Cumhurbaşkanlığı seçimleri artık geride kaldı.
Cumhurbaşkanlığı için yarışan adayların kampanya döneminde hemen her konuda gür çıkan seslerinin konu gençlere gelince cılızlaştığına hep birlikte tanıklık ettik. Ada’nın umudu ve geleceği olarak görülen gençler, Tabella.org’dan Mustafa Özbilgehan’ın deyişiyle, yine seçim videolarında yer verilmekten öteye adayların vizyonlarında kendilerine yer bulamadı.
Seçimden galip çıkarak KKTC’nin beşinci cumhurbaşkanı olan Sayın Ersin Tatar’ın seçim döneminde gençlere yönelik en somut vaadini hatırlarsak, “gençleri, rutin mesajlarla değil, Cumhurbaşkanlığı mekanizmasına da katarak, geleceğimizi gençlerle birlikte şekillendireceğiz” şeklindeydi.
Artık seçim döneminde verilen vaatlerin eyleme dönüşme zamanı olduğuna göre, ben de bu yazı vesilesiyle Sayın Cumhurbaşkanı Tatar’a gençlere yönelik verdiği sözü hatırlatmak isterim.
Seçimlere katılımın demografik ayrıntılarını tam olarak bilmesek de, düşük katılım oranlarının Kıbrıs Türk toplumunun bıkkınlığının yanı sıra siyasete ve siyasilere bakış açısıyla da yakından ilgisi olduğu kanaatindeyim. Kıbrıslı Gençler özelinde konuyu incelersem, gençlerin siyasete yönelik bakış açıları aslında sorunu açıkça ortaya koyuyor, tabii dinlemek ve anlamak isteyene.
Bu hafta Friedrich-Ebert-Stiftung ve PRIO Kıbrıs Merkezi tarafından yayımlanan ve sahası Kasım 2019-Ocak 2020 tarihleri arasında adanın her iki kesiminden toplam 500 gençle (18-35 yaş arası) telefon üzerinden tamamlanan anket çalışmamda, Kıbrıs’ta gençlerin siyaset, barış ve toplumlararası diyaloga ilişkin tutumlarına ışık tutmaya çalıştım.
Ada’da toplumlar arası devam eden ayrılığa rağmen her iki kesimde de gençlerin özellikle “siyaset”e ve “barış müzakereleri” konularında görüş birliğine vardıklarını söyleyerek başlayayım. Araştırmaya göre, Kıbrıs’ın kuzeyinde gençlerin yüzde 63,6’sı genel olarak siyasetle ya “çok az” ya da “hiç” ilgilenmiyor. Aynı oran güneyde ise yüzde 46. Bunun nedenini gençler “apolitik” kolaycılığıyla açıklamak elbette mümkün.
Peki, işin aslı gerçekten öyle mi?
Gençlere siyasette yeterince temsil edilip edilmediklerini sorduğumuzda, adanın kuzeyinde her 10 gençten sadece 2’si, güneyinde ise sadece 1’i yeterli temsil edildiklerini aktarıyor. Cumhuriyet Meclisi’ndeki yaş ortalamasının 50,6 olduğu ve 35 yaş altındaki milletvekili oranının ise sadece yüzde 2 (yazıyla iki) olduğunu düşünürsek gençler pek de haksız değil.
Gençler siyasetle ilgilenmiyor değil, geleneksel siyasetle ilgilenmiyor demek belki de daha doğru olacaktır.
Nitekim siyasi partilerin gençlik örgütleri/kollarından ziyade Kıbrıslı Türk gençler kendi çabalarıyla hayata geçirdikleri örgütlenmeler çerçevesinde hemen her konuya kafa yormaya gayret gösteriyor. Bunu yaparken herhangi bir siyasi partiyle ilişkileri olmadığını ise özellikle vurgulama gereği duyuyor. Lefkoşa Gençlik Derneği, Birleşik Krallık Kıbrıslı Türk Öğrenci Federasyonu, Bağımsız Gençlik Derneği ve Mağusa Gençlik Derneği bunlardan sadece birkaçı.
Üzerinde durulması gereken bir diğer konu ise gençlerin siyasi kurumlara ve kişilere yönelik duydukları güven seviyesi.
Güven sıralamasında en altta siyasi partiler (yüzde 8,4) yer alıyor. Bunu sırasıyla siyasiler (yüzde 8,8), hükümet (yüzde 14), meclis (yüzde 14,4) ve cumhurbaşkanı (yüzde 35,2) takip ediyor. Diğer bir deyişle, cumhurbaşkanının gençler arasındaki güven seviyesi diğer siyasi kurum ve kişilerle karşılaştırıldığında en yüksek seviyede diyebiliriz, tabii anketin yapıldığı dönem düşünüldüğünde bu güveni Sayın Mustafa Akıncı’yla da ilişkilendirmeyi unutmamak gerekiyor. Söz konusu kurum ve kişilere güven seviyesinin güneydeki gençler arasında da birebir aynı sıralamaya sahip olduğu görülüyor. Ne kuzey ne de güneyde siyasi partiler ve siyasiler gençlerin güvenini kazanabilmiş değil.
Dolayısıyla gençler “apolitik” açıklamasından ziyade gençleri bu noktaya getiren geleneksel siyasetin ve siyasilerin sorumluluğuna odaklanmak daha yerinde olacaktır.
Nitekim, yukarıda da vurguladığım üzere, gençler kendi üzerine düşen sorumluluğu yerine getirerek kendilerini ve toplumu ilgilendiren eğitimden sağlığa, ekonomiden çevreye her konuda düşünmeye ve tartışmaya devam ediyor. Aslında sadece bunula da kalmayıp, bu konulardaki düşüncelerini kendilerine, yine Mustafa’nın deyişiyle, “sus, alkışla ve sıranı bekle” diyen siyasilere de iletmek konusunda ellerinden geleni yapıyorlar.*
Barış görüşmeleri ve Ada’da olası bir çözüme yönelik ise gençlerin karamsar olduğunun altını çizmek gerekiyor. Anket sonuçlarına da yansıdığı üzere, kuzeyde gençlerin yüzde 51,2’si ve güneyde yüzde 84,4’ü müzakerelerin bir sonuca varmayacağı düşüncesinde.
Benzer şekilde, her iki kesimde de gençlerin yarısından çoğu Kıbrıs sorununun hiçbir zaman çözül(e)meyeceğini düşünüyor. Müzakerelerin 1968’den bu yana devam ettiği düşünüldüğünde, bu karamsar tablo normal diyebiliriz fakat aslında hiç de normal değil.
Peki sorun gerçekten gençlerde mi yoksa onları böyle düşünmeye iten geleneksel siyaset ve siyasilerde mi? Bence asıl sorun toplum liderleri sıfatıyla sorunun çözümüne ilişkin müzakereleri yürütmeye talip olan kişilerin vizyonlarında. Seçim sürecindeki tartışmalardan da açıkça görüldüğü üzere, alışılagelmiş ve geleneksel söylemlerin ötesine geçilemiyor, bu da gençlerin neden karamsar olduğunu gayet iyi şekilde açıklıyor.
Gençlerin bu karamsarlığını nasıl giderebiliriz sorusunun yanıtı ise aslında çok basit: gençlerin ne dediğine ve istediğine kulak vermek.
———
* Kıbrıs’ın kuzeyinden dört gençlik örgütünün girişimiyle geçtiğimiz yıl düzenlenen Kıbrıs Türk Gençlik Kongresi’nin açılış konuşmasından… Mustafa Özbilgehan, “Ben Bu Toplumdan Umudumu Hiç Kesmemiştim ki”, Tabella, 2 Eylül 2019, https://tabella.org/2019/09/02/ben-bu-toplumdan-umudumu-hic-kesmemistim-ki/
Dr. Cihan Dizdaroğlu, Marie-Curie bursiyeri olarak Coventry Üniversitesi bünyesindeki Güven, Barış ve Sosyal İlişkiler Merkezi’nde doktora sonrası araştırmacı ve yardımcı doçent olarak çalışmaktadır. Aynı zamanda Kadir Has Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nde öğretim görevlisidir. Yazıda bahsi geçen rapor, Avrupa Birliği’nin Ufuk2020 programı altındaki Marie Skłodowska-Curie bireysel bursları (796053) tarafından desteklenmektedir.


































