Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
KıbrısManşet

Şehrin ortasında sebze bahçesi güzel oluyor

Mehmet Bicim, “üretmek zor” diyenlere inat Başken Lefkoşa’nın Küçükkaymaklı bölgesinde mevsimlik sebze bahçesi kurdu. Mahmet amca hem kendi mutfağına, hem de dostlarının sofrasına dalından kopardığı sebzeleri taşımanın gururunu yaşıyor

Lefkoşa’da Küçükkaymaklı bölgesinde hala daha mevsimlik sebzeler yetiştirilen yeşil alanlara rastlamak mümkün. 1974 öncesi, Lefkoşa’nın büyük ölçüde sebze ihtiyacını karşılayan bostanlara ve bahçelere sahip olan bölge, yoğun yapılaşma sonucu bu özelliğini kaybetmek üzere. Bol su kaynaklarına sahip bölge astronomik arsa fiyatlarına yenik düşerek, tarım yapmaya uygun arazilerini her geçen gün kaybediyor.

Küçükkaymaklı’da halen küçük çaplı bahçecilik yapmakta ısrar eden ve yirmi yılı aşkın bir süredir bu hobisini sürdürmeye çalışan Mehmet Bicim’le konuştuk. Bicim, birkaç yıl önceye kadar beş-on dönümlük bir arazide mevsimine göre sebze yetiştiriciliği yapmış. Yaptığı işe uygun çok eskiden kalma verimli bir su kuyusuna da sahipmiş. Ancak son yıllarda bölgede yaşanan hızlı yapılaşma sonucu (biraz da yaşlandığını düşünerek) faaliyetlerini azaltarak bir dönümlük bir alana indirgemiş.

Mehmet Bicim’e bu sezon neler ektiğini ve nasıl bir verim elde ettiğini soruyoruz. “Her yaz sezonunda olduğu gibi, patlıcan, biber çeşitleri, böğrülce, salatalık, kabak çeşitleri mulihiya ve kavun ektim. Ancak, giderek dozunu artıran sıcaklar ve şimdiye kadar hiç bu kadarına rastlamadığım beyaz sinek saldırısı sonucu bazı türlerde hiç verim alamadım. Geçen sene çok iyi verim aldığım kavundan bu sene hiçbir tane bile elde edemedim. Kabaklar, salatalıklar ve mulihiyalar sıcaktan ve sinekten yanarak kurudular. Patlıcan, böğrülce ve biber çeşitlerinden bir miktar verim elde ettim.”

Mehmet Bicim yaygınlaşmaya başlayan beyaz sinek zararlısına dikkat çekiyor. “ Bu böcek yetişip tarlaya girdi mi, sadece sebzeleri değil, bazı ağaç türlerine bile zarar verebilir ve elinden ilaçlama yapmadan kurtulmak mümkün değil” diyor. Ancak ilaç kullanmaması gerektiğine inanıyor. “Yanlış bir şey yaparsak çoluk çocuğa yazık olur” diyor. Harcadığı bütün emeklerinin sonunda akrabaları ve komşularına ilaçsız sebze hediye etmenin bütün yorgunluğunu unutturduğunu söylüyor.