Eskiden de politikaya meraklı olan çok insan vardı.
İngilizler adanın yönetimini aldığında bilindiği gibi “Kavanin Meclisi” adı altında Rumlardan ve Türklerden oluşan bir meclis kurmuştu.
Hem Rum hem de Türklerin önde gelen, özellikle varlıklı insanları bu meclise girmek için can atıyorlardı.
Halbuki bu meclis üyeliğinde maaş yoktu.
Sadece yolluk veriliyordu.
Buna rağmen meclise girmek için bütün adayı dolaşmak, insanlarla muhatap olmak, onları ihya etmek gerekiyordu.
Bunu yapabilecek insanlar ancak cebi dolgun insanlar olabilirdi.
Ahalinin ihya edilmesi gerekiyordu!
Bugün olduğu gibi seçim dönemlerinde pamuk ellere cebe atılır, seçmene yeme içme partileri düzenlenir ve kim bilir bazı yardımlarda da bulunulduğu olurdu…
…
Haşmet Müzaffer Gürkan bir kitabında bu konuyu ele alır ve zengin Rumların bir seçim döneminde 4 Bin Sterlin kadar para harcadıklarını belirtir ki bu 1930’lu yıllarda büyük paraydı.
Maaşsız bir meclis için zengin ve varlıklı insanların vekil olmak istemelerinin altında yatan nedenin şan şöhret gibi kişisel egolar olduğu gibi,
Muhtemel hükümet çevreleri nezdinde itibar kazanıp bir takım işlerini genişletmek, kolaylaştırmak olabilirdi kim bilir…
…
Bir keresinde köy ve kasabalardan yüzlerce insan Lefkoşa’ya doluşup, bir Türk üyeye “sana oy vermiştik” diyerek çeşitli kebap dükkanlarından onun hesabına yiyip içmişler.
Bundan anlayacağımız Türk üye ya verdiği sözleri tutmamış ya da seçimi kaybedince “mafiş kurban” demiştir, bilemeyiz…
…
Yani eskiden, köyden kasabadan aşağıya (şehere) inerlerdi bu işler için!
Herhangi bir nedenle şehere inmek önemli bir meseleydi…
…
Osmanlı döneminde başka meseleler vardı.
Meclis falan olmadığı gibi vekil falan da yoktu.
Demokrasi denemesi İngilizlerle başlamıştı.
Ancak Osmanlı döneminde rüşvet ve tefecilik kol gezmekteydi.
O kadar ki dönem olmuş ahalinin neredeyse tekmili tefecilerin elinden aman çeker hale gelmiş.
İngiliz döneminde bu konuya el atıldığı ve ahalinin rahatlaması için önlemler alındığı belirtilir bazı kaynaklarda…
…
Demek istediğimiz,
Günümüzde her seçim döneminde milyonlarca liranın taraftarları ihya etmek için kullanıldığı bilinen bir gerçek.
Hatta birçok mahalleye yük arabaları ile yiyecek malzemelerinin sokak sokak dağıtıldığı belgelenmiş olaylar.
Öte yandan bir oyun bilmem kaç liraya satın alındığı da her dönemin olmazsa olmaz vakalarından.
Her gece meyhanelerin, restoranların vekil adayları tarafından doldurulduğu da biliniyor.
Eski ile yeni arasındaki en önemli fark, günümüzde vekil olanların maaşlı olmasıdır ki yolluklar ekstra…
…
Diyeceğim günümüzdeki bu seçim hovardalıkları,
Ve taraftarların da ihya edilmek için böyle dönemleri dört gözle bekliyor olmaları geçmişe dayanan bir kültür.
Birçok iyiden ve güzelden yana kültürel alışkanlıkların yok edilmesi karşısında,
Bu gibi alışkanlıkların hararetle devam ediyor olması, ahalinin sağlam bir mayaya sahip olduğunu gösteriyor doğrusu!
































