Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
DünyaManşet

Saldırı üssü Kıbrıs

ABD, İngiltere ve Fransa’dan oluşan koalisyon dün sabahın ilk saatlerinde Suriye’yi vurdu. Kıbrıs ise Suriye’ye gönderilen füzeler ve yağdırılan bombaların merkezinde kaldı

ABD, Fransa ve İngiltere, dün sabahın erken  saatlerinde Suriye’de rejim hedeflerini vurdu. Saldırıda başkent Şam’daki ve Humus’taki askeri noktalar ve kimyasal depolar hedef alındı. Pentagon, yaptığı açıklamda, Suriye’deki tüm hedeflerin başarıyla vurulduğunu belirtti ve iki B-1 Lancer bombardıman uçağının saldırıya katıldığını duyurdu. Kızıldeniz, Basra Körfezi ve Akdeniz’deki gemilerden füzelerin ateşlendiğini aktaran Pentagon, “Hedeflerden birinde kimyasal silah maddeleri vardı” dedi. Rusya fırlatılan 103 füzeden 71’inin havada imha edildiğini savundu. Trump,  yazdığı Twitter mesajında, “Dün gece mükemmel bir saldırı gerçekleşti, daha iyi bir sonuç olamazdı. Görev başarıyla tamamlandı” dedi.

İngiliz uçakları Kıbrıs’tan kalktı

İngiltere’nin Güney Kıbrıs’taki Ağrotur üssünden kalkan dört savaş uçağı,dün sabah saatlerinde Suriye’ye düzenlenen harekata katıldı.

Rum Haber Ajansı KİPE’nin haberine göre, Ağrotur’da bulunan İngiliz Üsleri’nden dün sabah saat 04.00 sularında kalkan “Tornado” tipi savaş uçakları, “Storm Shadow” tipi füzelerle Humus kenti yakınlarındaki bazı tesisleri vurdu.

İngiltere Savunma Bakanlığı’nın açıklamasına dayandırılan haberde, kimyasal silah üretimiyle ilişkili olduğu iddia edilen binaların vurulduğu ve operasyonun başarıyla tamamlandığı ifade edildi.

BM’den itidal çağrısı

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Suriye’de rejimin kimyasal silah tesislerine yönelik hava saldırısı düzenlemesi üzerine uluslararası hukuka uygun hareket edilmesi, itidal gösterilmesi ve gerginliği artıracak her türlü eylemden kaçınılması çağrısında bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, yaptığı yazılı açıklamada, ABD İngiltere ve Fransa’nın Suriye’ye yönelik hava saldırılarını yakından takip ettiğini ve ”uluslararası barış ve güvenlik söz konusu olduğunda BM Sözleşmesi ve uluslararası hukuk ile tutarlı bir şekilde hareket etme zorunluluğu olduğunu” belirtti.

BM Sözleşmesinin bu konuda çok net olduğuna dikkati çeken Guterres, ”BM Güvenlik Konseyi, uluslararası barış ve güvenliğin korunmasında en önemli sorumluluğa sahip. Güvenlik Konseyi üyelerini birlik olup bu sorumluğu yerine getirmeye davet ediyorum. Tüm üye devletlere böyle tehlikeli bir durumda itidal göstermesi, gerginliği tırmandıracak ve Suriye halkının ıstırabını daha da kötüleştirecek herhangi bir eylemden kaçınma çağrısı yapıyorum” değerlendirmesinde bulundu.

Çin’den operasyona tepki

Çin Dışişleri Bakanlığı, ABD, İngiltere ve Fransa’ın Esad rejimine operasyonuna ilişkin, uluslararası ilişkilerde güç kullanımına karşı çıktıklarını, her ülkenin bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü ve egemenliğini savunduklarını bildirdi.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Çunying, yaptığı yazılı açıklamada, söz konusu operasyona ilişkin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin ilgili (BM) ilkelerini bertaraf ederek yapılan her tek taraflı askeri eylemin BM’nin ilke ve temel normlarına karşı olduğunu belirtti.

Söz konusu askeri operasyonunun bu yönüyle uluslararası hukukun temel norm ve ilkelerini ihlal ettiğini ve Suriye konusunun çözümüne yeni karmaşık faktörler ekleyeceğini savunun Sözcü Hua, ”BM Güvenlik Konseyi’nin ilke ve normları bertaraf edilerek yapılan her tek taraflı askeri eylem BM’nin ilkelerine ve normlarına karşıdır, uluslararası hukuku ihlal eder. Biz daima uluslararası ilişkilerde güç kullanımına karşı çıkıyoruz ve her ülkenin bağımsızlığı, egemenliği ve toprak bütünlüğünü savunuyoruz.” ifadelerini kullandı.

Hua, Çin’in ilgili taraflara uluslararası hukuka dönme, sorunu diyalog ve müzakere ile çözme çağrısı yaptığını vurgulayarak, Suriye’nin kimyasal silahla saldırdığı iddialarının kapsamlı, adil ve tarafsız bir şekilde araştırılması ve güvenilir sonuçlar elde edilmesi gerektiğini savunduklarını kaydetti.

Suriye meselesinin çözümünde uluslararası toplumun ilgili taraflarının Birleşmiş Milletler öncülüğünde ortak hareket etmesi gerektiğine işaret eden Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua, Suriye’deki Çin vatandaşlarının durumu hakkında da Suriye’deki diplomatik temsilcilikleri ile yakın iletişim içinde olduklarını duyurdu.

May: Askeri harekat hem meşru hem de doğru

İngiltere Başbakanı Theresa May,  dün Başbakanlık ofisi “10 Numara”da düzenlediği basın toplantısında, İngiltere’ye ait Tornado tipi 4 uçağın Humus’un yaklaşık 25 kilometre batısındaki askeri tesisi, ABD ve Fransa ile ortak düzenlenen harekat kapsamında vurduğunu söyledi.

Hedef alınan tesisin Suriye rejiminin kimyasal silahlarını tuttuğu depo olduğu bilgisini paylaşan May, “Vuruşların başarısına ilişkin değerlendirme sürüyor ancak biz başarısından eminiz” dedi.

“En yakın müttefiklerimizle askeri harekatın hem meşru hem de doğru olduğuna yönelik görüş birliğine vardık” ifadelerini kullanan May, harekatın amacının bu ülkenin kimyasal silah kapasitesini düşürmek ve bu tür silahları kullanmaktan caydırmak olduğunu kaydetti.

“Rusya sözünü tutmadı”

Suriye rejiminin kimyasal silah kullanımı konusunda bir sicili olduğunu hatırlatan May, son olarak Duma’da 75 kişinin öldüğü saldırıda da sorumlu olarak bütün kanıtların rejimi işaret ettiğini söyledi.

Rejimin kimyasal silah kullanmasını önlemek için mümkün olan her diplomatik kanalı kullandıklarına dikkati çeken May, “Ancak çabalarımız tekrar tekrar hem sahada hem de Birleşmiş Milletler’de akim kaldı” dedi.

Ağustos 2013’te Şam’ın doğusunda düzenlenen sarin gazı saldırısının ardından Rusya’nın, Suriye’nin kimyasal silah programını tasfiye sözü verdiğini hatırlatan May, bu sözün yerine getirilmediğini vurguladı.

Kimyasal Silahları Önleme Örgütünün konuyla ilgili son raporunda Suriye’nin eski kimyasal silah programıyla ilgili deklarasyonunun noksan olduğu tespitine yer verildiğini aktaran May, “Bu, rejimin sinir sistemi üzerinde etkili madde ve öncülü kimyasallar içeren deklare edilmemiş stokları olduğuna işaret ediyor.” diye konuştu.

Rusya’nın bu hafta BMGK’de Duma saldırısının incelenmesine ilişkin karar taslağını veto ettiğini anımsatan May, saldırının İngiltere tarafından tezgahlandığı yönünde Rusya’nın ortaya attığı iddiaları ise “komik ve saçma” olarak nitelendirdi

 

Hamaney saldırıyı kınadı

Lübnan’daki Hizbullah’ın Al Manar televizyonu, İran dini lideri Ali Hamaney’in Suriye’ye saldırıya tepki gösterdiğini belirtti.  İran dini lideri Hamaney, “ABD ve müttefikleri Suriye’de işledikleri suçlardan birşey kazanamayacaklar. Suriye saldırı suçtur. ABD Başkanı, İngiltere Başbakanı ve Fransa Cumhurbaşkanı suçludur” dedi.

 

Putin: Saldırıyı en sert biçimde kınıyoruz

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Suriye’ye yapılan saldırıyla ilgili açıklaması Rus yayın kuruluşu Sputnik tarafından duyuruldu.

Saldırıyı terörle mücadele ön safta yer alan egemen bir devlete yönelik saldırganlık eylemi olarak niteleyen Rusya Devlet Başkanı Putin, saldırının tüm uluslararası ilişkiler sistemi üzerinde yıkıcı etki yaratacağının altını çizdi.

Kremlin’den yapılan yazılı açıklamada Putin, Suriye’deki operasyona tepki gösterdi.

ABD ve müttefiklerinin Suriye’de sivil ve askeri altyapılara füze saldırısı düzenlediğini belirten Putin, operasyonu “Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yaptırımı olmaksızın, Birleşmiş Milletler tüzüğünü, uluslararası hukuk normları ve ilkelerini ihlal ederek terörle mücadelenin ön saflarında yer alan egemen bir devlete karşı saldırgan bir eylem” olarak nitelendirdi.

Bir yıl önce ABD’nin yine Suriye’de sivillere karşı “kimyasal madde kullanıldığı bahanesi” ile Şayrat üssüne saldırdığını ifade eden Putin, bu defa da bunun Şam’ın banliyösü Duma’da gerçekleştiğini aktardı. Rus askeri uzmanların bölgede klor ya da herhangi zehirleyici bir maddeye rastlamadığını kaydeden Putin, bu yönde yerel halktan da hiç kimsenin kimyasal saldırıyı doğrulamadığını savundu.

Putin, “Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü tüm şartları açıklığa kavuşturmak için Suriye’ye uzmanlarını gönderdi. Ancak bazı Batılı ülkeler soruşturmanın sonucunu beklemeden askeri operasyon gerçekleştirerek, bunu aşağılayıcı bir şekilde ciddiye almadı. Rus askerlerinin teröre karşı meşru hükümete yardım ettikleri Suriye’ye yapılan saldırıyı, Rusya en sert şekliyle kınamaktadır” ifadelerini kullandı.

ABD’nin eylemleri ile Suriye’deki insani felaketi daha da derinleştirdiğini kaydeden Putin, 7 yıldır işkence eden teröristlerden muzdarip olan Suriye halkının yeni bir göç dalgasına itildiğini ifade etti.

Putin, “Suriye çevresinde halihazırda gerilimin artması uluslararası ilişkilerin tüm sistemi üzerinde yıkıcı bir etkiye sahiptir. Tarih her şeyi gösterecektir. Tarih Washington’a Yugoslavya, Irak ve Libya’daki katliamlardan dolayı ağır bir sorumluluk yüklemektedir” dedi.

Ayrıca Putin, Rusya’nın, ABD’nin ve müttefiklerinin saldırgan eylemlerini tartışmak üzere BMGK’nin acil toplanması için çağrı yaptı.

 

Türkiye operasyondan memnun

Türkiye Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, sosyal paylaşım sitesi Twitter hesabından, ABD, İngiltere ve Fransa’nın Esed rejimine düzenlediği saldırıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Suriye konusunda Türkiye’nin tutumunun net olduğunu belirten Bozdağ, “Suriye’de Türkiye, Esed rejimine, kimyasal veya konvansiyonel silah kullanımına, iç çatışmalara, insanların öldürülmesine, insanların yerinden yurdundan edilmesine, DEAŞ, PKK, KCK, PYD/YPG dahil bütün terör örgütlerine karşıdır. Türkiye’ye göre Suriye’de Esed rejimi ile DEAŞ, PKK, KCK, PYD ve YPG dahil tüm terör örgütlerine destek, kimyasal silahla öldürme gibi konvansiyonel silahlarla da öldürme can ve mal emniyetinin yokluğu, zorunlu göç, ülkeler arası nüfuz, güç ve çıkar yarışı da yanlıştır” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ise yaptığı açıklamada  “Siyasi sürece geçmemiz lazım. Suriye’yi bu rejimden kurtarmamız gerekiyor” dedi