ManşetRöportaj

Sedef Altınbaş Akacan: Önce devlet güçlendirilmeli






ÇOHAV Mütevelli Heyeti Başkanı Sedef Altınbaş Akacan, HK Ajans’a vakıf çalışmalarını ve yeni hedefleri olan hastane projesini anlattı

HK Ajans

Bu hafta sizleri ÇOHAV, Kıbrıs Çocuk Hastalıkları Araştırma, Önleme ve Tedavi Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı İş insanı Sedef Altnbaş Akacan ile buluşturuyoruz. Hem bir iş insanı, hem de bir anne olan Sedef Altınbaş Akacan, çocuk hastalıkları konusundaki hassasiyeti karşısında bir vakıf kurarak bu konuda çalışmaya başlamış.




Röportaj öncesi uzun uzun kendisi ile sohbet ederek amaç ve hedeflerini dinledik. Uzun süre yurt dışında yaşamış birisi olarak deneyimlerini ülkemize taşımayı arzulayan Akacan, herkese mesaj vererek  özel sektör ve birey olarak güçlenmek için öncelikle devletin güçlü olması gerektiğine vurgu yaptı. Devlet hastanelerindeki mekanik eksikliklerin giderilmesi için bağışlarda bulunduklarını anlatan Akacan, ülkedeki imkanların çoğaltılması durumunda yurt dışındaki hekimlerinde ülkelerine geleceklerine inanç belirtti. Devlet raporu ile hasta çocuklara yardımcı olma arzusunda olduklarını ifade eden Akacan, ilerde bir çocuk hastalıkları hastanesi, okul  ve engelli çocuklar için bir merkez yapmak istediklerini de söyledi. İşte detaylar…



Uluslararası eğitim

SORU: Öncelikle kamuoyunun sizi daha yakından tanıması için bize kendinizi anlatır mısınız?

ALTINBAŞ: Lefkoşa doğumluyum, 13 yıl Kıbrıs’ta eğitim gördükten sonra lise eğitimim için İsviçre’ye gittim.Liseyi bitirdikten sonra da üniversite eğitimimi  İngiltere’de tamamladım. Daha sonra Türkiye’ye döndüm ve master eğitimimi orada aldım, ailemin yanında. Evlendikten sonra da Kıbrıs’a geri dönüş yaptım. Tabii ara ara tatillerimi hep Kıbrıs’ta yaptım okullarımdam fırsat buldukça. Beş buçuk yıldır buradayım. Anlatmam gerekirse, akademik kariyerime devam ediyorum. Şu anda doktorayı bitirdim. Girne Amerikan Üniversitesi’nden mezun oldum. Daha da ilerlemek istiyorum, Profesörlüğe kadar, eğer şansım elverirsem ve zaman ayırabilirsem. Altınbaş Şirketleri’nde yönetim kurulu üyeliğim var. İş geliştirme aşamalarında daha çok dahil oluyorum çalışmalara. Biliyorsunuz yeni jenerasyon olunca ,iş geliştirme aşamaları daha verimli ve daha kıymetli oluyor şirketler için.

 

Önce devleti iyileştirmeli

SORU: Özel bir yer kurulurken hep devlet dışlanır gibidir ancak siz, ısrarla devletle birlikte, onun için bir şeyler yapmaktan bahsediyorsunuz. Bu konuyu biraz açabilir miyiz?

ALTINBAŞ: Ben Avrupa’da 9 yıl yaşadım. Dünyanın çoğu ülkesini gezip görme ve kültürel faaliyetlerinde bulunma imkanı buldum. Burada şunu gözlemledim senelerce. Devletler güçlüyse eğer, önce kendi devlet birimleri kuvvetlidir, ondan sonra özel sektörler kuvvetlenir. Özel sektörün kuvvetlenebilmesi için devletin ona kapı açabilmesi gerekir. Toplum bunu yanlış algılamamalıdır. Toplumda, çok ciddi rakamlarla hastaneler kurabilirsiniz. Ben buna karşı değilim. Kesinlikle teşvik edilmesi gerekiyor. İnsanların ticari yapılar kurup, hastaneler açmaları çok güzel bir şey. Fakat, sizin devlet kuruluşlarınızın yardıma ihtiyacı var ise, mekaniği yok ise, siz gerçek anlamda, kariyerinde ilerlemiş doktorları da çekemezsiniz, doktorları da çekemezsiniz. Dolayısıyla, önce devleti iyileştirmeniz lazım, önce devlet kuruluşlarında en iyi medikalin, en iyi mekaniğin, en iyi doktorun olması lazım ki özele yardımcı olabilesiniz. Bütüm toplumlarda prosedür böyle işlerken, bizim toplumumuzda da bunun böyle olması gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle ben, adımımı atarken doğru prosedürden gitmek istedim. Devlet hastanelerinde koşul –şart iyi olduğu zaman siz ne yapabilirsiniz, özel sektörde dahi olsanız bir “alo” diyerek onların deposundan gerekli medikali alabilirsiniz. Çünkü önce devlete verilir. Aşılar, bütün hastalıklar devlet tarafından araştırılıp, Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanır ve denir ki özel sektöre, “şu şu aşıları yapabilirsiniz” veya devlet okullarına gidilir. “Bize şu aşılar geldi çocuklara yapılması gerekir.” denir.Salgın varsa bildirilir. Kısacası, bütün her şey devletten çıkar. Devletiniz eğer güçlü ise, diğer ülkelerin yaptığı gibi eğer sivil toplum örgütleri toplanıp da, devleti güçlendirmeye çalışırsa çok şey değişir. Devletin ulaşamadığı yerler vardır, ulaşamadığı noktalar nedir. Örneğin,ülkede yardıma muhtaç insanlar vardır, devlet büyüklerine gidemez ama, toplum içinde yaşayan insanlara gidebilir. Yol olursunuz, eğitiminizle, kültürünüzle. Dersiniz ki, “ Bakın, bizim devlet hastanemizde böyle bir olanak var, gelin sizi yararlandıralım. Burada çocuğunu tedavi et” dersiniz. O hastalığın üremesine engel olabilirsiniz. Bu da bir yoldur. Ama önce devletten çıkar her şey. Devlet ne kadar iyi olursa, o kadar araştırma  yapılabilir. Örnek vereyim. Bir çocuk doğarken, sağlıklı mı, sağlıksız mı doğabileceğinin testini devlet hastanesi yapmalıdır. Eğer testini devlet hastanesi onaylarsa, o evlat doğmaması gerekiyorsa doğmaz. Ama koşulu şartı iyi ise, siz muallakta bırakılan bir anne iseniz, zaten o çocuğu doğurmak zorunda kalırsınız. Ben de diyorum ki, bütün ticari, bütün maddi yapılacak olan yardımlar önce mekanik anlamda birimlere yapılsın, donanımlandırılsın devlet hastaneleri. Zaten koşullar iyileştiği zaman doktorlarımız gelip de içinde çalışmak isteyecektir. Ama bunu yaparken toplumlu bilinçlendirmek gerekir. Doktorlarımızın ne kadar iyi bir iş yaptığını, aslında yapabileceklerinin en iyisini yapabildiklerini anlatabilmek lazım. Toplumu isyana değil, çözüme ulaştırmak için çalışıyoruz.

ÇOHAV’ın devreye girmesi için devlet raporu şart

SORU: Aileler hangi durumlarda ÇOHAV’a başvurmalı?

ALTINBAŞ: Hasta bir çocuk var ise, eğer araştırılması gerekiyorsa hastalığının, eğer tedavi görmesi gerekiyorsa, hastalığının önlenebilmesi gerekiyorsa o zaman ÇOHAV devreye giriyor. Ama ÇOHAV’ın devreye girebilmesi için devlet hastanelerinden rapora ihtiyaç var. Sağlık raporu alabildiği zaman, “ Biz bu çocuğun araştırmalarını belli bir kısma kadar yaptık. Yeterli olamadığımız için maddi konuda desteğe ihtiyacı var. Sizden yardım alabiliriz” dediği zaman biz müdahale ediyoruz.  Tüm bilgiler web sitemizde var. Oradan da bilgileri alıp biz ulaşabilirler. Bu kadar donanımlı şekilde talepte bulunmamızın nedeni, gerçekten ihtiyaçlı, gerçekten devletin onayladığı ve çözüm bulamadığı noktada maddi desteği gösterebilmektir amacımız.

Danışma Kurulu’muz bizi yönlendiriyor

SORU: Biraz daha somuta indirgersek ÇOHAV ne gibi yardımlar yapıyor?

ALTINBAŞ: Maddi konularda Danışma Kurulu’muz devreye giriyor. Danışma Kurulu’muzun yapabileceği doktor olanağı sağlayabilmektir kurduğu network ağı ile. Tahlil mi gerekiyor veya çocuğun yoğun bakımda mı kalması gerekiyor bir özel hastanede veya başka bir birimde. Veya çocuğun başka bir ülkeye mi gönderilmesi gerekiyor, ama koşulu şartı iyi değil ve sağlık raporu da elinde ama anne – baba gönderemiyor. Zaten anne –baba gönderebilse de kendisi kalacak yer bulamıyorsa biz o zaman kesinlikle yardımcı olmak istiyoruz.

Nefes’in tedavileri güzel gidiyor

SORU: Bir örnek vermek gerekirse. Sevgili Nefes gibi vakalarda mı devreye giriyorsunuz?

ALTINBAŞ: Evet. Nefes’e bizim de çok yardımımız oldu. Biz biliyorsunuz farkındalık fuarında da yerimizi aldık. Nefes’in ailesi bize ulaşmıştı ve gerek tüm araştırmalarında, gerekse tedavisinin sürecinde maddi olarak desteğimiz oldu. Toplumu da hareketlendirmek için destekte bulunmak istedik ve güzel sonuçlar elde etmeye başlıyoruz. Nefes’in de tedavileri güzel gidiyor.

Çocuk hastanesi hedefimiz

SORU: Biraz hedeflerinizden de bahseder misiniz bizlere?

ALTINBAŞ: Bizim projelerimizden bir tanesi engelli çocuklar yararına yapabileceğimiz, onların rahat kalabileceği, rahat eğitim görebilmeleri için, sosyal topluma katılabilmeleri için etkinlikler olacak. Maddi olarak toplamamız gereken bir miktar para olacak. Bunlar için bir fizibilite raporları hazırlıyoruz, ardından da bunları Danışma Kurulu’muza sunuyoruz onay için. Bizim hedeflerimizden bir tanesi, önce engelli çocuklara yardımcı olabilmek. ÇOHAV’ın hedeflerinden biri de hasta çocuklara okullar açıp, onların da okuyabilmelerini sağlayabilmek. Bir diğeri de, çocuk hastalıklarını içeren bir hastane açabilmek. Bu hastanenin içinde yeni doğandan tutun da 18 yaşına kadar hangi çocuğun ne tedaviye ihtiyacı varsa orada olacak. Dolayısıyla, burada altını çizmek isterim. Çocuk hastanesi dediğiniz zaman, çocuk hastanesine özel  mekanik ürünler alıyorsunuz. Çocuk hastanesine özel sağlık personeli alıyorsunuz ve adamızın da kapıları çocuk adına açılmış oluyor. Örneğin,Türkiye’de çocuk hastalıkları üzerine çalışan araştırma hastaneleri de var. Biz de istiyoruz ki, hem o hastaneyi kurabilelim, hem de bilimsel anlamda laboratuvarlar kurabilelim ki yeni hastalıklar konusunda çalışma yapılabilsin. ÇOHAV olarak biz bu kadar ileri gitmek istiyoruz. Gideceğimizden de eminim, çünkü toplumda çok güzel bir etki yarattık. Yardım etmek isteyen çok insan var. Eminim yapacağız kısa sürede. Biz on yıllık proje diye koyduk ama 5 yıl gibi görünüyor şu anda. Aldığımız yardımlardan dolayı. Bizimle iletişime geçmek isteyen birçok kişi ve kurum var. Dolayısıyla, ben inanıyorum ki devletimiz de izin verecektir bu hastaneyi kurmamız için. Biz olanaklarımızı geliştirirsek, doktorlarımız da gelip ülkelerinde çalışacaklardır. Devlet hastanemizi geliştirmeliyiz. Bu konu çok önemli. Bizim tek ihtiyacımız olan farkındalık. Destek ve teşvik etmek gerekir, sürekli  eleştirir ve negatif olursak ilerleyemeyiz.





Başa dön tuşu