Zaman böyle olunca birçok şey kanıksanır; umursamaz olur insanlar, zaten birbirlerini anımsayacak halleri bile kalmaz.
Ölüm haberleri kanıksanır.
Ayrılıklar kanıksanır.
Selamsız sabahsız günler kanıksanır…
…
Bilgi çağında, her türlü bilgiye anında ulaşılan bir dönemde her şey olağanlaşır!
Sürekli atılan mesajlar küçük bir cam parçasında donar kalır, sanki hiçbir şey ifade etmez!
“Falanca için ecele A pozitif kana ihtiyaç vardır, ilgilenenlerin falanca hastaneye ulaşmaları rica olunur” gibi mesajlar telaşa kaptırmaz hiç kimseyi!
…
Bambaşkaydı hayat.
Böyle mevsimlerde aralık güneşinin ışıkları bir evin avlusunda yükselen akasya, nar ve mersin ağaçlarında parçalanır, güneş ışıkları kırılan cam parçaları gibi yansırdı yere.
Kerpiç duvarlar parçalı ışıklardan benek benek.
Adanın bir ucundan gelen bir ölüm haberi, sanki uçan bir kuşun gagasından düşermiş gibi düşerdi her eve, ve her evde, evet ististasız her evde aynı maraz.
Yağmur yağdığında ve bu güzelim kent ıslak bir düşe dönüştüğünde, sanki herkes aynı düşü görürdü ve bir kişi sevinmişse, o sevinç bütün sokaklara yayılırdı.
Yeter ki bir insan sevinmiş olsundu.
Birinin başarısı herkesin başarısıydı.
Dostluklar ve arkadaşlıklar kahve fasıllarında pekişir, meyhane masalarında doruğa çıkardı.
Yoksulluğun adı yoktu; çok şeylerle yaşamazdı insanlar, aza kanaat eder, bundan yaşam sevinci çıkarırdı.
Varmaya da birinin başına bir bela gelmiş olsun, o belayla herkes uğraşır, herkes tarafından def edilmek istenirdi.
Bu yüzden olmalı eski kavgalar da, eski mücadeleler de, eski arkadaşlık, dostluk ve komşuluklar da güzeldi ve güzellikle anılır…
…
Havanın tekmil kül rengine döndüğü böyle aralık günlerinde kahveler pastaneler tıklım tıklım dolardı.
Her masada oturanlar birbirine tanıdık, birbirine aşina.
Bir masadan bir masaya sohbetler, muhabbetler.
Evden bir haber ulaştırmak için babalarını kahvede arayan çocukların kahverengi gözleri buğulanmış camlardan bakardı.
Herkesin nerede olduğu bilinir, hiçbir şey telaşa verilmezdi…
…
Diyeceğim zaman bugünkü gibi değildi.
Sanki her evde sevgi çiçekleri yetiştirilirdi…
































