Köşe Yazarları

“SÜBLİMİNAL”

  1. Selim’in Kıbrıs fethine karar vermesinin ardında Kıbrıs’ın güzel şarapları olduğu sıkça söylenir.

Bu konuyu birkaç kez biz de ele almıştık…

Selim’in şaraba düşkünlüğü biliniyor.

Haliyle bu yolda ona yapılan telkinler sonucunda aklının karışacağı düşünülebilir; buna ilgi duyacağı söylenebilir…

VIII. Henry de bir aşk yüzünden Papa’yla papaz olmuş hatta aforoz edilmeyi bile göze almıştı…

Birçok yazar ve tarihçi şarap meselesini pek ciddiye almazlar ama Kıbrıs’ın fethinde dini ve stratejik gerekçelerden önce şarap meselesinin yer tuttuğu da bazı kaynaklarda mevcuttur…

Konu Antonio Maria Graziani’nin “Kıbrıs Savaşı 1570-1571” adlı eserinde de geçer.

Orada anlatıldığına göre şarap meselesi bir Yahudi’nin gündemindedir ve şaraba düşkünlüğü ile bilinen Selim’in, en sevdiği şey olan şarap meselesi damarlarına olmasa bile aklına enjekte edilmeye çalışılır ilk önce…

Miches (Yasef Nassi) adındaki Yahudi ne yapar eder II. Selim’e sokulmayı başarır.

Bu Yahudi İspanya’dan kaçarak Venedik Cumhuriyetine gitmişti ki orada Yahudilerin yaşayabileceği adalardan uygun bir yer arayışı içindeydi.

Ancak Venedik’te senato onun bu isteğini reddedince, İstanbul’a kaçar, Lala Mustafa Paşa’nın koynuna sokulur.

Bu ikili baş başa verirler.

Nihayetinde Miches, Selim’in yanına kadar ulaşmasını becerir.

Ona Kıbrıs masalları anlatır!

Kıbrıs’ın meyvelerinden, verimliliğinden, hele de şarabının kalitesinden dem vurur.

Burada da durmaz Venediklileri jurnaller, onların adada gaspçı olduklarını anlatmaya çalışır.

Kısacası Sultanın aklına girmek için çeşitli mesajlarla zihnini şekillendirmeyi dener…

Bu kafa ütülemelerinden sonra iş ciddiye biner.

Mesele Şeyhülislam’ın fetva vermesine kadar sürüklenir.

Sonuçta, Hıristiyanlığın İslam’ın düşmanı olması nedeniyle Kıbrıs’ın alınmasının ve ganimetinin elde edilmesinin hak olduğu yolunda fetva verilir…

Aslında “sübliminal bir fetva!

Fetih bu sübliminal mesajlar üzerine gerçekleşir!

Sübliminal “gözün görmediği ama beynin algıladığı mesajlar” olarak tarif edilir…

Yazar Ahmet Altan ve aynı davadan yargılanan arkadaşları sübliminal mesajlar verdikleri gerekçesi ile müebbet hapse mahkum oldular, istinaf da reddedildi.

Bir TV programında “Yine yeşillendi fındık dalları” adlı şarkıyı çalarak ahalinin zihnine darbe ile ilgili gizli mesajlar göndermişler ve buna benzer gerekçeler…

Sübliminal mesajları algılayan ahalinin durumu takdire şayandır.

Varsın göz göre göre gelen ekonominin neden dibe battığını algılayamasın mesela; ya da papazın birdenbire neden iade edildiğini, ya da imamların cumhuriyetle rövanşını, bunda bir algı sorunu yok!

Sübliminal mesajları algılayabiliyor ama… Mahkemelere göre…

Örgüt üyesi olmamalarına rağmen gazeteciler, yazarlar da kendi kamuoylarının sübliminal algı gücünden çok emindirler bu yola başvurduklarına göre!

Daha Fazla Göster



İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı