Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Siyasette güven…

Siyasetçiye ve siyasetçiye güvenin bitmesi, şimdiki değil. Böyle olduğunu bile bile, belki diyerek yine sandıklara gidiyoruz, elimizden gelenin en iyisini yapamaya çalışıyoruz. Hatta bu kez, yüzde 46 bir yenilenme var. Bu rakam, 2009’da yüzde 36’ydı.
Ben her zaman yenilenmeden yana oldum. Bunu çok kez yazdım. Ancak aynı zamanda, tecrübeli vekillerin de harcanmamasını savundum.
Siyasete ve siyasetçiye güvenin dibe vurduğunu en çok söyleyen politikacımız herhalde Mustafa Arabacıoğlu’dur. Kendisi, Meclis çatısı altında bulunmaktan utanç duyduğunu dahi belirtmiştir. Bu tavrını Meclis çalışmalarına katılmayarak da gösteren Arabacıoğlu için Ejder Arslanbaba, Meclis kürsüsünden suç duyurusunda da bulunmuştu. Tüm bunlara karşın, o da sözünden dönmüş, hem Cumhurbaşkanlığı’na, hem belediye Başkanlığı’na aday olmuştu.
Böylesine zig zaglar çizen ve 28 Temmuz seçimlerinde DPUG adayı olarak yeniden Meclis’e giren Arabacıoğlu, CTP-DPUG koalisyon hükümetinde Eğitim Bakanlığı koltuğuna oturdu… Süleyman Demirel’in, “Dün dündür, bugün bugündür” sözünü aratmayacak şekilde siyasete devam kararı aldı… Arabacıoğlu daha ilk açıklamasında, ilkokullarda eğitimi 5 yıldan 6 yıla çıkarmayı planladıklarını ve amaçlarının, 9.sınıfı ortadan kaldırmak olduğunu söyleyerek şimşekleri üzerine çekti… Ancak Başbakan Özkan Yorgancıoğlu, son Bakanlar Kurulu öncesi bu konudaki bir soruya verdiği yanıtta, “ilköğretimin 6 yıl olması gibi bir tasarının gündemde olmadığını ancak eğitimdeki sorunların çözümünün toplantıda masaya yatırılacağını” söyleyerek bir yerde Arabacıoğlu’nun bu konudaki düşüncelerini başlamadan bitirmiş oldu… Bunları niye yazdım diyeceksiniz belki. Benim Sayın Arabacıoğlu’nun şahsına yönelik bir husumetim yok. Aksine, tüm yanlışlarına rağmen sevdiğim ve saygı duyduğum bir siyasetçi. Arabacıoğlu ile daha doğrusu DP-UG ile CTP arasındaki uyumsuzluğu göstermek adına somut bir örnek olarak yazdım… Özellikle de mevcut hükümetin “ ömrü ne olur” tartışmalarının kamuoyunda yaşanması ve bunun, bazıları tarafından medyada bilinçli olarak gündeme getirilmesine neden teşkil eden bir örnek olduğu için yazdım. Buna bir de Serdar Bey’in ilk Bakanlar Kurulu toplantısı öncesi yaptıklarını eklersek, hükümetin kimyasının uyuşmadığını söylemek mümkün… Hükümetin başarılı olması tüm toplumun beklentisidir. Toplumda hükümete karşı duyulan güvensizliği ortadan kaldırmak ve kamuoyunda tartışılan “hükümetin ömrü ne olur” tartışmalarına son vermek ve bunun yerine, neleri yapabileceklerini göstermek ve kaybolan güveni tekrar sağlamak hükümetin öncelikli görevleri arasında olmalıdır…

***

Açıklama
Sayın Mehmet Moreket, Havadis Gazetesi Lefkoşa 12/09/2013 tarihli Havadis Gazete’nizdeki sayfanızın “Diptekiler” başlıklı yazınızda belirtmiş olduğunuz “Partimize bağlıyız” diyen Kıb-Tek Yönetim Kurulu istifa etmiş, kelime dizisinde bahsi geçen Kıb-Tek Yönetim Kurulu, şu anda istifa etmiş olan yönetim kurulu değildir. Kurum alacaklarının tahsili ise; şu anki yönetim kurulunun kararı ve Sayın İrsen Küçük başkanlığındaki Bakanlar Kurulu’nun onayı ile 01/01/2013 tarihinden itibaren yürürlüğe giren “Kıb-Tek Tahislat Nizamnamesi”ne göre ilgili birimler tarafından yapılmaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim.

Asım KARADERİ
(Yönetim Kurulu Başkanı)

 

YERİN KULAĞI VAR

TOMA GİRDİKTEN SONRA: Birileri toplum olarak balık hafızalı olduğumuzu söyleyince çok kızarız. Ama TOMA konusunda CTP’nin seçim öncesi söylediklerine ve bugünkü söylemlerine baktığımızda kimseye kızmaya hakkımız yok sanırım. Ne demişti CTP Genel Sekreteri Akansoy, “Bizim iktidarımızda TOMA bu ülkeye giremez…” Şimdi ise Başbakan Yorgancıoğlu, “TOMA girer ama halkımıza karşı kullanılmayacaktır” demekte. Talat söylediklerinde haksız mı şimdi.

ZAFER’İN YERİNE TOKEL:
Lefke Avrupa Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Mehmet Zafer’in yerine, DP-UG Güzelyurt İlçe Başkanı Türkay Tokel’in atanacağı kesinleşti. 28 Temmuz seçimlerinde milletvekilliğini kazanamayan ancak, DP-UG’nin Güzelyurt’ta aldığı oylarda büyük katkısı bulunan Tokel’in bu göreve atanmasının önümüzdeki günlerde gerçekleşmesine kesin gözle bakılıyor…

SULU TARIMI HESAPLADIK MI:
Hükümet tarımsal arazilerin kiralanması için yeni kriterler açıklayacağını duyurdu. Bunların objektif olacağı açıklandı. Yani adil, partizan olmayan demek istiyorlar. Bence bu kez, Türkiye’den gelecek olan su konusu, kriterlerin başında olmalı. Sırada bekleyenler malum. Ama tarım politikalarının tümden değişeceğini de hesaplamak gerek. Suya rağmen dağı taşı arpa tarlası yapmaya devam etmeyelim…

YAZIK:
Tam da dün dediğimiz gibi olmuş, Downer, Rumların Maraş önerisini Kıbrıs Türk tarafına sunmadan Ankara’ya götürmüş. Bunu bizzat Cumhurbaşkanı’nın ağzından duyduk. O kadar ki, Anastasiades’in müzakereler konusundaki görüşleri bizim tarafa iletilmiş, ancak Maraş önerisi bunun içinde yok. Gerçekten üzüntü verici. Türkiye’yle aynı görüşte olabiliriz. Ama ya saygınlığımız? Kıbrıs konusunda aktör olmadığımızı bilirdik de, 3. sınıf figüranlığa düştüğümüzden haberimiz yoktu…

SORUMLULAR HAKKINDA TEK TEK DAVA AÇILMALI:
Lefkoşa Türk Belediyesi’nin borcu için dava açılmış. Ama dava alacaklıya açılmış. Oysa belediyenin bu borcu ödeyecek durumu olmadığı halde ona yetki verenler, ardından da katkı paylarını borca yatırmayı deruhte edenler suçlu değil midir? Yani hem Bakanlar Kurulu’nun tüm üyeleri, hem de imzası olan belediye meclis üyeleri… Daha önce de yazmıştık, marifet, devlet ya da kurumları zarara sokanlardan hesap sorabilmekte. Yasalarımız, tüm sorumlular hakkında şahsi davalar açılabilmesine olanak veriyor. Asıl hesap sormak budur bence…

İŞTE ENKAZ: Kıb-Tek’in depolarında kalan yakıt, ancak 10 günlük. Turkish Petroleum International Company, “22 milyonluk borç ödenmeden mazot vermem” diyor. Oysa Kıb-Tek’in 16 Ağustos 20013 itibarıyla toplam alacağı 409 milyon 42 bin TL. Bunun 63 milyon 310 bin TL’si sadece devletin borcu. İrsen Küçük hükümetinin ve onun kadrolarının bıraktığı bir yıkıntı daha…

5 DEĞİL 4 PARMAK DAĞLARI:
Çatalköy Belediyesi’nin her yıl düzenlediği “Beşparmaklar Kültür-Sanat Günleri” 21-22 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek. Bu yıl 4’üncüsü düzenlenecek festivalin adını “Dörtparmaklar” olarak değiştirilmesini öneririm. Taşocakları Beşparmak’ın birisini çoktan aldı götürdü. O yüzden bu festival önce dört, daha sonraki yıllarda da üç, iki diye kutlanacak bu gidişle…

 

ZİRVEDEKİLER:

Zeki Ziya: Hükümet programında da yer alan yeni hava yoluyla ilgili olarak Pegasus Kıbrıs Müdürü Zeki Ziya, “Yeni bir oluşuma inanmıyorum. Olsa dahi ömrünün çok uzun olacağını düşünmüyorum. KTHY’nin eski sahiplerinin başarısına bakıp geleceği görmek mümkün. Eski hataların tekrarlanacağını düşünüyorum” dedi… Toplumun ve çalışanların ikinci bir travma yaşamaya ne gücü ne de tahammülü var…

DİPTEKİLER:
Güneş Gazetesi: Dünkü manşetini görmeyenler için yazalım; “Kadri Fellahoğlu belediyeyi batırdı”… Bu konuda konuşacak en son kurum olan UBP ve onun medya organı, bıraktıkları yıkıntının altından çıkmaya çalışan Fellahoğlu’nu batırmakla suçluyor. Tamam Fellahoğlu, bir önceki yönetimin yarattığı felaketin altından kalkmakta yetersiz kalmaktadır. Ancak belediyeyi batıranlar ortadadır. Bunu hiçbir manşet, hiçbir manipülasyon değiştiremez. Böylesi bir yüzsüzlük ve pişkinlik de hiç görülmemiştir…

 

 

FOTO GÜNDEM…

 

Ülkenin çözümsüz sorunlarından olan trafik kazaları dün üç kişinin daha yaşamına son verdi. İki farklı yerde karşı şeride geçen araçların sebep olduğu kazalarda, üç genç insan yaşamını yitirdi