Röportaj

Sanata aşık bir kadın


Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde tango denilince ilk akla gelen isimler arasında yer alan Pembe Gaziler tam bir sanat aşığı

Hayata, 1978 yılında Avustralya’nın Sydney kentinde merhaba diyen Gaziler Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü'nü bitirdikten sonra, yine aynı üniversite ve bölümde, "Akdeniz Uygarlıklarındaki Kayık ve Yelkenli Gemilerin Plastik Açıdan Değerlendirilmesi" başlıklı tez konusuyla 3 yıllık yüksek lisansı tamamladı.

Masal gibi hikaye
“Tangoya nasıl başladınız” sorusunu duyunca gülümsemeye başlayan Pembe Gaziler’in gülümsemesinin nedeni tango ile tanışmasını anlatmaya başlayınca anlaşılıyor. Gaziler film gibi olan bu hikayeyi şu şekilde özetliyor:

Tangoya nasıl başladığım sorulduğunda önce bir gülümsüyorum her zaman… Biraz masalsı, biraz Türk filmlerini andıran tesadüfi karşılaşmayla hayat bulur tango bende… Bu konuyu konuşmak için ayrı bir röportaj olmalı sanırım. Gazeteci bir  arkadaşım demişti ki sizin tangoya başlamanız ve Kıbrıs'ta tangonun doğuşu ve gelişimi ile ilgili bir kitap yazılmalı. Teorik ve felsefi anlamda tangoyla tanışmam 1999 yılında Carlos Saura'nın, Ankara'da gösterime girdiği zaman izlediğim Tango filmiyle oldu. Pratikte ise 2003 yılında havaalanında tesadüfen karşılaştığım  eşim Mustafa Elmas'ın İstanbul’daki ilk tango workshopundan dönerkenki yıl oldu…
Benim için ne anlam ifade ediyor, tango 25 yaşımdan bu yana, tüm samimiyetimle, özverimle, hiçbir çıkar gözetmeden, sadece sevgi uğruna bu adada; doğurduğum, büyüttüğüm, yoktan var ettiğim, en imkansız koşullarda maddi manevi anlamda her şeyimi verdiğim, çoğalttığım, dünyalı olmayı başaran, 14 yaşına getirdiğim vazgeçemediğim, ben onu bıraksam da onun beni bırakmadığı en büyük değerlerimden bir tanesidir. Ne mutlu bana ki bu besleme ve beslenme sürecinde aynı dili konuştuğum eşim Mustafa Elmas ve tango ailemiz, gönül dostlarımız Kıbrıs'ta Tango için hep bir arada üretebildik ve üretmeye/çalışmaya devam ediyoruz.


 
“Sürekli davet alıyoruz”
Tango alanında her yıl uluslararası festivallere katıldıklarını anlatan Gaziler şu şekilde konuştu:

Seramik alanında en son 2012 yılında Stockholm'daki Mitteleuropa galerisinden kişisel sergi teklifi almıştım. Çok özel bir tecrübe olmuştu bu sergi benim için. Hiç tanımadığım insanlarla bir gün boyunca, saatlerce sergimden konuştuk. Onlar sordular, ben konuştum… çok ilgili ve bilinçli bir sanat topluluğunun içinde yer almak gurur vericiydi.
Tango alanında ise her yıl uluslararası festivallerden davet alıyoruz. Kimi zaman eşim ve ben eğitmen olarak, kimi zaman uluslararası tango orkestramız (Orqusta El Mediterraneo), kimi zaman DJ’lerimiz bazen de hoca, orkestra ve DJ olarak toplu katıldığımız festivaller oluyor. Bu yurtdışı festivallerine, Tango Kıbrıs Kültür Sanat Derneği ve BRT işbirliği ile yürüttüğümüz program, 'Beklerim Bir Tango' televizyon ekibi de katılıyor. Uluslararası festivallerde eğitmen ve orkestra olarak temsil aldığımız ülkeler arasında, Türkiye, Norveç, Ürdün, İsveç ve İspanya bulunmaktadır.

“Tango inanılmaz bir ivme kazandı”
“Adada  ilk başladığımız yıllar ile bugüne baktığımızda zor koşullara rağmen tangonun  inanılmaz bir ivme kazandığını söyleyebilirim. Orkestrası ile DJ’leri ile radyo programı ile, uzun soluklu ve kesintisiz dans geceleriyle, televizyon programıyla, sertifikalı eğitmenleriyle,  adada ilk ve tek olan derneğimiz Tango Kıbrıs Kültür Sanat Derneği sadece yurt içinde değil uluslararası festivallerde aldığı temsiliyetleri ile de profesyonel tango misyonunu dünyalı bir anlayışla sürdürmeye devam etmektedir.”

100’den fazla dansçı…
Gaziler, üç beş dansçı ile başladıkları tango derslerindeki dansçı sayısının şu anda 100’ü aştığını anlattı. Bu durumun kendileri için çok sevdirici olduğunu kaydeden Gaziler şu ifadeleri kullandı:
3-5 tango dansçısı ile başladığımız tango yolunda şu anda adanın kuzey ve güneyinde 100 den fazla daimi tango dansçısı ve öğrencilerimizin öğrencilerine kadar uzanan tango dersi veren çokça kurumlar bulunmaktadır. Bu yıl ise dernek olarak tango eğitmeni olmak isteyenler için ilk defa sertifikalı eğitim programı başlatmış bulunmaktayız.

***

Ankara’daki 8 yıl hayatının dönüm noktası oldu

Ankara’da geçirdiği 8 yıldan hayatının dönüm noktası olarak söz eden Gaziler, bu 8 yıl boyunca dünyayı ve hayatı keşfettiğini anlattı. Gaziler şu şekilde konuştu:
1978 Avustralya/Sydney doğumluyum. Şu anki yaşamımın şekillenmesine imkan tanıyan ilk 5 yılımın en güzel tohumlarının atıldığı yıllar bu özel şehirde geçti.
Ardından annem ve babamın, dolayısıyla da benim köklerimin bulunduğu Kıbrıs'ta yaşamaya başladık. Akrabalık ve komşuluk ilişkilerinin çok sıcak olduğu, özellikle annem sayesinde her yönüyle dolu dolu yaşadığım çocukluk yıllarım Türkmenköy'de geçti. Ve İlk gençlik yıllarım (1995-2003) yaşamımda yeni bir dönüm noktası oluşturan yeni bir şehirde geçer, Ankara'da. Üretkenlik, seramik, sanat, özgürlük, doyumsuz öğrenme isteği, yeniliklere karşı duyulan heyecan, unutulmaz arkadaşlıklar, ÜTK… dünyayı ve kendimi keşfetmeye başladığım dingin bir şehirde dinamizmi yüksek geçen dolu dolu 8 yıl. Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü'nü bitirdikten sonra, yine aynı üniversite ve bölümde, "Akdeniz Uygarlıklarındaki Kayık ve Yelkenli Gemilerin Plastik Açıdan Değerlendirilmesi" başlıklı tez konusuyla 3 yıllık yüksek lisansımı tamamladım, bu sürelerde iki yıl Ankara Atatürk Kültür Merkezi'nde seramik hocası olarak görevde bulundum.

“Hedefim öğretmen olmak değildi”
Eğitimini tamamladıktan sonra 2003 yılında Kıbrıs’a geri dönen Gaziler o yıllarda hiç istemediği halde para kazanmak için geçici öğretmenlik yaptığını anlattı. Gaziler ancak şimdi öğrencilerin yaşamalarına bir nokta da ışık tutabilmenin, onlarla birlikte üretmenin, onlarla birlikte problem çözmenin kendisi için büyük bir mutluluk olduğundan söz ederek şu ifadeleri kullandı:
2003’te Kıbrıs'a geri döndüm ve o zamanlar hiç istemeyerek de olsa para kazanabilmek amacıyla özel okul ve devlet okullarında geçici öğretmenlikler yaptım. İkinci yüksek lisansımı  eğitim bilimlerinde tamamladım ve şimdi devlete bağlı olarak ders verdiğim Teknoloji ve Tasarım öğretmenliğini yapmaya başladım. Bu süreçte hem kendimle hem de sistemle verdiğim büyük mücadele sonucunda, şu anda yaptığım mesleğimi çok seviyorum. Öğrencilerimin yaşamlarına bir noktadan ışık tutabilmek, onlarla birlikte üretmek, onlarla birlikte öğrenmek/ problem çözebilmek, sanatın- güzel olanın bir ucundan tutabilmelerine yardımcı olmak bana çok büyük bir meslek tatmini ve mutluluğu sağlıyor. Özellikle de son 3 yıldır geri dönüşüm odaklı büyük projeler yapıyoruz ve üretmek/ yaratmak dışında çevre bilinci ve sosyal sorumluluk duygularını da onlara dersimiz kanalıyla aktarabilmekten çok mutluyum.

“Hayatta hiç keşkem olmaması için Barcelona’ya gittim”
Hayatta “keşke” ifadesini sevmediğini sözleriyle yansıtan Gaziler, “Hayatta hiç keşkem olmaması için Barcelona’ya gittim” dedi. Gaziler,  “Mesleğimdeki olumlu gelişmelere büyük bir katkısı olan başka bir şehir ve eğitim yaşamım da 2009-2010 yılları aradın da rüya şehir Barcelona'da geçer. Avrupa Birliği fonu ile bir yıllık yüksek lisans programı için gittiğim Barcelona maceram hayatta hiç keşkelerimin olmaması için girdiğim bir yoldu. Bir Avrupa ülkesinde sanatı yakından yaşayabilmek… Modern Sanatlar ve Sanat Terapisi üzerine tamamladığım eğitimim, şimdilerde yeni bir kültür sanat mekanı olan Casa Duende'de bu birikimlerimi paylaşmak isteyen herkesle hayat buluyor” şeklinde konuştu.

Birçok sergiye katıldı
Yurt içi ve yurt dışında birçok sergiye katılan Gaziler’in eserleri yurt içi ve yurt dışında sergilenmeye devam ediyor. Gaziler şu şekilde konuştu:
Yurtiçi ve yurtdışında birçok karma sergide eserlerim sergilendi. Kıbrıs, Barcelona ve Stokholm'da olmak üzere 3 kişisel sergilerim oldu. Avrupa Birliğinin desteğiyle gerçekleşen Collisions isimli Uluslararası Modern Sanat Sergisinin küratörlüğünü yaptım. Yurt içinde ve yurt dışında, devlet ve özel kurumların koleksiyonlarında eserlerimin bir kısmı sergilenmeye devam ediyor. Tango Kıbrıs Kültür Sanat Derneğinin genel sekreterliğini ve Casa Duende Kültür Sanat evinin koordinatörlüğünü sürdürüyorum. Kıyafet ve takı alanında, TerraRosa Design ismiyle kendim için ve özel talepler üzerine tasarladığım  ürünlerin üretimine devam etmekteyim.

Detaylı bilgi için: terrarosadesign.blogspot.com
pembegaziler.blogspot.com
tangocyprus.com

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı