Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

“Siz savaşı durdurun, biz zaten gelmeyiz…”

Öyle bir adada yaşıyoruz ki…

Öyle bir geçmişimiz var ki…
Evimizi arkamız bakmadan, ağlaya ağlaya terk etmenin ne demek olduğunu çok iyi biliriz…
Elinde çocuğu ile bombalardan kaçan bir annenin ne hissettiğini, çok iyi biliriz…
Evlat acısı ne demek, çok iyi biliriz…
Dul kalmak ne demek, çok iyi biliriz…
Tecavüze uğrayan bir kadının, kocasının acısı nasıl olur, çok iyi biliriz…
Göçmenlik neden olur, çok iyi biliriz…
Savaş neden kötü, çok iyi biliriz…
Vatanından kopanların, başka bir ülkede yeniden yaşam kurabilmek için neler çektiğini, çok iyi biliriz.
Ailelerin bölünmesinin ne demek olduğunu, çok iyi biliriz…
Kardeş özlemini, çok iyi biliriz.
Silahların ne kadar kötülük yarattığını, çok iyi biliriz.
Biliriz de…
Tam da yanı başımızda…
Günlerdir yüzlerce insan Akdeniz ve Ege sularında can veriyor.
Anneleri, kucaklarında çocukları ile ölüyor.
Babalar ellerinden kayıp, suya gömülen çocuklarının arkasından ağlıyor.
İnsan cesetleri, her yaştan, kıyılara vuruyor.
İki gündür, üç yaşındaki Aylan’ın kıyıya vuran o resmi gözümüzün önünden gitmiyor.
Ya 12 yaşlındaki Kenan’ın söyledikleri:
“Biliyoruz, Avrupalılar bizi sevmiyor. Bizi Avrupa’da istemiyor. Ama biz de savaştan kaçtığımız için buradayız. Suriye’de savaş dursun, biz zaten Avrupa’ya gelmeyiz…”
Kenan aslında Avrupa’daki tüm liderlere “insan olun, insan” diyor.

Dünya düzenine başkaldırı
Suriye’de olan duruma kafa yordunuz mu hiç?
Suriye üzerinden, dünya düzenine bir başkaldırı var.
Ama nasıl?
Ölüm saçarak…
Korku salarak…
Vahşetle…
Kadın, çocuk, dede, nene demeden, ölüm kusarak…
Bir yanda IŞİD…
Bir yanda Esad’ın askerleri…
Bir yanda Suriyeli muhalifler…
Bir yanda Suriyeli Kürtler…
Suriye’de masum insanlar, gözü dönmüş yamyamların elinde, ölümle burun buruna…
Sorgusuz sualsiz…
Kürt diye…
Şii diye…
Sünni diye öldürülüyorlar…
Esad’ı seviyor diye öldürülüyorlar…
Esad’ı sevmiyorlar diye öldürüyorlar…
Ateist diye öldürülüyorlar…
Eşcinsel diye öldürülüyorlar…
Sevdiğine kaçtı diye öldürülüyorlar…
Mezhebine bakıp, öldürülüyorlar…
Yetmedi…
Dünyanın başka bölgelerindeki cahil, ırkçı, Müslüman olmayı ,”ölüm kusmak” olarak algılayanları da içine çekiyor Suriye…

Dünyayı sarıyor
Akdeniz’de, Ege’de insanlık ölüyor.
İnsanlığımız ölüyor.
Minik Aylan’ın kıyıya vuran cansız bedeni, insanlığın ayıbı.
Aylan’ı gördük, içimiz burkuldu…
Ağladık…
Empati yaptık, çocuklarımıza sarıldık, daha sıkı sarıldık.
Kenan, “Mecbur kaldık geldik, savaşı durdurun, bize en büyük yardım bu” diyor.
Kocaman kavganın, minicik özeti bu aslında.
Azıcık vicdan sahibi olan lider varsa, sadece “barış” için çalışır.

Kıbrıs Türkü “bir şey” yapmalı
Farkında değiliz ama…
Üniversitelerimizde okuyan Suriyeli öğrenciler var.
Pasaportu ellerinde olmayan ama üniversite kazanan bu öğrenciler için KKTC adım attı.
İnsani bir adım.
Şimdi yeni adımlar atılabilir.
Çünkü, göç nedir, insanlar neden göç eder, biz iyi biliriz.
Yaşadık…
Bir daha yaşamamak için kavga ediyoruz.
Keşke, KKTC denen yapı da elini taşın altına koysa…
Belki yüzlerce aileyi mülteci olarak kabul edip, bakacak, besleyecek gücü yok bu yapının.
Ama, gençleri, çocukları yurtlarda barındırıp, eğitim almalarını sağlayacak gücü ve yapısı var.
Belki…