliler tarafından ziyaret edilip önemsenirken KKTC yetkililerinin bir türlü ilgisini çekmiyor. Asırlar boyunca ayakta duran zeytin ağaçları, şimdilerde bölge sakinlerinin çabası ile güçlükle ayakta duruyor

Duygu ALAN
Karaoğlanoğlu’nda Çiçek Mahallesi’ndeki Bizans ve Venedik döneminde dikilen zeytin ağaçlarının dört tanesi devlet arazisi, 5 tanesi ise özel arazi içerisinde bulunuyor.
Tarihe tanıklık eden asırlık zeytin ağaçları, bölge sakinlerinin bakımı ile güçlükle ayakta duruyor. Zaman içerisinde köklerindeki toprak aşındığı için yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya kalan zeytin ağaçları, bölge sakinlerinin çabaları ile güçlükle ayakta duruyor.
KKTC yetkililerinin bir tülü ilgisini çekmeyen asırlık zeytin ağaçları, bölge sakinlerinin iddiasına göre dönem dönem halen Bizanslı ve Venedikli vatandaşlar tarafından ziyaret ediliyor.
Kültürel miraslara önem veren bazı Bizanslı ve Venedikli vatandaşlar da ülkelerindeki müzelerde yer alması maksadı ile Karaoğlanoğlu’na gidip asırlık zeytin ağaçlarının yağlı boya ile resimlerini yapıyor.

Bölge halkı ağaçların korunmasını istiyor
Karaoğlanoğlu’nda Çiçek Mahallesi’nde ikamet eden vatandaşlar, tarihi öneme sahip bu zeytin ağaçlarının devlet koruması altına alınmasını istedi. Bu konu ile ilgili yetkililerle defalarca görüşmelerine karşın kimsenin elini taşın altına koymadığını söyleyen bölge sakinleri, ağaçların devlet koruma altına alınana kadar mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi.
Havadis’e konuşan mahalleli, “Gerekirse gidip Başbakanlık önünde çadır kuracağız ama mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Bu ağaçlar koruma altına alınana kadar vazgeçmeyeceğiz” dedi.

Resimleri müzelerde sergileniyor
Karaoğlanoğlu Çiçek Mahallesi’nde ikamet eden Hüseyin Hayatlar isimli bir vatandaş, mahallesindeki asırlık zeytin ağaçlarının doğa dostu biri olarak kendisi için ayrı bir öneme sahip olduğunu belirterek, aynı hassasiyeti devlet yetkililerinden de beklediğini kaydetti.
Zeytin ağaçlarının halen turistler tarafından ziyaret edildiğini söyleyen Hayatlar şunları söyledi: “Bundan dört yıl önce mahallede yürüyüş yaparken elinde yağlı boya, fırçaları ve tuval olan bir bayan geldiğini gördüm. Bayan, zeytin ağaçlarının önüne oturdu ve yağlı boya ile resimlerini yapmaya başladı. Yanına gittim. Selamlaştıktan sonra ona önce kahve ikramında bulunmak istedim ardından ne yaptığını sordum. Bana bu zeytin ağaçlarının tarihini bildiğini söyleyerek yanında getirdiği bir haritayı gösterdi. Resmini rahat yapması için yanından ayrıldım. Birkaç saat sonra baktığımda bayanın hala orada olduğunu gördüm ve tekrar yanına gittim. Biraz sohbet ettik. İngilizcesi yeteri kadar iyi değildi. Nereli olduğunu sorduğumda bana, Venedik’ten geldiğini ve bu zeytin ağaçlarının 800 yıl önce ataları tarafından buraya dikildiğini söyledi. Resmini yapacağını ve ülkesinde bir müzeye vereceğini ifade etti.”

“Hem gururlandım hem de utandım”
Bu olayın üzerinden 3 hafta geçtikten sonra bu kez bir bey mahalleye geldi ve tesadüfen karşılaştık. O da oldukça eski bir harita çıkararak bana doğru çevirdi ve ‘Lütfen bana yardım edin. Ben burada 2 tane zeytin ağacı arıyorum’ dedi. Bu beyin aradığı zeytin ağaçları da diğer ağaçların 100 metre kadar uzağındaki rahmetli Nevzat Çavuş’a ait arazideki zeytin ağaçlarıydı. Nevzat Çavuş’u aradım ve durumu anlattım. Nevzat Çavuş Bey’in aradığı asırlık zeytin ağaçlarından birinin birileri tarafından çok önceden kesildiğini ancak diğerinin halen yaşadığını söyledi. Ağacı bulduk. Yabancı adam binlerce kez teşekkür ettikten sonra o da diğer bayan gibi oturdu ve yağlı boya ile zeytin ağacının resmini yapmaya başladı. O bey de bana Bizanslı olduğunu ve bu ağacın Bizans döneminde yaklaşık 13 asır önce dikildiğini söyledi. Üst üste yaşadığım bu iki olay beni hem onurlandırdı hem de utandırdı. Ülkemde böylesi tarihi öneme sahip ağaçlar var ve insanlar dünyanın diğer ucundan sadece bu ağaçların resmini çizmek için geliyor benim devletim ise yüzüne bakmıyor.”