Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Sıkma başla badem bıyıklı

İkinci Selim’in Kıbrıs’ı almasında Portekizli bir Yahudi Miches’in etkisi olduğu söylenir.

Ama bu hikaye hep Kıbrıs şarabı etrafında anlatılır ki Selim bir şarap düşkünüydü.
Selim’in bir gün Yahudi Miches’e “Eğer Allah benim düşüncemin başarılı olmasını isterse sen Kıbrıs Kralı olacaksın” dediği belirtilir.

Kıbrıs alınmış ama Yahudi Kıbrıs Kralı olamamıştı.

Fakat başka bir yazar başka nedenler sıralar.
Buna göre,
Selim bir cami yaptırmak istiyordu,
Ancak bu cami için gelir lazımdı,
Selim, cami yapımından önce şanlı ecdadı gibi Hıristiyanlara karşı bir zafer elde etmeliydi,
Zaten deniz yollarında Osmanlı tacirlerinin güvenliği de söz konusuydu.

Bunlar doğru nedenler ise Sarı Selim şarabı içiyor, bir zafer elde etmeyi düşüyordu.
Bu iddialara bakıldığında, doğrusu öne sürüldüğü gibi bir cami yapmak mümkün olmamıştı.
Çünkü düşünülen cami dört altı minareli görkemli bir cami idi.
Bunların aksine, görkemli iki katedral olan Mağusa ve Lefkoşa’daki Aya Sofya katedrallerine minare eklenerek dini duygular ilk etapta tatmin edilmişti.
Zaten Osmanlı’nın derdi Katolikler olduğu için, Kıbrıs’taki Katoliklere ait ibadet yerlerine zarar veriliyor,
Ortodokslarınkine ise belli ölçülerde özgürlük tanınıyordu.

Demek ki,
Meseleyi şu şekilde toparlamak mümkün:
Hıristiyanlara karşı bir zafer kazanmak dini bir emirdi.
Zaferle birlikte camiler inşa etmek hem dini yaymak, hem de Allah’a hizmet etmekti.

Daha sonraları Kıbrıs’ta yerleşen ve bu topraklarla bütünleşen, burayı vatan belleyen Müslüman toplum birçok camiler yapmıştı,
Ama tüm bunlar kendine özgü mütevazı ibadet yerleriydi ki nüfus da bunlara uygundu.
Bu çerçevede minareleri de tombul minare halindeydi.

Zaman geldi, din taşıyıcısı bir zihniyet millete musallat oldu.
Bakın,
Her tarafta kürdan gibi minareler.
Nüfus müsait olsa da olmasa da her yere dikmeye başladılar.
Birçoğu Arabistan modeli.
Önce yaptılar,
Sonra içini nasıl dolduracaklarını düşündüler.
Getirdiler.
Getirdikçe getirdiler.
Yetmedi,
Bir de külliyesini yapıyorlar.
Adeta sarhoş Selim’in ruhunu yad ederek.
Görkemli bir şey.
Dört minareli.
Kubbeleri alabildiğine geniş.
Lakin içi boş.

Kapasitesini de belirlediler.
Yedi bin beş yüz kişilik.
Şimdi sıra doldurmaya gelecek.
Nereden dolduracaklar?
Sen de sıkma başla badem bıyıklı mı var?