Nihayet İsviçre’deki Kıbrıs zirvesi başlıyor.
BM Genel Sekreteri Ban ki Moon’un katılımı ile başlayacak zirveyi biz de yerinde izleyeceğiz.
Gelişmeleri size anında aktarmaya çalışacağız.
Umutlu muyuz?
Temkinli bir iyimserlik içinde olduğumuzu söyleyebilirim.
Liderler önceki gün müzakere süreci ile ilgili ayrı ayrı açıklamalarda bulundular.
Yapılan açıklamalarda ilk dört konu başlığında hala bazı anlaşmazlıklar olduğu belirtildi.
Ama bu anlaşmazlıklar aşılmayacak anlaşmazlıklar değildir.
Her iki taraf da gelinen aşamada bunların aşılabileceğini biliyor ama pazarlık aracı olarak bu konuları cebinde tutmaya devam ediyor.
Anlaşmazlıklar arasında bulunan ve aşılamayacağı iddia edilen dönüşümlü başkanlık konusu da pazarlık kozu olarak köşede bekletilen konulardan biridir.
Günü geldiğinde karşılığı masada tartışılmaya başlandığında dönüşümlü başkanlık da halledilebilir.
Bu nedenle Türk tarafı tüm konuların artık kapsamlı bir şekilde ele alınması gerektiği üzerinde ısrarla duruyor.
Bunun için Güvenlik ve Garantilerin de toprakla birlikte ele alınması gerektiğini söylüyor.
Çünkü ancak bu şekilde ceplerde tutulan ve hala üzerinde anlaşılamamış konularda yakınlaşma sağlanabilecek.
Kapsamlı bir ‘al-ver’e başlamadan işin rengi ortaya çıkmayacak.
İsviçre bunun için bir fırsat yaratabilir.
Bir biri ile bağlantılı tüm konular ele alınabildiği takdirde bu olabilir.
Bunu her iki taraf da biliyor.
BM Genel Sekreteri Ban ki Moon da bunun farkında.
Önümüzdeki hafta müzakere süreci için en kritik hafta olacak.
Liderler bir şekilde her konuyu konuşmak, ilişkilendirmek, karşılıklı olarak ellerini açarak ‘al-ver’e olanak tanımak zorunda kalacaklar.
Liderler arasında ilk dört konu başlığında var olan anlaşmazlıkların çok olduğunun söylenmesine bakmayın.
Bunlar ana başlıklar olarak sınırlanacak olursa, anlaşmazlıkların sayısı öyle çok fazla değil.
Üzerinde hala uzlaşma sağlanamamış başlıklarda uzlaşma sağlanması ile onların altındaki uzlaşılamamış meseleler de otomatik olarak hallolabileceğinden bir anda uzlaşılamamış konular sıfırlanabilir.
İsviçre’deki müzakerelerde bu sağlanabilir.
Ayrılıklar giderilebilir ve son safhaya geçilebilir.
Bunun için fazla karamsarlığa gerek yoktur.
Önümüzdeki hafta, yaşanacak gelişmeleri bekleyip sürecin nereye evrileceğini göreceğiz.
Ama oyunun sonuna gelinmekte olduğu kesin.
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve ekibi İsviçre öncesinde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile son değerlendirmelerini yaptı.
Türk tarafı İsviçre’den son aşamaya geçilmesi kararının çıkmasını ve sorunun çözümlenmesini istiyor.
Bunun için üzerine düşeni yapacak ancak bunu yaparken de Kıbrıs Türk tarafının eşitlik ve güvenliğini kesinlikle riske atmayacak.
Çözüm konusunda bence top Rum tarafındadır. Niyetleri varsa bu iş Cenevre’de bitiş aşamasına geçer ve biter.
Niyet yoksa da bitmez ama bu defa başka bir sayfa açılır.
































