Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Suyu napacağız?

Su geliyor…

Gemiler karaya yaklaştı…
Hafta sonuna deniz nakil monte işlemleri tamamlanacak…
Deneme süreci başlayacak…
Geçitköy Barajı’na su akacak…

Akacak da ne olacak?..
77.6 kilometrelik alan döşenerek geldi.
Rüya gibi işler yapıldı…

Yüklenici firmalar, düşündüğünüzün ötesinde işler yaptılar.
Süreci ta başından bugüne takip ettik.
Türkiye, bu konuda üzerine düşeni yaptı.
Karada gördüğünüz bu tüm çalışmalar da Türkiye’nin…
Peki, biz ne yaptık?..
Yapacağımız bir tek şey vardı…
Suyun yönetimi…
Suyun yönetimi nasıl olacak?
Bu soruya cevap bulup sistemi belirleyemedik.
• Belediyeler mi yönetsin?
• Özel mi olsun?
• Özerk mi olsun?
• Mevcut sistem devam mı etsin?
Yan gelip yattık.
Bildiğiniz, yaklaşık 4 senedir bu alanda yan gelip yatma pozisyonu var.
Şaka değil…
64 kilometre boru montajı yapıldı…
Denizin 250 metre altında…
Kara bağlantıları ile birlikte 77.6 kilometrelik işlem yapıldı.
Ötesi var.
Türkiye’de köyler boşaltıldı…
Baraj kuruldu…
O baraj doldu…

Yılda 75 milyon metreküp su, KKTC’ye pompalanacak…
KKTC ne yapacak?
“Suyu nasıl yöneteceğine” karar verecek.
Veremedik…
Kıb-Tek’teki gibi…
Mantık söylüyor ne yapılması gerektiğini ama…
Ekonomik akıl yok.
Gurur var.
Slogan da var…
Her şey var…
İcraat yok.
“Bu memleket bizim biz yöneteceğiz…”
Tamam…
Zırnık itirazım varsa, Allah belamı versin.
“Kıb-Tek halkın malıdır, özelleştirilemez…”
Özelleştirme olsun, ilk ben karşı çıkacağım.
“Su Türkiye’den gelse bile biz yöneteceğiz…”
Hepsine tamam…
Biz yönetelim.
Ama önce karar verelim…

“Yöneten” nedir?
Bir kurumda sadece istihdam yaparken cesur olmak mı?
Gene sen yönet…
Kuralları sen koy…
Denetimini sen yap…
Kararlarda etkin sen ol…
Ama bırak dünya ile bütünleşsin yapacağın işler…
Su o kadar önemli işte…

Türkiye dağı taşı, denizi aştı geldi, getirdi…
Biz halen daha nasıl yöneteceğimize karar veremedik…
Sonra da bık bık bık…