Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Senede bir gün değil

2007 yılından itibaren “Bugün 30 Kasım” diye başlayan bu 6. yazım.

Kuzenim ve en iyi çocukluk arkadaşım Fizik Profesörü İskender Hikmet’i Atlasjet Hava Yolları’nın İstanbul-Isparta seferi yapan uçağın büyük ihmaller sonucunda düşmesiyle kaybedişimizin 7. yılı bugün.

Onunla ilgili onu tanıyan herkesin hemfikir olacağı duygu ve düşüncelerimi tekrar yazmayacağım. Kasım ayında ben 50 yaşına girdim. Bugün aramızda olsaydı o da aynı yaşta olacaktı. Bir hafta arayla doğmuştuk. Bu kadar yakındık. Yazıyla kışıyla birlikte büyüdük.

İskender’i vefatından önce Türkiye’de bir gazeteye verdiği röportajda söylediği bir cümleyle hatırlamak ve hatırlatmak istiyorum.

Bu cümle hem onu anlattığı hem de fizik bilimi ile kendi hayat görüşü arasında nasıl bir sentez kurmayı başardığını söylemek adına aktaracağım.

“Atomdan insanın alacağı en büyük ders şu olmalıdır: İnsan ne kadar mütevazı olursa Allah katında o kadar büyük olur.”

Onu örnek bir evlat, öğrenci, baba ve kendini küçük yaşlardan beri bilime ve dinimize adamış gösterişten uzak biri olarak hep hatırlayacağız.
Bana daha ilkokulda derme çatma da olsa radyo görevi gören bir cihaz yaptığını gösterdiği o gün hep aklımda kaldı. Nedenini biliyorum. Köşklüçiftlik’teki evlerinin arka bahçesindeki yenidünya ağacının tepesine derme çatma radyonun antenini daha iyi frekans almak için çıkmıştım ki Rum tarafında darbe olduğu haberi gelmişti.
Tarih 15 Temmuz’du.
Unutmak mümkün mü?
Her 15 Temmuz’da Rum ve Türk darbeyi ben ise İskender ile çok geride kalmış yalnızca ikimizin paylaştığı bu anımızı hatırlarım.
Bu aklımda onunla ilgili en geride kalan ilk anıysa bir de en sonuncusu var.
Hiçbir zaman unutamayacağım bir gün daha var.
Uçak kazasından hemen önceki Pazar günü bizim evde ağabeyi, eşlerimiz ve çocuklarımızla birlikte yaptığımız o son kahvaltı da dün gibi aklımda.
O pazar günü, dört gün sonra olacaklardan habersiz veda edercesine çektirdiğimiz sayısız fotoğraflara bir kez daha bakamasak da unutmak mümkün değil.
Onu hatırlamak için geriye gitmek istemiyorum artık.

İleriye bakmak ve ayni topraklar üzerinde yetişen fen bilimlerinde akademik başarıyı yakalamış genç dimağları takdir ve tanıma adına onun adına mütevazı bir burs programını ağabeyi Nazım Hikmet ile oluşturmak istiyoruz. Bunu bu şekilde onun adına yapmak mümkün mü bilmiyorum ama hemen önümüzdeki hafta bu konuda Kıbrıs Türk Eğitim Vakfıyla temas kuracağım. Haftalık yazılarımda bununla ilgilenecek ve katkı yapmak isteyecek diğer arkadaşlarımıza da kısaca bilgilendirme yapacağım.
Dedim ya onu hatırlamak için o kadar geriye gitmek istemiyorum artık.
Neredeyse yarım asır çocukluğumuza geri yürümek kalbimi ve ayaklarımın altını acıtıyor. Onu ileriye taşıyacak bir şey yapmak onunla ilgili en büyük hedefimiz.

Nur içinde yat güzel kardeşim.