Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
KıbrısKöşe Yazarları

Sağlıklı Aşk mı Bağımlılık mı?

Birçok insan aşk dediğimiz büyülü durumu tatmıştır ya da tadıyordur. Genellikle aşkı yaşayan bireyler aynı zamanda öfori duygularını da yaşar.

Hayat onlara aşkı yaşamadan önceye kıyasla daha anlamlı gelmeye başlar. Aşık oldukları bireylerin yanında kendilerini çok mutlu hissederek, sorunlardan uzaklaşırlar. Aşk bazen insanlar için ağrı kesici görevi bile görebilir. Kısacası aşk hayatımızı güzelleştirir diyebiliriz. Özellikle, olgunlaşıp sevgiye dönüşürse insanın var oluşunu tamamlamasına da yardımcı olabilir. Ancak, bu olumlu sonuçlar yaşanılan aşk sağlıklıysa ortaya çıkar. Yaşanılan aşk eğer ki sağlıklı aşk değil de bağımlılık ise bireyler yaşadıkları aşkın güzel olduğunu düşünse bile o aşkta çoğunlukla tedirginlikler ve gerginlikler hissedilebilir.

Genellikle bağımlılığın mantığı hep aynıdır. Bağımlı bireyler, bağımlı oldukları kişi, madde veya nesne olmadan hayatlarını sürdüremeyeceklerini düşünürler ve yokluğunda ciddi yoksunluk krizleri geçirirler. Bağımlı aşkta ise birey karşısındaki kişiyi sevdiği için değil de o kişi olmadan hayatını sürdüremeyeceğini düşündüğü için o kişiyi hayatının merkezinde tutar.

Sağlıklı aşkta, insanlar sevdiği kişiyi düşünür ve o kişi hakkında güzel hayaller kurarlar. Ancak, bu tüm hayatını kapsamaz. Sevdiği kişinin yanında kendi hayallerini, işini ve hayatındaki diğer önemli kişileri de düşünürler ve onlara da zaman ayırırlar. Sağlıklı aşk yaşayan bireyler için tek mutluluk kaynağı partnerleri değildir. Onun yanında arkadaşlarından, ailesinden, kendi başarılarından ve kariyerinden de mutlu olurlar.

Fakat, bağımlı insanlar partnerlerinden başka kimseden tatmin olmazlar ve partnerleri harici her şey onlar için değersizdir. Bunun yanında, bağımlı kişilerin aklında sadece partnerleri vardır ve bu tüm hayatını kapsar. Sürekli olarak o kişinin neler yaptığını düşünürler, kendileri hakkında o kişinin düşüncelerini tahmin etmeye çalışırlar ve kendilerini ya bırakırsa korkuları yaşarlar. Bunu da saplantılı düşünce biçimi olarak tanımlayabiliriz. Partnerleri hakkında saplantılı düşünce biçimine sahip olan bireylerin de genellikle başarı oranları düşer ve kariyerlerinde gerileme eğilimi gösterirler.

Sonuç olarak, genellikle aşkta yaşanılan bu bağımlılık durumu karşıdaki insandan değil de bireyin kendisinden gelmektedir. Çocukluk dönemlerinde tamamlanamamış sevgi veya güven, yetişkinlikte partnerlerine bağımlı olma sorunu olarak yüzeye çıkabilir. Böylece sağlıklı aşk yaşamaları da engellenmiş olabilir.