Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

SARAYÖNÜ KADARSINIZ…

Özellikle Amerika merkezli bazı gazete ve televizyonlar herifi “aptal” ve “cahil” ve “kaba saba” olarak nitelendiriyorlar ve tüm dünyaya öyle yayıyorlar ama durum hiç de öyle değildir.

Herif, ajandasını gayet net bir şekilde yürürlüğe koyuyor.

Seçim dönemi söylediklerini bir bir yerine getiriyor.

 

“Çin ile ticaretimizde ABD aleyhine büyük bir haksızlık vardır” demişti. Çin mallarına yüksek vergi duçarları uygulamaya başladı.

“Global ekonomi Amerika’nın icadıdır, bunu yapamazsın” eleştirilerine kulak tıkadı.

Amerika’nın bir yarısının ekolojik hayatını darmadağın edecek boru hattı döşenmesi için on binlerce insanın protestolarını kulak ardı etti ve boruları döşemeye başladı.

Zenginlere vergi indirimine gitti.

Avrupa Birliği ülkeleri dahil bütün dünya bağırıp-çağırdı ama İran ile imzalanan nükleer anlaşmadan tek yanlı çekildi ve İran’a yaptırımlara başladı.

Son olarak da dün itibarıyla tetiği çekti ve ABD elçiliğini Kudüs’e taşıdı.

Dünyanın bir yarısının itiraz ve protestolarına kulak tıkadı.

Ayaklanan Filsitinlilerin İsrail askerleri tarafından katliama tabi tutulmasını görmedi bile.

“Kudüs Yahudilerin kadim başkentidir, ona bu onuru iade etmekten mutluluk duyuyorum” diye nutuk salladı.

Yani diyeceğim şudur;

Yukarıda sıralananları yapan ABD Başkanı Donald Trump bize gösterilmeye çalışıldığı gibi ne bir cahildir ne de bir aptal.

Seçim kampanyasında ne söyledi ise (ki seçimden zaferle çıktı) bir bir yerine getiriyor.

Kendini o koltuğa oturanlara verdiği sözleri tutuyor.

Kendini o koltuğa oturtanlar devasa silah şirketleriydi, petrol tekelleriydi, ABD bankacılık ve borsa sistemini kontrol altında tutan Yahudi lobisiydi ve faşistlikle koşut görüşlere sahip olan dinci seçmenlerdi.

Trump onların temsilcisidir.

Onların istediklerini de bir bir yapmaktadır.

***

Peki, biz ne yapmaktayız?

Ne acıdır ki Trump’ın yaptıklarını adeta onaylarmışız gibi sessizce izlemekteyiz.

Filistin’i kan gölüne çeviren Netenyahu’ya ve onun patronu Trump’a bir adet laf bile söylemekten aciziz.

Netenyahu’nun Anastasiadis ile bir olup da gazla ilgili hertürlü numarayı çevirmesine karşın bile bunu yapmıyoruz.

Filistiniler kadim kardeşlerimizdir, bu bile aklımıza gelmiyor.

Avrupa Birliği değerleri falan deyip yırtınıyoruz ama “Ey Trump İran’a karşı yanlış yapıyorsun” diye yırtınan Avrupalılara “haklısınız” deme basiretinde bile bulunmuyoruz.

Hani hep denir ya;

“Bütün dünyamız Sarayönünden ibarettir.

Evet doğrudur.

Sağcımızın da solcumuzun da vizyonu Sarayönü kadardır.

O kadar sığ ve o kadar kısır…