Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Şükran Günü yemek ve şarapları

Eskiden insanların refahı doğanın insafına kaldığından, hasatın iyi olmadığı yıllarda çok hırpalanırlar, zorluk çekerlermiş. Hasatın bol olduğu yıllarda da şükranlarını belirtirlermiş. Amerika’ya gelen ilk Avrupalılar da bilmedikleri topraklarda ilk iyi hasatlarını topladıklarında, şükranlarını belirtmek için yemeli içmeli bir kutlama yapmışlar. Amerika’daki geçmişi 1600’lerin başına uzanan bu gelenek, doğal olarak, her şey gibi zaman içinde evrim geçirmiş.

* * *
Her yıl kasım ayının üçüncü perşembesi kutlanan şükran günü, benim en favori tatil günüm. Bunun çeşitli sebepleri var; bunlardan üç tanesini sayayım. Birincisi, bu kapsayıcı bir tatil; din, dil, ırk ayrımı yapmıyor. Hristiyan olan da kutluyor, Yahudi olan da, Müslüman olan da, dinsiz olan da. İkincisi ise giyinip kuşanıp, belli bir protokolü takip etmeniz, belli yerlere gitmeniz, başkalarına bir şey göstermeniz gerekmiyor. Üçüncüsü, birilerine hediye alma diye bir şey olmadığından, hediyenizin beğenilip beğenilmeyeceğinin stresini de çekmiyorsunuz.
* * *
Genellikle ana yemeğin hindi olduğu şükran günü sofrasında, patates püresi, taze fasulye, tatlı patates, hindi dolması, kızılcık sosu, balkabağı ve pekan cevizi turtası da oluyor. Tabii her etnik grup kendi mutfağına özgü yemekleri de bu klasik listeye ekliyor. Her ailenin kendine özgü bir şükran günü sofrası oluyor. Ailelerin bir araya gelmesine vesile olan bu tatilde, sabah erkenden başlayıp birlikte hazırlanan yemekler yeniyor, şaraplar içiliyor, keyifli vakit geçiriliyor.
* * *
Şükran günü yemeğinde içilen şarapların ne olduğunu da genelde iki faktör belirliyor. Birincisi, ana yemeğin fırında hindi olması ve bu ana yemeğin yanında, patates püresi, hindi dolması, kızılcık sosu gibi şeylerin servis edilmesi. Meyve kokulu, yumuşak, toprak ve mantar tadı içeren pinot noir üzümlerinden yapılmış şaraplar geleneksel olarak en çok tercih edilen kırmızı şaraplar oluyor. Bir de pinot noir üzümünden daha yoğun olan bu yüzden özellikle hindinin yanındaki baharatlı, acılı, tatlılı yenen yemeklere uyum sağlama kapasitesi yüksek olan zinfandel üzümünden yapılmış kırmızı şaraplar tercih ediliyor. Beyaz şarap olarak en fazla tercih edilen, hem baharatlı, hem tuzlu, hem de tatlılı yemeklerle iyi giden, içindeki elma, kayısı ve bal tatlarının yanında paleti temizleyecek derecede asit de içeren riesling üzümlerinden yapılmış şaraplar oluyor. Riesling özellikle hindi eti, tatlı patates ve baharat yüklü ve değişik otlar konarak hazırlanan hindi dolmasıyla çok iyi gidiyor.
* * *
Yemeklere uygun şarap türlerinin seçilmesine ek olarak, dikkat edilen diğer bir şey ise şarabın nerede üretildiği: Şükran günü bir “Amerikan” tatili olarak görüldüğünden, Amerika’da üretilmiş şarapların açılıp içilmesi de artık gelenek haline gelmiş. Özellikle Oregon’da üretilmiş pinot noir’lar, California’dan zinfandeller ve New York ve Washington eyaletlerinde yapılmış olan riesling şarapları tercih ediliyor.
* * *
Ben yılda bir kez kutlanan şükran gününde hem beyaz hem de kırmızı şarap olması gerektiğine inanıyorum. Fakat fazla gelenekçi olmadığımdan, bu yıl şu üç şarabı seçtim: Birincisi, California’nın Santa Barbara bölgesinde yetişen ve Oregon’dakilere göre meyve kokusu daha baskın olan fakat taninleri yumuşak, Pali şaraphanesi tarafından üretilmiş 2010 rekoltesi pinot noir;  İkincisi, canlı kanlı, asit oranı yüksek, taninleri yumuşak ve hafif gövdeli, gamay üzümlerinden Fransa’nın Burgundy bölgesinde, Henry Fessy şaraphanesinin yaptığı bir şişe 2009 beaujolais. Üçüncüsü ise, İspanya’da, Juan Gil isimli şaraphanenin yaptığı, tadı riesling ve gewürztraminer arası olan, 2011 rekoltesi misket üzümlerinden sek olarak hazırlanmış beyaz bir şarap.
* * *
Kuşkusuz, seçimimi yaparken, şarapların türü ve menşei kadar, her zaman olduğu gibi “hayat o kadar kısa ki kötü şarap içmeye değmez,” sözüne de dikkat etmeye çalıştım!
* * *
Bu yazımı iki yıl önceki Şükran Günü’nden sonra, 24 Kasım 2012 tarihinde yazmıştım.