Köşe Yazarları

MASADAN KAÇIŞ YOK




Anastasiadis ile Tatar, Salı akşamı BM nin düzenlediği tanışma toplantısını yaptılar.

Toplantı 2 saate yakın sürdü.

Bu iki saatte Anastasiadis, Maraş konusunu gündeme getirirken, elini MASAYA VURAMADI.

Tatar da , Türklerin üzerindeki ambargoları ve izolasyonların devam etmesinin kabul edilemeyeceğini anlatmaya çalıştı.

Tatar, şimdiye kadar devam eden görüşmelerde, federasyon konusunda bir ortak noktaya gelinemediğini, yönetim modeli olarak başka alternatiflerin de tartışılması gerektiğini anlatırken, o da elini MASAYA VURAMADI.

Her iki lider, kendi kamuoylarına söylediklerinin başka, BM önderliğinde yapılan görüşmelerde gündemin başka olduğunu kabul etmek zorunda BIRAKILDI.

Şimdi , her iki liderin kabul ettiği, BM nin çizeceği rota belirleyici olacak.

BM, üç GARANTÖR ÜLKE ve İKİ TOPLUM LİDERİ’nin katılacağı 5 ARTI 1 formülüyle, gayrı resmi bir toplantı tarihini belirleyecektir.

Türkiye ve Yunanistan arasında Doğu Akdeniz ve Ege’de , Enerji Savaşlarının bitebilmesi için, iki ülkenin bir noktada uzlaşmasına ihtiyaç vardır.

Kıbrıs Rum yönetimi de, yeni seçtirilen Tatar yönetiminin, Türkiye ile birlikte son kez masaya geleceğini , aksi halde Maraş’ı kesinlikle kaybedeceğini, Doğu Akdeniz’deki DALAŞMANIN devam edeceğini kavramışsa, masada daha esnek bir politika izleyecektir.

Amerika zaten son bir haftada Kıbrıs ve Ege konusunda önemli açıklamalarda bulunmuştur.

Kıbrıs Rum yönetimine silah ambargosunu kaldırmasının şartlarından birinin Rus kara parasını dizginlemek, ikincisinin ise Rus SAVAŞ GEMİLERİNİN Kıbrıs limanlarından faydalanamamak olduğunu hatırlatan Amerika, aksi halde Kıbrıs Rum yönetimine karşı bir çizgi izleyeceğini yeniden hatırlatmıştır.

Amerika’nın diğer uyarısı NATO üyesi olan Türkiye ve Yunanistan’a olmuştu.

Türkiye ve Yunanistan arasındaki sorunları karşılıklı görüşmelerle ve  ADİL  bir şekilde çözmelerini istediğini, Amerikan yönetimi AÇIK BİR DİLLE taraflara iletmişti.

Türkiye’nin döviz alanında yaşadığı zorluklar, ülke içerisindeki orta sınıfı zorlarken, yoksullar da daha  da kötü koşullarda yaşamak zorunda kalmışlardır.

Türkiye’nin tüm komşularıyla yaşadığı çelişkiler, bazı kişiler tarafından, MİLLİYETÇİLİK, propagandasıyla örtülmeye çalışılsa da, EKONOMİK YAŞAM, daima TÜM PROPAGANDALARDAN daha fazla BELİRLEYİCİ olmaktadır.

BM, Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs’în içinden geçtiği zor durumda, bu güçlerden hiçbirinin MASAYI TERK EDEMEYECEĞİNİN  farkındadır.

Masayı terk edecek olanın uğrayacağı kayıplar çok açıktır.

Rumlar masayı terk etmeleri durumunda, Maraş’ı kesinlikle kaybedecekler ve artık FEDERASYON temelinde bir birleşmenin  olamayacağını, Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs’ta iki devlet veya İLHAK politikasına hız vereceklerini göreceklerdir.

Türkiye ise, bölgede kazan kazan politikasına dönüşün ancak, Kıbrıs konusunda daha esnek bir politika ile olabileceğinin farkındadır.

Kıbrıs sorununda olumlu yönde bir ilerleme Türkiye’yi AB ve ABD ‘ye daha fazla yaklaştıracak, bu da, Türkiye üzerindeki DÖVİZ BASKISINI rahatlatacaktır.

Masa kurulacak ve taraflardan hiçbiri elini MASAYA VURAMAYACAKTIR.

 







Başa dön tuşu