Geçmişte de hükümet krizleri yaşadıktı.. Fakat hükümetle “kurumlarının” ve STÖ’lerinin bu kadar yoğunluğunca sürgit tartışma ve kavgalarına ilk kez tanık oluyoruz.. Olay adı konmamış “halk...
“Afganistan” başlıklı haberler artık siyaset dünyasının manşetlerine oturmuşluklarıyla tartışılıyor.. Hayır! Taliban karşısında hezimete uğrayan Afgan ordusu nedeniyle değil.. Talibana direniş göstermeyen Afgan halkı nedeniyle de...
Yıllardır olumsuzluğu çakan düşünce kırıntıları domino taşları gibi peş peşine düşerlerken, anlıyoruz ki bu ülkede çok çaresiziz! Şöyle ki santralların çarklarını çevirip memlekete elektrik verecek...
Dünya gitgide daha çok küçülüyor.. Fakat Fiziki değil, beşeri yönden.. Örneğin gitgide ısınırken değişen iklimler nedeniyle, seller, yangınlar, kuraklıklar artık tüm ülkelerin ortak sorunları haline...
47 yıl “yasak bölge” statüsünde kapalı tuttuktan sonra Maraş’ın bir mahallesini halkın ziyaretine açmak tabi ki yeniden fethetmek olmadı! Hiçbir ön hazırlık yapılmadan.. Açıldıktan...
“Hele okullar açılsın siz o zaman görün cümbüşü” dediğimiz yerde eğer bir ülkenin adaletini temsil eden Başsavcılığının çığlık çığlığa “artık biz Polis Hizmetleri Komisyonunun gerçekleştirdiği...
Saatin yelkovanı gibi gün 24 saat ayni sorunların etrafında dönüyoruz. Onlar seyyare bizse çekim merkezleri! Sağlıktan eğitime, trafikten tarıma, ulaşımdan imar iskâna, pahalılıktan üretime… kadar…...
Neyse ki yanacak ormanlarımız olmadığından yada bir öbeklik olduğundan kendimizi şanslı görmeliyiz. Yoksa bu “itfaiye teşkilatımızla” tutuşan kuru otları bile söndüremezken, nice olurdu hallerimiz? Buna...
Geçen hafta toplum olarak en az KKTC’nin kuruluş yılları kadar geriye giden iki eski ve müzmin sorunla bir kez daha yüzleştikti. Birisi KIB-TEK’in kurumsal olarak...
Eğer tüm uyarılara karşın bu ders yılına da benzer sorunlarla başlanmamış olunsaydı olayı “köşeme” taşımayacaktım. Fakat yıllar yılıdır “yine okullar açılıyor” başlığının altında bitmeyen sorunları...