“Gelin barışı yarın değil bugün, gelecek yıl değil, bu yıl yapalım…”
…
Çok doğru.
Mesele böyle sıfırlanır…
…
Cumhurbaşkanlığı’nda toplantılar yapıldı.
Sonra da bu açıklama geldi.
Davutoğlu’ndan…
…
İnşallah Cumhurbaşkanlığı’na soyguncular girmez…
…
TC Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan geldiğinde, Hz. Ömer Türbesi ziyaret edilmişti.
Onlar gitti.
Arkasından türbe soyuldu.
Hırsız veya hırsızlar tekkenin 12 bin lirasını alıp tüydüler.
Emine Hanım bağış kutusuna hatırı sayılır para atmıştı mutlaka.
Hırsızlar kül yutar mı?
…
Nedir bu insanların hırsızlardan çektiği…
…
Rumlar bu çağrıya da kulak vermezlerse, artık işi bitirsinler.
Suriye’de, Mısır’da, Irak’ta, İsrail’de, Ermenistan’da, Libya’da yaptıkları gibi.
Sıfırlasınlar.
Kıbrıs’ta da sorun sıfır sorun olsun…
…
Zaten Tayyip Bey nüfusumuzun artırılmasını istemişti…
…
Bu nüfus meselesi öteden beri siyasi olarak kullanılıyor.
Kıbrıs’ta Türk nüfusun artmasını yanılmıyorsak ilk kez İngilizler istedi.
1878’de adaya gelen İngiliz, Balkan Savaşları sırasında, buralardan göçe zorlanan 300 Bin kadar Türkün adaya yerleştirilmesini düşündü.
Dönemin İstanbul’daki Elçisi Henry Layard, İngiltere Dışişleri Bakanı Salisbury’e bir öneri sunmuştu.
Layard, Rumların Enosis hırıltısını sezmiş ve İngiltere’nin adadaki varlığının tehlikeye girmemesi için böyle bir öneri sunmuştu.
Fakat, bu öneri bilmediğimiz nedenlerle rafa kaldırılmıştı…
…
Doğrusu İngilizlerden çok şey öğrenildi.
Onlar zamanında yapamayınca, Türkler kolları sıvadı.
Konjonktür meselesi…
…
Bugünden yarına ne olacağı belli değildir.
Şimdi bir de şu İskoçlar çıktı.
Neymiş?
Ayrılmak istiyorlar.
Kamuoyu yoklamalarına göre başa baş bir yarış var.
Kraliçe’nin etekleri tutuşurken, İngiltere Başbakanı da ağlarcasına İskoçlara yalvarıyor.
Ne yapabilirler ki?
İskoç ahalisi ne derse o?
…
Bizim komşu İskoç’tur.
Oy kullanmak için üç ay öncesinden ülkesine gitti.
Hararetli bir ayrılıkçı.
Ona göre İskoçya’nın bağımsızlığı önemli.
Komşu, konu açıldığında KKTC’nin de bağımsızlığını savunuyor üstelik.
Yetmez İskoçya’nın, KKTC’nin de bağımsızlığını istiyor.
Biz anlatabildiğimiz kadar, barış, çözüm diyoruz; kafası basmıyor.
Resmen kafayı yemiş…
…
Bizde bağımsızlık isteyen mi var?
Yok.
Türkiye istiyor mu?
Görüşmecilerimiz masada bunu konuşuyor mu?
Hayır.
B Planı var mı?
Yok.
B olmadığına göre C Planı da yok.
Bu adada solucanlar bile çözüm istiyor.
Kimse sorulursa sorulsun.
Kıbrıs eşeklerine, serçelere, ağaçlara, dağlara, ovalara, hatta adanın kadim kuşları kargalara.
Tekmili çözüm istiyor.
Hem de yarın değil bugün.
Bizim İskoç hariç…
…
En son, BM de bizi raporlardan çıkarmış.
Demek, şimdi çözüm zamanı…
































