Köşe Yazarları

Şükran’ı düzen şükrettin


KKTC’deki “hisseli harikalar kumpanyası” ile ilgili bir yazı için bilgisayarın başına oturdum ve yazının başlığını da “Şükran’ı düzen Şükrettin” koymayı düşündüm ama vazgeçtim.

Hele Mete Hatay ile konuştuktan sonra dibelik vazgeçtim.

***

Kıbrıs sorunuyla ilgili gizliden gizliye birtakım gelişmeler mi var?

Bu soruyu Fransa’da bölgesel yayın yapan bir televizyon kanalı sordu bana.

“Hayırdır, Kıbrıs sorununa neden ilgi duyuyorsunuz” diye karşı bir soruyla cevap verdim.

Öyle “derin” bağlantıları falan yok.

Rum tarafının servis ettiği haberleri okuyorlarmış.

“Görüşmeler yeniden başlayacak” zannına kapılmışlar.

Haber bültenlerinin bir kuşağını da bu konuya ayırmışlar.

 

***

 

“Anastasiadis’in yeni taktiği” başlığıyla verdi Havadis haberi.

Anastasiadis’in sözcüsü, son 15 gündür “Başkan görüşmelerin yeniden başlaması için hazırdır” şeklinde açıklamalar yapıyor.

Anastasiadis “hade bu görüşmeler bir an önce başlasın da beytambal sorunu biran önce çözelim artık” havası basıyor.

Bu hava demek ki Fransız televizyoncuları etkilemiş.

“Çözüm var mı çözüm” diye soruyorlar.

“Çocuktan al haberi” misali biz de “haberleri” yabancı gazetecilerden mi alacağız?

Yoksa yeni bir propaganda numarasına kurban mı olacağız?

***

Siz boşverin “tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan” konulu tartışmaları.

Hade entelektüel ve havalı olsun diye başka bir öz değiş yazalım:

“Sanat için mi sanat, toplum için mi sanat.”

Üstüne de bir “öz değiş” biz ekleyelim:

“Ne yaparsan yap, Kıbrıs Türkü için yap…”

Bayat propagandalardan gına geldi artık.

Orijinalini Güney’dekiler söylüyor zaten.

Tek isteğimiz bizi soğutmayın bu sanattan.

Sanat adı altında çemkire çemkire muamelelere maruz kaldık;

Yeter artık…

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı