Havadis UBP’nin seçim harcamalarını manşetine taşıdığında, UBP Genel Başkanı Özgürgün “Bu UBP’nin iç meselesidir” diyerek bahtsız bir açıklama yapmıştı…
Biz de o zaman demiştik ki; “Kusura bakmayın beyler ama bu sadece sizin iç meseleniz değil. Bu, toplumun hesabını sorması gereken bir sorundur. Ortada bir suç var… Bizler Kıbrıs Türk halkı olarak demokrasiyi bu denli ayaklar altına alan, Yasalara kafa tutan bir uygulamanın hesabını soramazsak, bundan sonra demokrasiden de, hukuk devletinden de, şeffaflıktan da söz edemeyiz. Eğer bu usulsüzlükler cezalandırılmazsa, bundan sonra kimseden usulüne uygun davranmasını bekleyemeyiz”…
Yine bu konuda Avrupa’dan örnekler vermiş, orada siyasal partilerin herhangi bir kamu kurumu gibi, devletin denetim organlarınca denetlendiğini hatırlatarak, UBP’nin de bizzat kendisinin bu raporu denetime ve yargıya sunması gerektiğini vurgulamıştık…
Raporun yayınlandığının ertesi günü yani 7 Şubat’ta Toparlanıyoruz Hareketi, Anayasa Mahkemesi olarak görev yapan Yüksek Mahkeme’ye, “siyasal partilerin mali denetimi” ile ilgili dilekçe vermiş. Yüksek Mahkeme de Başsavcılığa bir yazı yazarak, Siyasal Partiler Yasası çerçevesinde işlem başlatılmasını istemiş.
Bir sivil toplum örgütü olayın üstüne gidince, diğer tüm siyasi partilerin hesaplarının da denetlenmediği ortaya çıktı. Ne utanç verici bir durum. Yüksek Mahkeme yazıyla sorduğu halde, cevap alamamış, aylar sonra bir daha yazmış…
Toparlanıyoruz Hareketi aynı başvuruyu Başbakanlığa da yapmış. Başbakanlığın bu konudaki cevabı hukuki açıdan doğru. “Biz yargıya müdahale edemeyiz” diyor. Kendisi de bir siyasi parti başkanı olan Başbakan’ın Başsavcı’dan işlem yapmasını talep etmesi mümkün değil. Bu olayın bir yönü. Ancak Yüksek Mahkeme’nin yazısı basına düşünceye kadar, CTP’nin de mali yönden denetime girmediğini bilmiyordu ama şimdi herkes öğrendi. Kendisi de, mali hesaplarını denetime sunmayan bir iktidar partisinden söz ediyoruz. Aynen kendinden öncekiler gibi…
Bakın dün Meclis’te Anayasa Mahkemesi’nin konuya ilişkin kararını okuyan CTP’nin hukukçu milletvekili Tufan Erhürman işte tam da bunları söylemiş. Bakın ne diyor;
“Bu karar siyasete neden güvenilmediğini ortaya koymaktadır… Çünkü siyasi partilerin hem Siyasi Partiler Yasası, hem de Anayasa gereği mali hesaplarını Anayasa Mahkemesi’ne sunması gerekir… Ancak partiler Anayasa ve yasayı ihlal etmiştir… Anayasa Mahkemesi 5 yıl önce Başsavcılık’a bu konuda yazı yazmış, ancak Başsavcılık 5 yıldır hiçbir şey yapmamıştır”…
Bu sözlerin üstüne artık söylenecek bir şey yok…
Şeffaflık, hesap verebilirlik, hukukun üstünlüğü… Sözüm tüm partilere, çıkartın bu sözcükleri parti programlarından, çünkü yakışmıyor…
YERİN KULAĞI VAR
MUTABAKATINIZIN ARKASINDA DURUN:
Başbakan önceki gün, kablo ile elektrik getirilmesi konusunda anlaşma imzalamadıklarını söylediğinde, “Sendika geri adım mı attırıyor” demiştik. Biz yazımızı gönderdikten sonra, gazete360 haber sitesinde, resmi belge yayınlandı. Orada tarafların konunun ileri götürülmesi üzerinde mutabakata vardıkları açıkça belirtiliyor. Dün Meclis’te Maliye Bakanı Zeren Mungan’ı dinledik. ”İmzalandığı söylenen belge, teknik bir görüşmenin tutanağı olarak değerlendirilmeli” diyordu. Anlamıyorum, neden “Evet biz buna inanıyoruz, yapılması için de niyetimizi ortaya koyduk” denmiyor? Masada konuşulan başka, halka söylenen başka…
YAPMAYIN SAYIN BAŞBAKAN:
Polis Genel Müdürü, 366 geçici sorunu, özelleştirme ve daha niceleri. Hiçbirinde krizi yönetme becerisi ortaya konamıyor ne yazık ki… Elektrik konusunda imzalar atılmış, her şey konuşulmuş anlaşılmış. Ya yapılanlardan haberi yok, ya da bizimle dalga geçiyor. Son söyledikleri ile resmen gülünç duruma düşüyor. Seçim öncesi meydanlardaki Yorgancıoğlu ile, Başbakan Yorgancıoğlu arasında 6 ayda bu kadar değişim nasıl olabilir..?
DÖRDÜNCÜSÜ YOLDA:
UBP, 2009’da kazandığı oylarla tek başına geldiği iktidardan, yine kendi vekillerinin oylarıyla Haziran 2013’te gitmişti. O günden bugüne tam on ay geçti. Bir yıl içerisinde düşürülen UBP hükümeti de dahil, bugüne kadar Sibel Siber hükümeti ve Özkan Yorgancıoğlu koalisyon hükümeti dahil tam 3 hükümet gördük. Dördüncüsünün de eli kulağında. Bir yılda dört değişik hükümetin olduğu bir ülkede icraat beklemek, ölü gözünden yaş beklemek gibi bir şey…
KAFALARDA BİTTİ:
CTP milletvekili Asım Akansoy Twitter’dan attığı sert mesajlarla CTP -DPUG hükümetini resmen bitirdi. Akansoy, “Bu işin şakası yok. Halka karşı sorumluluklarımız var. Ya verdiğimiz sözlerin arkasında durur ve gerekeni yaparız ya da yeniden yola çıkarız. Yol, ya yeni hükümet ya erken seçim..!” diyor. Hatta Sonay Adem, daha da ileri giderek, “Benim için bu hükümet zaten yoktur” deyiverdi. Vatandaşsa, 6 aydır verdikleri sözleri yerine getirmeyenlerin bundan sonra ne yapacağına kuşku ile bakıyor. Öyle görünüyor ki hükümet, kafalarda bitti. Devam kararı alırlarsa, bu görüntüyü tersine çevirmeleri gerekecek. Yoksa, eninde sonunda bu hükümet bitecek.
İKİSİ DE BIRAKMAK İSTEMİYOR:
Bugün hükümet için kader günü deniyor. Aslında hükümetin kaderi kurulduğu gün belli olmuştu ama her neyse. Şimdi bugün iki başkan krizi aşmaya çalışacaklarmış. İddia ediyorum, görüşme sonrası her ikisi de çıkıp, hiçbir sorun olmadığını, hükümet ile diğer konuların birbiriyle karşılaştırılmaması gibi bilindik sözler söyleyecekler. Çünkü ikisi de biliyor ki, koltuktan vazgeçmek öyle kolay değil…
KÜÇÜK OTELLERİMİZ REKLAMA İNANMIYOR MU:
Türkiye’deki dostlar, sosyal medyada “Küçük Oteller” internet sitesinden bir Girne fotoğrafı atmışlar. Gayet hoş bir fotoğraf. Görünce merak ettim, bakalım sitede bizim hangi küçük oteller var diye. Kıbrıs’a nasıl gidilir, ne yenir içilir, tarihi nedir, her şey, ama her şey var. Güzel bir tanıtım. Sürekli olarak zarar ettiklerini, teşvik istediklerini söyleyen küçük otellerimizin bu sayfalardan haberi yok gibi. Sadece bir otel buldum. Her şeyi devletten bekleyerek nereye kadar…
ZİRVEDEKİLER
Gizem Çeliker Akandere: GİAD eski Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Akandere, Türkiye Genç İş Adamları Konfederasyonu’nun yönetim kurulu üyeliğine seçildi. Ülkemizin aydınlık yüzlerinden sadece birisi olan Gizem’i kutluyoruz. Gençlerimiz bilgi ve becerileriyle ambargo ve sınırları bir bir yıkıyorlar…
DİPTEKİLER
Ersin Tatar: Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun sağ partiler üzerinde etkisi olduğu yönünde yapılan eleştirilere yanıt veren Tatar, bu yöndeki iddiaları “asparagas” olarak yorumladı: Tatar, “Doktor Derviş Eroğlu bu soruyu sorarsanız size kesinlikle böyle bir şeyin olmadığını söyleyecek” iddiasında bulundu. Hiç güleceğim yoktu vallahi, Allah Ersin Bey’den razı olsun…
































