Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

SÜT, SAKIZ, BİSKÜVİT VE ÇUKULATA (Son mesaj)

SÜT, SAKIZ, BİSKÜVİT VE ÇUKULATA
(Son mesaj)

Birleşmiş Milletler askerlerinin adaya girdiği ilk yıllardı…

Bunlar zaman zaman konvoylar halinde kentlerin içinden geçerler,
Onları gören çocuklar peşlerine düşerlerdi.
İyi yürekli BM askerleri tedbirliydi.
Zulalarında çukulata ve sakız vardı.
Zırhlı araçların etrafına öbekleşen çocuklara çukulata ve sakız dağıtırlar,
Doğrusu,
Çocuklar da mutlu olurdu…

Zaten, askerlerin giremedikleri yerlere,
Cocacola giriyordu…

El Ryan’ı Kurtarmak adlı filmde, İkinci Dünya Savaşı sırasında üç oğlunu kaybeden bir ailenin dördüncü oğlunun kurtarılması konu edilir.
Bu amaçla bir manga asker yollara düşer.
Çeşitli dramatik maceraların içinden geçerler.
Ama sonuçta El Ryan’ı kurtarırlar…

Savaşırken sakız çiğneyen mangaydı bunlar…

Türkiye’nin güneydoğusu Suriye’ye döndü.
Taş taş üstünde kalmadı.
Bakarsınız,
O gürültü içinde,
Çatışma bölgelerine giren askerler,
Çocuklara bisküvit dağıtmakta.
Amerikan askerleri gibi…

Ama kimsenin dördüncü çocuğu aradığı yok…
Tersine beşincisini de vermeye niyetli bir sürü insan var…

74’te Kıbrıs’a çıkıldığında
Kimsenin yanında bisküvit, sakız, ya da çukulata falan yoktu.
Çukulata vermek için değil,
Çukulata almak için gelmişlerdi sanki…

Hava sisli pusluydu,
Ve o sisli havalar hiç dağılmayacak gibiydi.
Atatürk İlkokuluna giden çocuklar,
Eskisi gibi sokaklarda neşe saçmıyor,
Helvacı ile çörekçiler de ortalıkta görünmüyordu.
Altmış üç olaylarıydı,
Etraf tekmil suskun,
Mevsim kış soğuk yaman kesmekte,
O haldeyken,
Öğrenciler sıraya girer,
Ortalık yerde kaynatılan bir kazandan paylarına düşen Amerikan sütlerini alırlardı.
Herkese birer maşrapa…

Yıllar sonra,
Dönüp arkanıza baktığınızda,
Memleket ikiye bölünmüş.
Alt tarafı bir maşrapa bedava süte…

Burada kaybolanların peşine manga çıkarılmadı.
Kemikleri çıkarılıyor yıllar sonra…

Artık kurtulan ve ailesine bağışlanan El Ryan,
Filmin sonunda hayatını kurtarmak için kendi hayatından olan manga komutanının mezarı başına gider.
Gözleri ağlamaklı.
O günleri hatırlarken,
Bir adım geriye çekilir ve mezar taşına bakarken selam çakar.
Kamera yükselerek Amerika Bayrağına odaklanır.
Son mesaj bu olur…

Diyeceğim,
Askerler çocuklara ne zaman süt, sakız, bisküvit ve çukulata dağıtırsa,
Bu işin içinde bir iş var demektir…