Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Sendikalar da kendini sorgulamalı

Gün geçmiyor ki bir yerlerde bir grev olmasın…
Öğretim yılı boyunca, neredeyse grev yapılmayan okul kalmadı. Hastaneler ha keza. Mahkemeler, belediyeler, BRT, Kıb-Tek, Telekomünikasyon, Vergi Dairesi, Tapu Dairesi ve daha niceleri…
Bugün yine ebeler ve hemşirelerin grevi var. Bu yıl kaçıncısı oldu acaba..?
Eminim grevlerin haklı sebepleri var. Yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu hepimiz biliyoruz. Öğretmen eksikliği, kadro eksikliği, maaş alamayanlar, dairelerin çalışma koşulları… Neremiz düzgün ki zaten.
Ancak benim derdim, bunca grevin herhangi birinden sonuç alındı mı acaba?
Eksiğin yerine öğretmen atandı mı, dökülen daire tamir edildi mi, eksik hemşire kadroları dolduruldu mu..?
Bence hiçbir sorun çözülmedi…
Peki sonra ne oluyor? Bir süre sonra, aynı yerde, aynı sebeple grev yenileniyor.
Oysa sonuç alamayan bu grevler, artık ülkede vakayı adiyeden olmuş durumda. Değil vatandaşın, hükümetlerin bile ilgisini çekmiyor artık…
Bu noktada, bana öyle geliyor ki, sendikalar da kendilerini sorgulamalı. Aksini iddia eden varsa, hangi grevle ne elde ettiğini açıklasın da öğrenelim…

                                                   *****

Adaylar tamam…
Yerel seçim tarihinin beleirlenmesinin ardından, haftalarca kimin hangi partiden aday olacağını, aday olarak açıklanan adaya bozulanların tepki olarak bağımsız aday olduğunu yazdık, okuduk. Ardından Belediye Meclis Üyeleri de belli oldu. Şimdi artık herşey bitti. Adaylar netleşti ve yarın da 28 belediyede yarışacak olan partili ve bağımsız aday listeleri, Yüksek Seçim Kurulu’na sunulacak.   
UBP aday göstermediği Mağusa’da son gün olan yarını bekliyor. Büyük bir sürpriz olmazsa aslen DP’li, duruma göre bağımsız adayı destekleyecek. Girne’de de aynı durum.
Seçimler nasıl sonuçlanır bilemeyiz ama, ilk tahminler mevcut başkanların şanslarının yüksek olduğu yönünde. Özellikle de 5 büyük İlçede, Lefkoşa, Mağusa, Girne, Güzelyurt ve İskele’de mevcut başkanların yeniden kazanacağına kesin gözüyle bakılıyor. Bu bölgelerde partilerden çok, adayların kimliği ve geçen dönemlerde bölgelerine verdikleri hizmetler seçmenlerin tercihinde etkili olacak.
Burada isim yazmak pek etik olmaz ama, öyle bölgeler var ki seçim sonuçları daha şimdiden belli. Burada yapılacak seçimler formaliteden öteye geçmeyecek…
Elinde en çok belediye başkanlığı bulunduran UBP’nin, bu seçimlerde alacağı sonuç çok önemli. DPUG mevcut başkanlıklarını devam ettirebilir. Yani sayısını artırmaz belki ama, en kötü ihtimalle mevcudu korumayı başarır diye düşünüyorum. Bugünkü verilere baktığımızda seçimlerde en yüksek beklenti CTP’de. Başkan Yorgancıoğlu seçim sonuçlarıyla ilgili olarak “14+” değerlendirmesinde bulunup, çıtayı oldukça yüksek tuttu. UBP ve DPUG’deki dağınıklığı yaşamayan CTP’nin, bu hedefine ulaşması imkan dahilinde görünüyor…    
Daha önce yine yazmıştım, bu yerel seçim sonuçlarının bazı partilerde yeni krizleri doğurabileceğini.
Bu öngörümde ısrarcıyım. Özellikle UBP ile DPUG’nin yerel seçimlerde yapmayı başaramadıkları ittifakın nedenleri, seçimlerde alınacak oy oranlarına göre yeniden tartışılmaya başlayacaktır. Ve olası bir yenilgi sonrası fatura, bu ittifak konusunda hatası olanlara kesilecektir…

  

 

YERİN KULAĞI VAR

KARŞILIĞINI ALMAK KAYDIYLA:
ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’in gelişiyle birlikte yeniden gündeme oturan Maraş konusuna iş çevrelerinden de şartlı bir onay var. Sanayi ve Ticaret Odaları “karşılığı olması” kaydıyla Maraş’ın açılmasına onay vereceklerini açıkladılar…

ACILAR YETMEDİ Mİ:
Müzakereci Kudret Özersay, “Bir sorunu çözmek istiyorsanız çözümsüzlüğün iki tarafa da eşit şekilde acı vermesi gerekir” değerlendirmesinde bulundu. Yıllardır çözümsüzlüğün verdiği acı yetmedi mi? Giden yüzlerce can, mal ve en önemlisi bilinmezlik daha ne kadar devam edecek. Her iki toplumun da yeteri kadar acı çektiğine inanıyorum. Artık acıların değil, güzelliklerin paylaşılma vakti geldi de geçiyor bile…

GÖSTERMELİK OLMUŞ:
Geçtiğimiz hafta, Anayasa değişikliği yapılırken, anayasa profesörlerinden de görüş alınması gerektiğini, ancak böyle bir yola gidilmediğini yazmıştık. Önceki gün yapılan komite toplantısına Prof. Dr. Sultan Tahmazoğlu Üzeltürk de davet edilmiş.  Bu çalışmalar bir kaç gün sürecekmiş ve sonra tasarı Meclis gündemine gelecekmiş. Yalnız kusura bakmasınlar ama biraz göstermelik olmuş. Hazır ve neredeyse tamamlanmış bir metni profesörün önüne koymuşsunuz. Ve kendisinin, birkaç gün toplantılara katılmasını sağlamışsınız. Bu mudur?

ŞİMDİ Mİ HATIRLADINIZ:
Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Ertan Ersan, Kıbrıs’ta Rumların 1955-1963-1974 yıllarında Türklere karşı yaptıkları mezalimleri ve soykırımlarla ilgili davalar açmaya kararlı olduklarını söylemiş. Adama sormazlar mı, 60 yıldır aklın neredeydi diye. AİHM kararı olmasaydı pek hatırlayacak da değillerdi ya, yine de böyle bir dava açacaklarına inanmıyorum. Amaç, günü kurtarmak…

BİRADAN PAHALI:
21-27 Mayıs tarihleri arasında kutlanan “Dünya Süt Haftası” nedeniyle KKTC’de de birtakım etkinlikler düzenlenecekmiş. Uzun ömürlü sütün bir şişe biradan daha pahalı olduğu bir ülkede süt haftası düzenleseniz ne olur? Ülkede süt tüketimini yılda bir kez bedava süt dağıtarak artıramazsınız…

LEFKOŞA YİNE EN PİS:
Ülkenin neresinden gelirseniz gelin, Lefkoşa’nın kirliliği sizi rahatsız edecektir. En küçük yerleşim biriminde bile görülmeyen bir kirlilik. Hiç olmazsa seçim yılında Lefkoşa on yıldır görmediği bir temizliği görür diye umut etmiştik, olmadı. Özellikle de kaldırım ve refüj kenarları, ana caddelerde bile kumla dolu. Sorun çalışmaların denetlenmesiyle ilgili sanırım. Bir de, bine yakın çalışanın yüzde yetmişinin memur olmasıyla…

KEYFİNİ SÜRÜN:
Yaklaşık bir ay sonra yerel seçimler için sandık başına gideceğiz. Bugünlerde tüm bölgelerde temizlik furyası aldı başını gidiyor. Çöpler toplanıyor, yollar süpürülüyor. Vatandaş olarak bugünlerin keyfini çıkarmaya bakın. Bir ay sonra yine eski tas eski hamama döneceğimizden kuşkunuz olmasın…

 

ZİRVEDEKİLER
Mehmet Ali Talat:  Tartışılan Maraş konusunda ayakları yere basan tek açıklama Talat’tan geldi: “Maraş’ın karşılığının çok iyi hesaplanması lazımdır. Dediğim gibi ben taraftarı değilim ama bunun olması halinde Türk tarafı örneğin limanların açılması, havaalanının uluslararası trafiğe açılması ve diğer izolasyonların kaldırılması gibi konularda istekli olmalıdır. Ha eğer Maraş iyi niyet göstergesi olarak verilip hiçbir şey istenmezse, Rum tarafı kesinlikle bütünlüklü çözüm yerine parça parça çözümü tercih edecektir”…
  

DİPTEKİLER
Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği: AİHM’nin Türkiye’yi mahkum eden kararından sonra gözleri açılmış da, Rumların yaptıkları mezalimi dava edeceklermiş. Günaydın. Şu son dava açılalı 20 sene oluyor. Kararın verildiği tarihle, cezanın kesildiği tarih arasında 14 yıl var. Şimdi mi aklınıza geliyor. Bizde dernekler, tören dernekleri. Başka bir şey değil. Vazgeçin Allah aşkına. Bari şehit ailelerini incitmeyin…