Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Sevgimizi al

Kayıplar.

Rum ve Türk…

Kuyular.
Kemikler.
Acılar.
Dul kalanlar.
Öksüz kalanlar.
Dinmeyen gözyaşları…

DNA ve kimlik tespitleri.
Ayrı ayrı hikayeler.
Savaş.
Kurşun.
Barut…

Sönen ocaklar.
Gizli hıçkırıklar…

Kaç mevsim geçti…

Bazen bir dağın tepesinde.
Bazen yamacında.
Bazen bir deniz kıyısında.
Taşların arasında kimisi.
Kimisi bir derenin, bir ağacın dibinde…

Ölüm yaşları farklı.
Kimisi 63’ten, 64’ten,
Kimisi 74’ten, 75’ten…

Türk ve Rum.
Ne fark eder.
Yani insan…

Bir avuç kemik.
Üst üste.
Gözlerinde korku donmuş.
Kefensiz.
Mezarsız.
Kaybolmuş kimlikler.
Yıllarca habersiz…

Kaç mevsim geçti…

Onlar,
Düşmanlıkların mezesi.
Kayıp Şahıslar dediğimiz…

Roman yazsan sığmaz.
Bağırsan olmaz.
Hani bir gerilla öfkesiyle iki tane sıksan olmaz…

Bekleyen umutlar.
Duvarda asılı siyah beyaz fotoğraflar.
Solmuş birkaç mektup.
Onlarsız büyüyen çocuklar…

Hasret dağlar kadar.
En zoru beklemek.
Hani toprağı olsa üstüne yumulmak…

Ama kaç mevsim geçti…

Kaç mevsim geçti onlarsız.
Böyle geberesiye bir hayat.
Hani bir taşı olsaydı başı niyetine.
Anası,babası, eşi, sevgilisi, çocuğu,
Başını dayamaz mıydı?

Durmadı.
Yorulmadı.
Sanki kendi elleri ile kazdı toprakları.
Acılara, gözyaşlarına sırtını dayayarak.
Kaç kalem tüketti,
Kaç hikaye kabusa dönüştü.
Rüyaları bozuldu belki,
Belki onca uykusuz gece.
Karanlığa bir mum yaktı.
Yıllarca.
Adı: Sevgül Uludağ.
Avrupa Yurttaşlık Ödülü’ne layık görüldü…

Bizim sana verecek bir ödülümüz yok.
Sevgimizi al…