Köşe Yazarları

Sapla samanı karıştıranlara


Huyumuzdur; bilmeden, anlamadan yorum yaparız. İnsanları tanımadan yargılayanlar da var. Kısacası en iyisini “biz” bilirizdir hep. Aslında herkesin ortak yaşadığı sorundur bu. Genel olarak ön yargı var insanlarda. Başkalarının anlattıkları ile geçinir, onlar üzerinden fikir üretir, yorum yaparız.  Genelde senaryoyu yazan da biz oynayan da. Kısacası “biz” hatanın en büyüğünü yapıyoruz. Bilmeden anlamadan yorum yaparak.
Gelelim bu yazdıklarımla siyaseti bağdaştırmaya.
Yıllardır bu mesleğin içerisinde biri olarak izlenimlerimi sürekli olarak paylaştım, yazdım. Yazarken de elim titremedi ama iki defa düşünerek kaleme aldım. Eleştirildiğim de oldu takdir edildiğim de ama asla “sapla samanı” karıştırmadım. Nedense karıştıranlar var. Yazdıklarımla taraf aldığımı düşünenler oldu. Halbuki ne kadar üzücüdür ki eleştirdiğim siyasetçiden çok “avukatları” konuştu.
Yazdıklarımın bu denli rahatsız edeceğini düşünmedim hiçbir zaman.
Bildiğim doğruları kaleme aldım. Gerek UBP gerek CTP gerek TDP gerekse DP-UG içerisinde.
Kolay bir süreçten geçmiyoruz. Elbette ki yazarken ince çizgiyi de korumak lazım ama gel görün ki yazdığım yazıların cıvığını çıkaranlar var. Her yazdığım yazının altında bir şey arayanlar elbette ki olacaktır ama durmasını bilmeli insan.
19 Nisan’a kadar seçimlerle ilgili hiçbir yazıyı kaleme almamaya karar verdim.
Taraf almamak adına ve kimsenin de yazdığım yazılardan yola çıkarak filim senaryosu yazıp, oynamaması adına.
Bir gazeteci demokratik ve etik kurallar çerçevesinde dilediği yazıyı kaleme alabilir. Kimsenin ille bir partiye taraf olması beklenemez. Gazetecinin görevi; yanlış gördüğü ya da doğru bulmadığı şeyleri kaleme alarak inceden eleştirmektir. Demek ki toplum olarak eleştirilere açık değiliz. Yazdıklarımız üzerinden yorum yaparak, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlar var. Ne üzücüdür ki bilmeden yapılan yorumların birçoğunun tanıdık insanlardan oluşması.
Bu süreçte kaleme alacağım ana konuların başında belediyelerimiz gelecektir. Aldığı belediyeyi daha iyi yerlere taşımak adına canla başla çalışan başkanlarımız varken tercihim bölgesel sorunları ele alarak, onlara bir nebzede olsa katkı koyabilmektir. Görünen o ki birçok belediyemiz de zor günler geçiriyor. Parasız ve destek almadan ayakta durmak adına direnen belediyelerimizin sorunlarını ele almak benim için çok daha anlamlı olacaktır. Kolay değil elbette. Yaşanan bunca sorunların gün yüzüne çıkması ve bir anda çözümlenmesi.
Belediyecilik profesyonellik ister. Bu yüzdendir ki bunca yıl kötü yönetilen belediyelerin acısını şimdiki belediye başkanları çekiyor. Sonuç ortada. Hükümet kendini düşünmekten belediyeleri unutmuş durumda. Can çekişen belediyelere dikkat lütfen, yarın çok geç olabilir…

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı