Kıbrıs

Sekiz yaşında konuşamıyor

KKTC’de “konuşma engelli” birçok çocuk, ailesinin maddi imkanı olmadığı için dil terapistinden hizmet alamıyor.

Ülkemizde mesleğinde uzman birçok “dil terapisti” devletten bağımsız hizmet verirken devlet hastanelerimizde veya devlete bağlı diğer kurumlarda hizmet verecek bir dil terapistinin olmaması büyük bir eksiklik olarak toplumun önünde duruyor.
Lefkoşa’da ikamet eden 8 yaşındaki A.A., dilini kullanamadığından konuşamıyor. Göz bebeklerinde ve göz kapaklarında da sorun olan küçük A.A.’nın ayrınca ağzındaki tüm dişleri çürük durumda.
Beş yaşındaki bir çocuk zekasına sahip olan A.A., eğitim gördüğü Gönyeli İlkokulu’nda haftanın üç günü öğretmeni Melek Kanlı’nın özel eğitim programına katılıyor ancak küçük A.A.’nın kendini ifade edebilecek kadar konuşabilmesi için ayrıca hafta 3 kez de 45 dakikalık seanslarla bir dil terapistinden yardım alması gerekiyor.
KKTC’de çalışma izni ile ikamet eden anne ve babasının maddi imkanı yeterli olmadığından özel dil terapisti seanslarından faydalanamayan küçük A.A., KKTC’de devlete bağlı bir dil terapisti olmamasının eksikliğini yaşanlardan biri.

Akgöz: Tek arzum çocuğumun konuşabilmesi
Küçük A.A.’nın sağlık durumu ile ilgili Havadis’e konuşan anne Güldane Akgöz, hayattaki tek arzusunun küçük A.A.’nın konuşabilmesi olduğunu söyledi.
A.A.’daki bazı sağlık problemlerini henüz bebekken fark ettiğini söyleyen anne Güldane Akgöz, birçok sağlık sorununun çözümlendiğini ancak konuşabilmesi için düzenli olarak bir dil terapistinden yardım almasının şart olduğunu kaydetti.
“KKTC’de devlet bağlı görev yapan bir dil terapisti yok, özel sektörde hizmet veren dil terapistinin maddiyatını karşılayacak güç de biz de yok” diyerek, çaresizliğini gözyaşları içerisinde anlattı.

Sağlık Bakanlığı’na çağrı
Sağlık Bakanlığı’ndan durumunu anlatabilmek için birçok kez randevu talep ettiğini ancak bir türlü Bakan ile görüşme imkanı bulamadığını söyleyen Güldane Akgöz, “Daha önce Sağlık Bakanımız ile görüşmek için birçok kez randevu talebinde bulundum ancak zannederim işlerin yoğunluğundan bir türlü vakit bulunamadı ve bana randevu verilemedi. Havadis aracılığı ile Sayın Sağlık Bakanımıza sesleniyorum. Lütfen sesimi duysun ve derdimi dinlemek için bana randevu versin” dedi.

“Çocuğumun engelli olduğunu kabullenemiyorum”
Güldane Akgöz, şunları söyledi:
“Çocuğumdaki birtakım sağlık sorunlarını henüz bebekken fark ettim. İlk önce gözleri dikkatimi çekti. Göz bebekleri normal boyutta değil, birbiri ile farklıydı. Göz kapakları düşüktü. Hemen hastaneye başvurduk ve çocuk detaylı bir sağlık kontrolünden geçirildi. Yapılan tetkikler sonucu kalbinde ve böbreklerinde bir takım sorunlar tespit edildi. Öncelikli olarak kalp ve böbreklerindeki rahatsızlıkların giderilmesi için gereken tedaviyi başlattık ve başarılı sonuç aldık. Ancak gözlerindeki sorunlar konusunda aynı başarıyı sağlayamadık.
Türkiye’de çocuğu muayene eden doktorlar ve devlet hastanesi, yüzde 75 engelli olduğunu, zekasının 3 yaş geri olduğunu ve konuşamadığını belirterek engelli kimliği alabileceğimizi söyledi. Almadım. Çünkü ben çocuğumun engelli olduğunu hiçbir zaman kabullenemedim, kabullenemiyorum da.”

Umudum KKTC Devleti
Bir anne olarak evladımın bu durumda olmasına da dayanamıyorum. Sekiz yaşında ama beş yaş zekasını taşıyor, konuşamıyor, halen salyaları akıyor, ağzındaki tüm dişleri çürük. Çocuğumun konuşabilmesi için haftada 3 gün 45 dakikalık seanslarla dil terapistinden yardım alması gerekiyor ama devlete bağlı çalışan bir dil terapisti olmadığından yararlanamıyoruz. Özel hizmet veren dil terapistlerine de bizim maddi imkanımız yok. Çok çaresizim. Tüm umudum KKTC Devleti. Dilerim sesimi duyar ve çocuğuma yardımcı olurlar” diye konuştu.

Etiketler


İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı