Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Siyaset geleneksel eğitime neden sımsıkı sarılır?

Geleneksel eğitim sistemi ve onun okulu sürekli olarak, araştırmacıların ilgisini çekmekte. Bilimsel çalışmalarla ‘geleneksel eğitim’in, çağdaş eğitim paradigmaları ile karşılaştırması yapılmaktadır. Örneğin herhangi bir dersin öğretiminde öğrencilerin başarısını artırmada, beyin temelli öğretimin, geleneksel öğretimden daha etkili olup olmadığı, ortaya konmaya çalışılmakta. Bunun yanında örneğin ‘tam öğrenme kuramı’, ‘işbirlikçi öğrenme’, ‘yapılandırmacı öğretim’, ‘çoklu zeka kuramı’ vb hep geleneksel öğretimle karşılaştırılmakta. Hangisi öğretimde öğrencilerin başarılarını, erişilerini, ilgi ve tutumlarını artırmada daha etkili veya öğretmenlerin, ailelerin, yöneticilerin, öğrencilerin bu konudaki görüşleri saptanmaya çalışılmaktadır.
Bütün bu çalışmaların amacı aslında ‘geleneksel öğretim’in etkisizliğini ortaya koymaktır. Diğer bir ifade ile öğrencilerin başarılarında çağdaş eğitim paradigmalarının, geleneksel eğitimden daha etkili olduğunu ispat etmektedir. Sonuçta da geleneksel öğretimin, artık 21. yüz yıl okullarında hüküm sürmesini engellemektir.
Ancak ne yazık ki bu konuda hem geri kalmış hem de gelişmekte olan ülkeler başarısız. Bu tip toplumlarda halkın entellektüel düzeyinin düşük olması, geleneksel eğitimin devamını sağlamakta. Toplumun eğitim seviyesinin yüksek olması, geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerde, geleneksel eğitimin terk edilmesini sağlamamakta. Bunun için toplumun entellektüel düzeyinin yüksek olması gerekmektedir.
Araştırmacılar geleneksel eğitimin çağdaş eğitim paradigmaları karşısında etkisizliğini ortaya koysa da bu tip toplumlar, değişimi bir türlü başlatacak adımları atamaz. Toplumun sosyal, ekonomik ve en önemlisi siyasi yapısı buna asla müsaade etmez. Siyasi yapılanma bu tip ülkelerde sadece ‘üst sosyal tabakaya’ hizmet etmek içindir. Alt sosyal tabaka hiç dikkate  alınmaz. Onların da toplumsal yaşamda dikey hareketlilik sağlayıp, alt tabakanın kötü koşullarından, biraz da olsa yukarıya çıkması siyasetin umurunda bile değil.
Bu nedenle siyasi yapı, çağdaş eğitim paradigmaları karşısında ne kadar başarısız olursa olsun, geleneksel yapıya sımsıkı sarılmakta. Çünkü onların statükosu için gleneksel eğitim çok işe yarar. Sadece kendileri ve çocuklarının toplumdaki prestijli mesleklere sahip olmasının aracıdır geleneksel eğitim.
Buraların geleneksel eğitimi nedir? sorusunu da şöyle yanıtlayalım. Hala daha öğretmenin söylediklerinin kesinlikle eleştirilmeden doğru imişcesine öğrenciler tarafından sorgulanmadan kabul edilmesi, öğretimde öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçlarının farklı olacağının kabul edilmemesi, derslerde sadece konuların öğretimine önem verilip, öğrencilerin toplumsal yaşamın gerçekleri ve problemlerini sınıfta asla tartışmamaları, bunların hepsi geleneksel eğitimdir. Diğer taraftan başarılı öğrenciler de ‘ezberleyenler’ olarak kabul edilmektedir. Sorgulamadan, otoritenin aktardıklarını ezberleyip, sorulduğunda robot gibi tekrarlayan öğrenciler başarılı sayılmaktadır.
  Bu tip geleneksel eğitim, sonunda buralarda okullarını da kurdu. Buralarda parası olmayan ailelerin çocuklarının asla giremedikleri ‘kolej’ler, koleje giremeyenler için de alternatif olan ‘özel kolejler’, geleneksel eğitimin okullarıdır. Alt tabakadaki ailelerin çocukları için değil kolejler. Onlar asla oraya giremez. Dolayısıyla prestijli meslekler sahibi olmaları da hayal.
Siyaset geleneksel eğitimi bunun için korur; asla değişmesini istemez. Herkesin şans bulacağı eğitim paradigmaları bu nedenle istenmez. Çağdaş eğitim paradigmaları her öğrencinin farklı olduğu sayıltısından hareket eder. Bu nedenle herhangi bir öğrencinin öğrenebileceği herhangi bir bilgiyi, bütün öğrenciler öğrenebilir; yeter ki bireysel öğrenme farklılıkları dikkate alınsın. Bireysel zeka profillerine uygun uyarıcıların olduğu okullar düzenlenmeli. Böylece bütün öğrenciler bilgi açısından eşitlensin. Bütün öğrenciler şans bulsun. Böylece prestijli mesleklere bütün öğrenciler ulaşabilsin.
Ancak tüm bunlar buralar için hayal. Siyaset geleneksel eğitime sımsıkı sarılmış durumda. Hala daha geleneksel eğitim, bu nedenle yıkılamadı çünkü buraları hala daha gelişmekte olan toplum dinamiklerini bile yakalayamadı. Araştırmalara inat ‘geleneksel eğitim’ hala daha alternatifler karşısında en etkili! Okullar geleneksel eğitime teslim.