Hala Sultan İlahiyat Koleji yine gündemde… Gündemden düşecek gibi de görünmüyor. Okul mahkeme kapılarında sürünüyor. Bunun sorumlusu okulu yasalara uygun olarak açmayan ve “yangından mal kaçırır” gibi açanlardır. Biraz geriye gidersek, çok iyi hatırlayacağız ki önce Haspolat Meslek Lisesi’nin içinde apar topar öğretim yılı ortasında, plansız programsız bir “ilahiyat bölümü” açıldı. Daha sonra da bu Hala Sultan İlahiyat Koleji’ne dönüştü. Arada yaşanılanları uzun uzadıya anlatmama gerek yok. Hala Sultan İlahiyat Koleji’nde iddialara göre maneviyatı yüksek, dindar, örf ve adetlere bağlı gençler yetiştirilecek.
Şimdi sormam gereken bir şey var. Mahkemelerin önünde bu okulun bugünkü şekli ile devam etmesini isteyen kanaat önderleri, vatandaşlar ve maneviyatı güçlü kişiler, bu ülkedeki kolejlerde verilen eğitimi biliyorlar mı?
Bu ülkedeki kolejler 1974 öncesi İngiliz Okulu geleneğinden gelmektedir ve burada eğitim öğretim faaliyetlerinin büyük bir kısmı İngilizce yapılmaktadır. Okutulan İngilizce kitapların neredeyse tamamı İngiltere’den gelmektedir. Bu kitaplarda İngiliz kültürü, bakış açısı ve felsefesi hissedilmektedir.
Hala Sultan İlahiyat Koleji orta bölümünde Kur’an-ı Kerim ve Arapça diye ders var. Geri kalan derslerin önemli bir kısmı İngilizce… Şimdi maneviyatçı, milliyetçi, dindar arkadaşlara sormam gerekiyor. Sizin için ana dilde eğitimin hiç mi önemi yok? Nasıl bir maneviyattır ki ana dilde eğitim talep edilmiyor. Nasıl bir maneviyattır ki bu İngiliz kültürüne bulaştırılmış, ana dilden yoksun ve dindar bir eğitim… Plansız, programsız, amaca uygun olmayan bir eğitim-öğretim…
******
Zaten pratik bize ne olduğunu gösteriyor. Hala Sultan İlahiyat Koleji’ne alınacak öğrencileri “Kolej Sınavı”na yamaladıktan sonra okula alınacak 120 öğrenci kolej sınavı ile seçiliyor. İlk yanlışlık burada başlıyor. Bu yıl yapılan sınavda 54 alan öğrenci bile Hala Sultan İlahiyat Koleji’ne alınmış. Kabul etmek gerekir ki Hala Sultan İlahiyat Koleji’ni kazanan çocukların hazır bulunuşluk düzeyi “İngiliz Okulu” müfredatını yürütebilecek düzeyde değil. Zaten çocuklar okula başladıktan sonra sorunlar başlıyor. Bir kısım çocuk 6’ncı sınıfın ilk aylarında okulu bırakıp normal ortaokula gidiyor. 8’inci sınıfın sonuna kadar gelebilenler, 9’a geçerken tercih yapmak zorunda kalıyor. Ya IGCSE ya da eski tabirler ÖSS programı, şimdilerin YGS ve LYS’si… Geçen öğretim yılında hiç kimsenin IGCSE programını tercih etmediği söyleniyor. Aslında bu çok normal ve şaşılacak bir durum değil.
Büyük bir çoğunluğu Türkiye kökenli aile çocuklarının öğrenim gördüğü Hala Sultan İlahiyat Koleji’nde doğal olarak YGS-LYS programı istenecek. AB vatandaşı olmayan bu çocukların Avrupa’da üniversite eğitimi almaları çok zor. Dolayısı ile IGCSE programını seçip de ne yapacaklar.
Hal böyle iken maneviyatı yüksek bireyler yetiştirmek ise amaç; niye “İngiliz Okulu” anlayışı devam ediyor oralarda anlamış değilim.
Yapılması gereken Hala Sultan İlahiyat Koleji’nin yeniden düzenlenmesidir. Hade apar topar açıldı ama üzerinden de yeterince zaman geçti artık… Hala yeni bir düzenleme yapmak için ne bekleniyor. Hala Sultan İlahiyat Koleji, ana dilde eğitim veren, Türkiye’deki ve KKTC’deki üniversitelere öğrenci yetiştiren bir okula dönüştürülmelidir. Gerekirse Fen Lisesi gibi Anadolu Lisesi gibi ayrı sınav yapılır ve öğrenciler ona göre seçilir. Orada öğrenim gören çocukların “İngilizce ağırlıklı” eğitim eziyetine de son verilir. Haaa! İngilizce öğrenemiyoruz/öğretemiyoruz o başka bir tartışma konusu…
Yani anlayacağınız hem İngiliz okulu, İngiliz kültürü hem de maneviyatı yüksek, dindar Müslüman biraz zor…
































