İngiltere’de son günlerde ciddi ciddi işsizlik meselesi gündemdeki yerini koruyor. Hemen hemen her gün bu konuda gazetelerde haberler ve yorumlar var. İşsizliğin %16’nın üzerine çıkması ve özellikle genç işsizlerin artması beraberinde başka sorunları da getiriyor. İngiltere’de ciddi bir kesim işsizliğin en önemli sebeplerinden birinin ülkedeki göçmenler olduğuna inanıyor.
Covid-19 salgını sonrasında dünyada işsizlik oranlarının arttığı söyleniyor ancak eminim ki başka ciddi sebepleri de vardır. Örneğin İngiltere’nin AB’den çıkmasının ülkedeki işsizliği tetiklediğini düşünüyorum.
Geçtiğimiz günlerce yayınlanan bir araştırma sonucu genç işsizliği nasıl etkilediğini gösteriyor. Careerminds UK isimli bir kuruluşun yaptığı araştırmaya göre giriş seviyesindeki işler için bile işverenlerin en az 2.5 yıllık tecrübe aradığı ve bu nedenle lisans mezunlarının %33’ünün, yüksek lisan mezunlarının % 48’inin iş başvuruları reddediliyor.
Elbette ki bu oranlar çok yüksek. Bu nedenle gençler arasında son yıllarda “apprenticeship” uygulaması yaygınlaşıyor. Yani bir anlamda çıraklık… Üniversiteye gitmeyen de giden de böyle bir uygulamayı iş garantisi olarak görüyor. Elbette ki gençlerin bir kısmı erken iş hayatına atılma konusunda da istekli…
Hatta üniversitelerin özellikle uygulama isteyen bölümlerinde 3+1 sistemi gözüme çarpıyor. 3 yıl üniversite bir yıl uygulamalı… Anlaşmalı işletmelerde eğitim devam ediyor. Büyük bir olasılıkla da işletme sizi beğeniyorsa mezuniyet sonrasında işinize devam ediyorsunuz.
Bu ve benzeri uygulamalar KKTC’de de yapılabilir. Gerek meslek lisesinin son sınıfında gerekse de üniversitenin son yılında benzer uygulamalar hayata geçirilebilir. Belki de ülkede öğrenim gören gençlerin ülkede kalmasına da katkısı olur. Önemli olan üniversiteler ile işletmeleri buluşturacak ortamları yaratmaktır.
Tabii ki bizim burada yapmamız gereken meslek liselerinin dekalitesini artırmak gerekiyor. Öğrenci kalitesinden çok eğitim kalitesini artırmak en önemli hedef olmalı. Her bakımdan donanımı tamam, çağa ayak uyduran meslek liselerinin ülkenin ihtiyacı olan elemanları yetiştirmesi gerekiyor.
Hükümet edenler bu konularda kafa yorup, piyasanın ihtiyaçları doğrultusunda meslek liseleri ve üniversitelerdekiyüksekokulların eleman yetiştirmesine katkı koymaları gerekir.
Kıbrıs Türk Ticaret Odası, Kıbrıs Türk Sanayi Odası, Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası ve daha birçok işveren kuruluşu ile üniversiteler, meslek liseleri buluşturulmalı, bu buluşma için fırsat yaratılmalıdır.
Özellikle yerli istihdam konusunda ortak çalışmalar yapılabilir. Belki de yapılıyordur ancak kamuoyuna yansıyan bir şey yok.
Bir de ülkedeki genç işsizliği azaltacak adımlardan biri de teşvik politikası olabilir. Yani hükümet edenler veya Eğitim Bakanlığı, ihtiyaç fazlası bölümleri yayınlamaktan çok, en çok istenen bölümleri teşvik etmelidir.
Belki bu bölümler, bu alanlar için özel burslar vermeli. Yoksa ülkedeki 20’nin üzerindeki üniversite her sene binlerce öğrenci mezun etmekte, işsizler ordusuna yeni kişiler katmaktadır.
Dolayısı ile işsizlikle mücadele aslında iyi bir planlama ile başlar. Önce o planlamayı yapalım, sonrası daha kolaydır.

































