Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

STATÜKOCULARIN EKMEĞİNE YAĞ VE BAL

İşte bu yüzden bir milim ilerleme olmaz.
Bayrak (sembol) krizi aşıldı.
Aslında ortada kriz falan yoktu.
Sadece bir tarafın dayatması vardı.
Ve üstelik çok yıllar önce aşıldığı zannedilen bir dayatma.
Hani Kleridis herkesin şaşkın bakışları arasında Denktaş’a konuk olmuştu, “nedir yaptığın” diyenlere de elinin tersini gösterip yürüyüp gitmişti.
Anastasiadis de Talat’a konuk olduğunda benzeri bir davranış sergilemişti.
Eee Biden gelince mi semboller sorun olmaya başladı.
O mekanı geçmişte kabullenenler şimdi mi sorun olarak görmeye başladılar.
Yok, hiçbiri değil.
Statükonun yılmaz bekçilerinin öfke çığlıkları dinleyen için kahredici bir uğultuya dönüşür her zaman.
Şimdi de olan odur.
Ama sadece dinleyen için.
Elinin tersiyle itenler statükonun yılmaz bekçilerinin korkuları olmuşlardır.
Az da olsa bu örnekler aslında Kıbrıs sorununu çözmek isteyenler için yol göstericidir.

***

Biden’ın gelişinin Maraş’la ilgili olmadığı söylenip duruluyor.
Güven Yaratıcı Önlemler Paketi de getirmeyecekmiş.
Sadece görüşmelere güçlü bir destek verecekmiş.
Peki verecek de ne olacak?
Statüko bir milim gerilemeyecekse, bir anlaşmanın al-ver süreci demek olduğu anlaşılmayacaksa Biden’dan sonra yine kısır döngü ortamına geri dönülecek.
Ve yine çökmek üzere olan görüşmeler suni teneffüsle ayakta tutulacak.
Ve yine bir anlaşmaya ulaşılmayacak.

***

Kıbrıs sorununun çözümü için Amerika’dan ne istenebilir?
Güvence istenebilir tarafların korkularını gidermesi için.
Hakemlik yapması ve yardımcı olması istenebilir.
Para istenebilir yer değiştirecekler ve tazminatlar için.
Yeni devletin yaşaması garantisi istenebilir değişen çıkarlar çerçevesinde 1960 faciası bir daha yaşanmasın diye.
Sembol kavgası yaparak ve Amerikalılara sembol dayatmasıyla üstünlük taslayarak kim ne elde eder?
Statükocular çok sevdikleri statükolarının sürmesini elde etmeye devam ederler.
Peki gerisi?
Statüko karşıtlarının bu edilgenliği statükocuların ekmeğine yağ ve bal sürüyor sadece.
Bu da böyle biline…