Günlük yaşamda bile pazarlık söz konusu oldu mu, her iki taraf ÇITAYI KENDİNE UYGUN olan noktadan başlatır.
Pazarlık, zaten ORTA YOLU BULMA STRATEJİSİDİR.
Son günlerde, Kıbrıs’la ilgili söylemlerde, anlatılmak istenenlere, PAZARLIK noktasından da bakmakta yarar vardır.
Türkiye Dışişleri Bakanı Fidan’ın Maria Cuellar ile yaptığı görüşmelerde, İKİ DEVLETLİLİĞİ vurgulaması, sol cenahta panikşeklindeki eleştirilere yol açtı.
Bu eleştiriler, Parçanın tümünü görememeden kaynaklanmaktadır. Nitekim özellikle Asım Akansoy’un Ulaş Barış ile yaptığı görüşme öne çıkartılarak, kısmen de tahrif edilerek, Türkiye basını da kullanılarak CTP yıpratılmaya çalışılmaktadır.
Gerek SOL BİRLEŞİK CEPHE çalışmalarını Lefkoşa Belediye Başkanlığı konusunu da kullanarak bozmaya yönelik açıklamalar, gerekse CTP-Türkiye çelişkilerini kaşımak, BARIŞ ve ÇÖZÜM İSTEMEYENLERİN cephesine mermi taşımaktadır.
Özellikle İKİ DEVLETLİLİK kavramını ele almaya çalışalım:
Bu kavram, gerek Annan Planının çökertilmesinde, gerekse Rum tarafının Montanasürecini baltalamasında, Rumlara gerekli tepkiyi göstermeye yönelik bir politikadan başka bir şey değildir.
Oysa her durumda, Kıbrıs’ta çözüm olacaksa, iki devletlilik kesinlikle ARAÇ olarak kullanılacaktır.
Ancak NASIL İKİ DEVLETLİLİK?
Burada Annan Planındaki kavramları yeniden hatırlatmak gerekmektedir:
Annan Planı’nda “Kurucu Devletlilik”, Kıbrıs’ta iki kesimli, iki toplumlu federal bir devletin (Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti) altında Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum halklarının kendi kendilerini yönetme yetkisine sahip, eşit statüdeki iki kurucu kurumu ifade eder.
Plan, iki kurucu devletin yetkilerini şu temel yapı ve prensiplerle düzenlemiştir:
1. Statü ve Egemenlik
Eşit Yetki Dağılımı: Kurucu devletler hiyerarşik bir ast-üst ilişkisine sahip değildir. Ortak (Federal) Devlete devredilmeyen tüm yetki ve görevler kurucu devletlere aittir.
Temsiliyet: İki kurucu devlet, federal parlamentonun üst kanadı olan Senato’da eşit (%50-%50) oranda temsil edilmektedir.
2. Kurucu Devletlerin Yetkileri
Kurucu devletler, plan kapsamında kendi iç işlerini düzenleyen çok geniş egemenlik alanlarına sahiptir:
Adli Sistem: Kurucu devlet seviyesinde yargı ve adli sistemin yönetimi.
Güvenlik ve Asayiş: Polis teşkilatının kurulması ve iç güvenliğin sağlanması.
Ekonomi ve Turizm: Bölgesel ekonomi, turizm, tarım ve çevre politikalarının belirlenmesi.
Eğitim ve Kültür: Eğitim müfredatı, kültürel faaliyetler ve spor yönetimi.
Yerel Yönetimler: Kurucu devletler kendi içlerinde yerel yönetimleri belirleme hakkına sahiptir.
3. Vatandaşlık ve Mülkiyet
İkili Vatandaşlık: Tek bir Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlığı bulunmaktaydı; ancak bu vatandaşlığı alan herkes aynı zamanda kurucu devletlerden birinin dâhili vatandaşlık statüsüne sahip oluyordu.
İkamet Sınırlamaları: Kurucu devletlerin kendi bölgelerinde demografik yapıyı ve toprak oranlarını korumak amacıyla, diğer kurucu devlet vatandaşlarının mülk edinme ve ikamet etme haklarına (belirli oranlar çerçevesinde) kalıcı kısıtlamalar getirme yetkisi vardı.
Annan Planına EVET diyen bir Türkiye, bu çerçevedeki iki KURUCU DEVLET ile sizce istediğini elde etmez mi?
BM , tarafları sonuçta bu pazarlık temelinde ikna edecektir.
ŞİMDİ YAPILAN İKİLİ GÖRÜŞMELER ve tarafların açıklamaları yerine, uzlaşılacak sonuç, BM nin ANNAN PLANINDA YAZDIRDIKLARIDIR.

































