Köşe Yazarları

SİZ ELEŞTİRİYORSUNUZ, ONLAR GÜLÜYOR…

Mehmet Moreket yazadı






Meclis’te muhalefet dün bir kez daha hükümeti istifaya davet etti.

CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, insanlara paniğe kapılmama çağrısı yapılırken hükümetin panik içinde olduğunu söyledi ve toplumsal muhalefet hükümetinin gereğini ortaya koydu…

Eğitim, sağlık, her konuda saatlerce durum değerlendirmesi yapıldı, en ince ayrıntısına kadar her şey ortaya kondu, eleştiriler yapıldı.

Başta eğitimi başsız bırakan Eğitim Bakanı olmak üzere, iktidardan milletvekilleri eleştirileri gülerek izlediler. İş yanıtlamaya geldiğinde de büyük bir acz içinde, konuşmacıları suçlama yoluna gittiler.

Yapabilecekleri bir şey yoktu. Hemşirelere, ilkokul öğrencilerine kadar yayılan yerel bulaşın bizzat sebebi olan hükümetin, bundan sonrasını doğru planlaması zaten beklenmezdi.

Ancak bu kadar lakayt, bu kadar pişkin olmaları gerçekten korkutuyor…

Kendilerine bir duvar örmüşler, toplumda patlama noktasına gelmiş kaynamayı görmüyorlar, duymuyorlar. Toplum sağlığını korumama suçu işleyerek, anayasayı çiğnedikleri söylense bile…

Sanki birisi onları o koltuklara çakmış gibi, çekip gitmeyi akıllarına getirmiyorlar. Bütün bir halk vakaya bulaşacak, hastalar sokaklara dökülecek, belki o zaman…

YDP’nin milletvekillerine ve toplumda tanınan bazı kişilere yapılan ayrıcalıklı muamele toplumun her kesiminden hatta YDP’nin tabanından yoğun tepki alıyor. Karantina kararı çıkmasına rağmen Erhan Arıklı, temaslı olduğu halde, test sonuçlarını evde bekleyebiliyor. Başbakan çıkıp bir açıklama yapıyor. ‘Bakalım ne diyecek’ diye düşünüyorsunuz, “herkese eşit davranıyoruz” diyor. Tıp-İş’in yayınladığı ciddi sorulara cevap bile yok…

Bir YDÜ reklamıdır gidiyor. Benim bildiğim, YDÜ ta Mart ayında açıklamıştı acilden ücretsiz hasta kabul edeceğini. Ama asla covid hastası değil, diğerlerini. Şimdi bu servis ediliyor. Boş otellerini karantina oteli yapmış, tabii para peşin, o reklam ediliyor. Neden o büyük hastanesini pandemiyle mücadeleye açmamış, devletin yanında olmamış, pozitif çıkan hastalar yurtlarda oda bulamazken neden otellerine yerleştirmemiş de ayrıcalıklıları beklemiş, bunun cevabı yok…

Herkesin canı burnunda. 2018 döviz krizinde yüzde 5 civarında yoksullaşan halk, bu yıl bir o kadar daha yoksullaştı. Buna kapanan, kapasitesi düşen işyerlerini ekleyin, artan işsizliği ekleyin, sokaklarda dolaşan pozitif vakaları ekleyin, cinnetten beter.

Ama onlar gülüyor…

Onlar duymuyor…

Onlar hala sizinle alay edebiliyor…

Çünkü onları rahatsız edemiyoruz. Muhalefet, sendikalar, halk olarak…

Örgütlenme engelli olduğumuzu bildiklerinden öylesine rahatlar….


YERİN KULAĞI VAR

 

HANGİ YÜZLE: YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı neden devlet hastanesine gitmedi? Yüzü yoktu ki? Daha iki gün önce, iflas etmiş sağlık sisteminin cefasını çeken, hiçbir talepleri yerine getirilmeyen çaresiz hekimlere Hitler benzetmesi yapan o değil miydi? Diğer milletvekili arkadaşı, memleketi terk edip kurtulmayı seçerken, o da devletin sağlık sisteminin dışına kaçmayı yeğledi. Kendisinin temaslıları ise, hala balık istifi karantinalarda. Şimdi de bunlar yüzüne vurulunca, “Ne kinmiş be kardeşim” diyor hala. Hitler benzetmesi, ırkçılık basması gerçek anlamda kinin dışa vurumu değilmiş gibi…

PAÇALARI TUTUŞTU: Seçim yaklaştıkça hükümet kesenin ağzını açtı, otel, işletme ve esnafa kredi dağıtma telaşına düştü. Bu sıkıntılı dönemde seçmenin tepkisinden korkup, bunun sandığa yansımasını önlemeye çalışıyor. Çalışma Bakanı Sucuoğlu, 3066 küçük esnafın hesabına geriye dönük 4’er bin lira yatırdıklarını açıkladı. İyi de daha önce aklınız neredeydi. Bu yardımlar seçim yaklaşınca mı aklınıza geldi…

YARGIYA GİTMEK ÇÖZÜM OLMUYOR:  KTAMS seçim istihdamlarını yargıya taşıyor. Haberi okuduğumda, aklıma, bugünün hükümet ortağı HP’nin önceki hali Toparlanıyoruz Hareketi’nin başvurusu geldi. Hareket, 2013’de UBP kurultayı sırasında yapılan benzer istihdamlar için yargıya gitmişti. Sonuç? Bilmiyoruz. Başkaları da davalar açmışlardı, onlardan da bir şey çıkmamıştı. Zaten çıksaydı, UBP bu pervasızlığı her dönem yapabilir miydi? Rahatlığı ondan geliyor…

6 GÜN GEÇTİ:  Hatırlayacaksınız Sağlığımın Bakanı çıktığı bir tv programında “3 güne kadar vaka sayısı yanında hangi bölgelerde olduklarını da açıklayacağız demişti. O sözün üstünden tam 6 gün geçti. Hala daha vakaların hangi bölgelerde olduğunu açıklamıyorlar. Hoş, hiç kimse Pilli’nin bu sözünü de tutacağına inanmamıştı ama, yine de hatırlatmakta fayda var…

BAŞKA YOK DEMİŞTİ:  Son yaptığı anket sonuçları ile büyük tepki toplayan Gezici şirketi, “başka anket yapmayacağım” demişti ama dün yeni bir anket daha yayınlayarak kendi kendini yalanladı. Sonucalar zaten eskisinin tekrarı oldu. Belli ki parasını ödeyenler bastırmış, “yapmayacağım” dediği sözde anketi biraz daha allayıp pullayıp yayınlamak zorunda kaldı. Varsın bu sonuçlarla birileri kendi kendini tatmin ede dursun. Sandıklar açıldığında gerçek sonuçları birlikte göreceğiz…

ÇOK TEHLİKELİ:  ABD’nin Güney Kıbrıs’ta kuracağı ve adına CYCLOP dediği Kara, Açık Denizler ve Liman Güvenliği Merkezi, “kötü niyetli bölgesel aktörler ve şiddet yanlısı yayılmacılara” karşı olacakmış. ABD ekipman, eğitmen sağlayacakmış. Biz bunları Suriye ve Irak’da gördük. Bu tür ekipler, ABD ve gidilen ülkedeki özel şirketlerden sağlanan paralı askerlerden oluşturuşuyor, sonuçta da tam bir milis kuvvetine dönüşüyor. Silah ambargosu da kalktığına göre, ABD’nin Kıbrıs’ı bizzat Güney Kıbrıs’ın çağrısıyla ateşe atmaya hazırlandığı anlaşılıyor…


Cyclops

FOTO GÜNDEM: ABD’nin Güney Kıbrıs’ta kuracağı sözde “Kıbrıs Kara, Deniz ve Liman Güvenliği Merkezi’ne “CYCLOPS” adı verilmiş. Meğer Cyclop denilen şey neymiş biliyor musunuz, Yunan mitolojisinde “tanrılardan korkmayan, zalim, insan etiyle beslenen yaratıklar”ın adıymış. Bu ismi çok aradıkları anlaşılıyor. CYCLOPS sınır güvenliğini de denetleyecekmiş. Dehşet bir olay, tam bir saldırganlık. Aynı zamanda ABD yapımı Harry Potter dizisinde de bir canavar karakteri. Bu bilgileri internetten bulmak çok kolay. Bakın, bu fotoğraftan daha korkunçlarını da göreceksiniz…








Başa dön tuşu