Köşe YazarlarıSürmanşet

SES’SİZ BİR LEFKOŞA






Henüz Lefkoşa sokaklarının capcanlı olduğu, sokakların narenciye çiçekleri, ful, sardunya, gül damlası, feslikan ve yasemin koktuğu yıllardı.

Yollar kesikti ve ahali temkinli bir hayat yaşardı; her an her şey olabilirdi lakin hayat devam ediyordu.

Aynı sokaklarda, aynı caddelerde bildik ve tanıdık insanlar görülürdü.

Öyle ki sokaktan geçen bir bisikletin, ya da el arabasının sesinden sahibi tanınırdı.

Dondurmacının arabasının ya da Ermeni Ahmet’in motorunun sesini tanımamaya olanak yoktu; salepçinin sesi ya da Dubara’nın sesi nasıl tanınıyorsa, makas ve bıçak bileyicisinin bisikletinden çıkan sesler de o şekilde bilinip tanınıyordu…

Seyyar satıcıların kendilerine özgü sesleri vardı.

Kimisi tenor, kimisi basbariton.

Bu sesler gayet iyi bilinir, seslerin melodisi ve tonuna göre hangi satıcının mahalleye uğradığı anlaşılırdı.

Arabaların bile motorlarının sesinden kime ait oldukları bilinirdi.

Bazı siyasetçilerin sesleri de tarihe kalmıştır.

Dr. Küçük’ün, Rauf Denktaş’ın kendine özgü sesleri vardı ve onlar aynı zamanda seslerinden de tanınırlardı, Hüseyin Kanatlı‘nın ya da Ahmet Gürses’in bilinen sesleri gibi herkesin kulağı bu seslere aşinaydı…

Lefkoşa’nın sesi vardı.

Gün gelecek bu sesler ortadan kaybolduğunda Lefkoşa da ortadan kaybolacaktı ama şimdi Çoronik’in yaşadığı yıllardan ayrılmayalım.

O yıllarda, biri arkanızdan seslendiğinde, o ses büyük ihtimal tanıdık bir sesti.

Şimdi o arkanızdan seslenenler ortalıktan kaybolduğu için, o şeher de kaybolmuştur fakat biz Osman Gezer’in yaşadığı yıllardan ayrılmayalım.

O yıllarda Londra’dan memleketini ve ailesini ziyarete gelenler beyaz tenleri ve boyunlarına geçirdikleri ay yıldızlı altın kolyeleri ile tanınırlardı; memleketlerine olan hasreti bu simgelerle gösterirlerdi sanki ve onların İngilizce ile karışık Kıbrıs aksanlı Türkçe konuşmaları Aliko ile Caher adlı piyeslere konu olur, özellikle Kemal Tunç’un sesi şehrin diğer seslerine karışarak Lefkoşa’nın kimliğinin oluşmasına katkıda bulunurdu…

Ses’siz bir Lefkoşa, Lefkoşa mı?







Başa dön tuşu