Seyahat

SALZBURG   


Birkaç ay önce Avusturya’nın başkenti Viyana ve Salzburg yakınındaki Hallstatt ile ilgili yazı dizimi sizlerle paylaşmıştım. Bugünkü rotamız ise yine Avusturya olup başkent Viyana’nın 270 km kuzey batısında yer alan SALZBURG’ şehridir. Adını birçok kez duyduğum bu şehri ziyaret etme fırsatını ancak geçen yıl yakalamıştım. Salzburg, Salzach nehrinin kıyısında kurulmuş olup 150.00 nüfusu ile adını aldığı eyaletin 4.cü büyük şehri olma özelliğini taşımaktadır. Aslında şehrin adı bölgede bulunan tuz madenlerinden gelmektedir.

Ercan Havalimanından İstanbul aktarmalı Salzburg W.Amadeus Mozart Havalimanına uçabilirsiniz. Bu uçuş İstanbul ‘dan 2 saat 30 dakika sürmektedir. Yine ayni şekilde aktarmalı olarak uçuşunuzu Larnaka Havalimanından da yapabilirsiniz. Bilet fiyatları ise takribi olarak her iki havalimanından €280- €350 arasında değişmektedir. Bizler Viyana gezimiz sonrası Salzburg’a geçtiğimizden bu güzergahı tren ile yapmayı uygun bulduk. Böyle olunca da tren biletlerimizi seyahate çıkmadan tahmini 3 ay öncesinden internet üzerinden almıştık.  Wien Westbahnhof – Salzburg Hbf arası hızlı trenler ile yapılan yolculuklar 2 saat 30 dakika sürmekte olup bilet fiyatları ise tek yön €34’dan başlar. Ancak biz erken rezervasyon ile biletlerimizi çok daha ucuza yani €18 ‘dan almıştık. Yeni ve temiz olan trenlerde lüks bir şekilde yaptığımız seyahat sonrası Salzburg’a varmıştık. Şehre varır varmaz şehir merkezindeki otelimize yerleştik. Kısa bir dinlenmenin ardından ise şehri yürüyerek gezmek için otelden çıktık.

Salzburg 1997 yılında UNESCO Dünya Mirasları listesinde yer aldı. Günümüzde şehir hem Barok tarzı birbirinden güzel yapılarıyla hem de klasik müzik bestecisi olarak 18. Yüzyılda Salzburg’da doğup 36 yaşında ölen ve kısacık hayatında toplam 622 eser bırakan sanatçı Wolfgang Amadeus Mozart’ın şehri olarak da bilinir. Şehir Alp dağlarının eteğinde oluşundan dolayı kışları soğuk ve karlı yazları ise sıcak geçmektedir. Kasım- Şubat arasında kar yağışından dolayı bu dönemde kayak sporu yapmanız mümkündür. Özellikle şehir çevresinde bu sporu yapmak isteyenler için kayak pistleri yapılmıştır.  1995 yılında Avrupa Birliğine giren ülkede kullanılan para birimi Euro’dur. Salzburg’da Avusturya Almancası yanı sıra, Slovence, Macarca ve İngilizce de konuşulmaktadır.

Salzburg’da ulaşım

Şehirde toplu ulaşım olarak otobüs ve troleybüs vardır.  Büyük olmayan şehri dilerseniz yürüyerek veya bisiklet kiralayarak da dolaşabilirsiniz. Salzburg’a kadar gitmişken civarı yerleri de gezmek istiyorum diye bir düşünceniz varsa araba da kiralayabilirsiniz. Almanya sınırına çok yakın olan Münih’i de gezmeyi düşünürseniz Salzburg merkezden kalkan otobüslerden veya günü birlik tur düzenleyen tur şirketlerinden de faydalanabilirsiniz. Bu arada şehir merkezinde gezinti için birbirinden güzel faytonların da hizmet verdiğini unutmamak gerekir.

 

Salzburg’da gezilecek yerler

Rezidenzplatz Meydanı: Barok tarzı binaları ile günümüzde dünyanın farklı ülkelerinden gelen turistleri ağırlayan meydanlardan biridir. Bu meydan 1587 yılında Başpiskopos Wolf Dietrich tarafından inşa edilmiş olup meydanın tam ortasında ise kocaman ‘Residenzbrunnen’ olarak bilinen çeşme vardır. Bizler de günün ilk kahvesini buradaki kafelerin birinde yudumladık. Birbirinden güzel kafeler renkli çiçekler ile süslenmiş olup meydana ayrı bir güzellik katmaktadır.

Hohensalzburg Kalesi: Kale Türkçe’ de Yüksek Salzburg Kalesi anlamındadır. Meydanın doğusunda yer alan bu kaleye dilerseniz yürüyerek dilerseniz finükiler ile çıkarsınız. Bizler tırmanma konusunda deneyimli oluşumuzdan 294 basamağı çıkmanın hiçte zor olmayacağını düşünerek yürüyerek çıkmayı tercih ettik. Aslında bu kararı vermekle çok da iyi yapmışız. Yol boyunca farklı yerlerden Salzach nehri üzerindeki köprü ve Orta Çağ şehrinin muhteşem manzarasını kuşbakışı olarak görmek ve resimlemek ayrı bir güzellikti. Kale, 1077 yılında Salzburg Başpiskoposu Gebhard von Helfenstein tarafından gözlem kulesi olarak başlatılmış ve şehirden yüksekliği ise 506 metre olarak tasarlanmıştı. Bu yere daha sonraki yıllarda kale duvarları ve 17.yüzyılda ise Türklerin saldırı ihtimaline karşı burçlar eklenmiştir. Kale bir dönem İtalyan ve Nazi mahkumlarının tutulduğu hapishane olarak da kullanılmıştır. Kale içerisindeki müzelerde Rembrandt ve Rubens’in eserlerinin sergilendiği galeri ve kuklaların bulunduğu salonlar vardır. Askeri üniformalar, eski silahlar, zırhlar ve kan donduran işkence aletleri bu müzelerde sergilenmektedir. Kalenin avlusu ise toplar ve gülleler ile resim çekmek isteyenler için bir duraktır. Kale’deki müzelere giriş €15’dur.

Aziz Peter Kilisesi ve Bahçesi: Kaleden hemen aşağıya indiğiniz zaman meydanda karşınıza Salzburg’un en eski mezarlığı çıkar. Bu mezarlığın adı ‘Petersfriedhof ‘ olup Salzburg’un en eski mezarlığı olma özelliğini taşımaktadır. Tamamen bir çiçek bahçesi görünümünde olan bu mezarlıkta klasik müzik bestecisi Haydn’ın küçük kardeşinin de mezarı bulunmaktadır. Ayni mezarlığın güneyinde ise kaya mezarları vardır. Giriş ücreti €2.5 olan bu kaya mezarları tepelerin yamaçlarındaki kayaların üzerindedir. Zaman bakımından kısıtlamanız yoksa bu kaya mezarlarını gezmenizi öneririm. St. Peter Kilisesi ise faal durumda olup St. Rupert Benedictin bu kilisede gömülmüştür.

Getreidegasse Caddesi: Bana göre Salzburg’un kalbinin attığı en güzel caddedir. Cadde üzerinde hediyelik eşya dükkanları, ünlü konfeksiyon mağazaları, minik restoranlar ve kafeler bulunur. Cadde üzerinde dolaşırken asla o kaba çirkin kocaman tabelaları hiçbir mağazanın önünde göremezsiniz. Eskiye tam yakışır şekilde tüm tabelalar küçük boyutlarda ve güzelce ferfojeden dizayn edilerek yapılmıştır.

Mozart’ın Doğduğu Ev: 27 Ocak 1756 yılında Getreidegasse Caddesi üzerindeki 9 numaralı evde Wolfgang Amadeus Mozart doğmuştur. Günümüzde bir müzeye dönüştürülen evde Mozart’ın kişisel eşyaları arasında kemanı, sertifikaları ve mektuplarını görebilirsiniz. 36 yaşında hayata veda eden ve geride 622 eser bırakan sanatçının evi sürekli olarak ziyaretçi akınına uğramaktadır. Müzeye giriş €10 olup biletiniz 24 saat geçerlidir.

Mirabell Sarayı ve Bahçesi: Salzburg prensinin misafirleri için yaptırdığı saray ziyarete açık değildir. Ancak bahçe içerisinde Roma heykelleri ve Rönesans mimarisinden örnekleri görebilirsiniz. Bahçe ayrıca birbirinden güzel çiçeklerle düzenlenmiş peyzajı ile de dikkat çekmektedir.

 Festivaller

Summer Salzburg Festivali: Temmuz – Ağustos aylarını kapsayacak şekilde yapılan ve 5-6 hafta süren bu festival sırasında başta Mozart’ın baş yapıtları olmak üzere klasik müzik eserleri dinletilmektedir. Bizim seyahatimizin de bu döneme denk gelişi ile aşina olduğum ‘Rondo Alla Turco’ olarak bilinen ‘Türk Marşı’ ve keman konçertolarını dinlemek ayrı bir zevkti. Mozart’ın şehri olan Salzburg’da dolaşırken birçok yerde başta parklar ve meydanlar olmak üzere eserlerini ücretsiz dinleyebilirsiniz.

Jazz & The City Festival: Ekim ayındaki bu festivale dünyanın farklı yerlerinden caz sanatçıları şehirde bir araya gelerek dinleyicilerine unutulmaz dakikalar yaşatır.

Bu arada pek tabii ki Noel dönemini de unutmamak gerekir. Avrupa’nın her şehrinde olduğu gibi burada da Katedral meydanına kocaman Noel ağacı dikmek gelenek haline gelmiştir. İşte bu dönemde kurulan stantlarda başta çikolata, farklı likör, sıcak şarap, kavrulmuş badem ve peynir çeşitleri yanında yerel yiyeceklerin tadına bakabilirsiniz. Kurulan yiyecek stantları yanında tahtadan ve kristalden yapılmış hediyelikler, çikolatalar, oyuncaklarda hediye seçmenizde size fikir vermektedir. Meydandaki çok sesli koronun seslendirdiği Noel şarkılarını dinlemek ise Noel’in ayrılmaz bir parçasıdır.

Salzburg’da ne yenir

Avusturya benim gibi çikolata tutkunları için ideal bir ülkedir. Her köşede karşınıza birbirinden farklı boyutlarda ve ambalajlarda Mozart çikolatası satan veya mağaza önlerinde yerel kıyafetleri ile sepet içerisinde size çikolata ikram eden kadınlar çıkar. Bu çikolatalar ya top şeklinde veya keman şeklinde yapılmış olup üzerlerinde Mozart resmi vardır. Mozart çikolatalarının tadı gerçekten nefistir. Hem kendime hem de Kıbrıs’taki arkadaşlarıma götürmek için bu çikolatalardan bol bol aldım. Dondurma ile servis edilen elmalı ’strudel’ tatlısı ve Salzburg’a özel ‘nockerl’ tatlısını mutlaka tadınız. Ana yemek olarak tavuk göğsünden yapılmış ‘schnitzel’ yanında Avusturya birası veya Avusturya şaraplarını da tatmayı unutmayınız. Kış aylarının vazgeçilmezi olan Balkabağı çorbası bu şehirde çok tüketilmektedir. ’Knödel’ bir çeşit patates köftesi olup top şeklinde yapılır. Şehrin her yerinde kolayca bulabileceğiniz bir yemektir. Kaffee mit schlag, kremalı kahve genelde yemeklerden sonra tatlı ile içilip yenir. Geziniz sırasında mutlaka şehirden ayrılmadan bir kafeye oturup kahve ile tatlılarının tadına bakınız.

 

Salzburg’da nerede kalınır

Salzburg otel fiyatları genelde diğer Avrupa otelleri ile kıyaslandığı zaman pahalı değildir. Hatta erken rezervasyon ile fiyatları daha aşağıya çekebilirsiniz. Salzburg’un en popüler mekanları şehir merkezindedir. Alstadt, Elisabeth Vorstadt konaklamak için ideal bölgelerdir. Şehir merkezinden 3 km uzaklıktaki Itzling bölgesinde ise fiyatlar daha uygun olup bu bölgede doğa ile iç içe kalmış olursunuz. Gecelik çift kişilik oda fiyatları ise oteline göre farklılık göstermektedir.

-Mercure Salzburg City Hotel 3* €160, Hotel Plainbrücke 3* €70 (şehir dışında), Mercure Salzburg Central 4* €200, Sheraton Grand Salzburg 5* €580 dur.

 

Mozart’ın şehrini tarihi dokusu, çikolataları ve klasik müzik etkinlikleri ile ben çok sevdim. Zevk alarak gezebileceğiniz temiz ve şirin bir şehirdir. Eğer siz hala bu şehiri gezmemişseniz ilk fırsatta gezmenizi tavsiye ederim.

Haftaya bir başka Şirin’ce GEZİyorum ‘da buluşuncaya kadar sevgiyle kalın…..

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı